·
Okunma
·
Beğeni
·
30525
Gösterim
Adı:
Cerrah
Alt başlık:
Rizzoli & Isles #1
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
376
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050950281
Orijinal adı:
The Surgeon
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Cerrah
Cerrah
Tess Gerritsen tıpkı kahramanının neşterini kullandığı gibi kalemini ustaca oynatıyor. 

Bu romanın her satırından kan sızıyor... Kitaba adını veren, planlı ve kanlı katil Cerrah gerilimi her an ayakta tutuyor. 

Dr. Catherine Cordell Savannah'da seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Boston'dadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenbire bu katilin de hedefi haline gelecektir. 

Çok satanlar listesinin müdavimlerinden Tess Gerritsen'in insan bedenini ve ruhunu en ince ayrıntısına kadar tarif ettiği tıbbî gerilim romanlarından beşincisi olan "Cerrah", inandırıcı kahramanları, sürükleyici diyalogları ve sürekli tırmanan gerilim duygusuyla bu türü sevenlerin hayran olacağı tarzda bir roman.
276 syf.
·2 günde·8/10
- Kral Agamemnon Truva'ya saldırmak için bin gemisiyle birlikte Aulis limanına geldiğinde Tanrıça Artemis'in gazabıyla karşılaşır. Bu gazabın nedeni Agamemnon'un Tanrıçanın en sevdiği hayvanlardan birini öldürmesidir. Bu öfkeyi dindirmek içiin kral korkunç bir kurban vermeyi, kızı İfigeneia'yı tanrıçayı adamayı kabul eder. Sonrasında olanlar da Cerrah'ın kan ile böyle özel bağ kurup olaylar zincirine katmasının da temel noktalarından ve bu mitolojik hikayeye dayanıyor...

- Kan ile hayat arasındaki ilişki insanlığın başından beri biliniyor. Eskiler kanın kemik iliğinde üretildiğinden ya da büyük bölümünün su olduğundan habersizdi, ama kanın gücünü kabullenerek törenler ve adak ayinleri düzenliyorlardı.

- Cerrah adıyla bilinen katilimiz yarım kalan bir işi tamamlamak için yıllarca, kendini dizginleyerek, geliştirerek, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünerek hareket etmiş. Peki neden? Elinden gelenin en iyisini yapmak içini tabii ki. Kendine basamak olarak seçtiği adımları aşmış önce. İlk kurbanlarında alıştırma yaparak kendini çoook özel olan kişiye gelene kadar ustalaştırmış. Sıra ona geldiğinde her şeyi en ustaca yapmak ve zevki doruklarına kadar yaşayarak hissetmek için. Bu aşamaya gelene kadar seçtiği kişilerle özel olarak ilgilenmiş, onlardan kendine hatıra almayı ve eski geleneği sürdürmeye devam ettiğini gördük.

- Cerrah kan ve intikam tutkusunu bize iliklerimize kadar hissettirecek şekilde canlı bir halde gözler önüne sermiş. Gerek maktullerin ölüm şeklinden, onlara uyguladığı işkenceler ve son vuruşlarından da anlaşıldığı üzere Cerrah bundan ayrı bir haz aldığını açık açık göstermiş. Katilin bu kadar tutkulu oluşunun elbette bir sebebi var. Hayatından çok büyük bir şeyin çalınmış olması. Bunun ne olduğunu sayfaları çevirdikçe kendiniz keşfedeceksiniz.

- Meslek Günü'nde bir kadın polisin gelip de okulu ziyaret etmesinden bu yana, ta on iki yaşından beri polis olmayı istemişti Boston Cinayet Masası'ndan Jane Rizzoli. Cinayet Masası'ndaki tek kadın dedektif oydu. Kadın olmanın dezavantajlarıyla polis olsa da karşılaşıyor. Bunun farkında olarak mesleğine daha sıkı sarılıp hiç kimseye pabuç bırakmamakta kararlı. Hırslı ve çalışkan polisimiz yaptığı tespitlerin isabeti sayesinde olası bir katliamı engellemeye giderek çok zor bir adım atıyor ama umduğu gibi olmuyor. Katilin kıvrak zekası kendini bir kez daha gösteriyor ve olacakları bir kez daha gözümün önüne getirerek ürperiyorum.

- Dr. Catherine Cordell.. Cerrah'ın altın çileği. Göz bebeği. Uğruna dağlar aşıp geldiği, yıllarca diline doladığı ve hafızasının her köşesine kazıdığı kişi. Bahsetmemek olur mu hiç? Bu başarılı kalp damar cerrahımızın maalesef ki kötü bir geçmişi var. Kötü derken kimsenin başına gelmesini istemediğimiz bir geçmiş. Katil ile kendisini bağlayan olay da tam olarak bununla alakalı. Bu zavallı ablamız hayatının çözüme gittiğini sandığı bir noktada öyle şeyler gelişiyor ki tekrardan her şey sarpa sarmaya başlıyor. Başarılı doktorumuz acile gelen hastalarıyla mı uğraşsın? Etrafındaki erkeklerle mi yoksa ona musallat olan Cerrah ile mi? Tası tarağı toplayıp kaçmasını istedim bir an. Böylesi onun için de bizim için de en doğrusu olurdu bence :) Hem daha fazla gerilmemiş olurduk. Cesur ablamız kaçmadı. Sonra neler oldu neler..

- Kitabımız sadece gerilimden ibaret değil. Yer yer duygusal yerleri paylaşıyoruz. Sinirlendiğimiz, sevindiğimiz yerler de var. Hatta bazı olay yerlerine kahramanlardan önce gitmek istedim. Rekabet var, özellikle polisler arasında. Baş kahramanımız Rizzoli çetin ceviz dediğim gibi, ekibin içindeki tek bayan ama Dedektif Moore'da yardımlarıyla olayın çözülmesine çok büyük katkılar sağlıyor.

- Cerrah'ın diliyle anlatılan Agamemnon miti ise tam bir efsaneydi bence. Öyle güzel yerlerde katil araya girip, hayatından kesitlerle hikayeyi harmanlıyordu ki; işte şimdi kurt yuvadan çıkıp avlanacak diyordum ve sıradaki avını dört gözle bekliyordum. Miti anlatmamış resmen yaşamış yazarımız. Daha önce duymadığım için kitabın sayfalarıyla birlikte araştırdım ve mitte en az kitap kadar etkileyiciydi bence.

- Yazarın anlatımı çok akıcıydı. Olayların sıralanışı nefes kesiciydi, neredeyse boşluk yok ve bir sonraki sayfada ne olacağını tahmin bile edemezsiniz. Bu tarz kitaplar hep hoşuma gitmiştir. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.


- Tess Gerritsen CERRAH adlı eseriyle çok güzel bir iş başarmış. Okumanızı tavsiye ederim.

-İncelememi okuyan herkese teşekkürler.
376 syf.
·8 günde·Beğendi
Yazar hakkında

Tess Gerritsen Çin asıllı, doktor, yazar. 12 Haziran 1953 yılında ABD'nin San Diego kentinde doğdu. Stanford Üniversitesi'nde antropoloji konusunda lisans yaptı, California Ünüversitesi'nde tıp diplomasını aldı. Film yapımcısı olan Jacob Gerritsen ile evlendi. İlk kitabı olan 'Cerrah'ı 2001 yılında yayımladı.

Kitaba nereden başlayacağımı düşünüyorum, nasıl bir başlangıç yapacağımı, ne tür bir giriş yapacağımı...

Öncelikle kitap kapağından ve isminden başlayayım. Kitap kapağı polisiye kitaplarında olduğu gibi dikkat çekici, gözler sargı bezi ile kapanmış, acı bir şekilde çığlık atan bir kuru kafanın resmi. Kitap ismine gelirsek ki bu daha da ilginç gelecek. ''Cerrah'' kitap hakkında hiç araştırma, öneri ve bilgisi olmayan herhangi biri kitap isminden nasıl bir içeriğinin hatta yazarın mesleğini tahmin edebilir. Açıkçası araştırmadan önce tahmin etmiştim. Araştırmama gelince, Tess Gerrıtsen'i baya araştırdım, birçok siteden kitapları hakkında yorumları okudum. Dikkat çektiğim birkaç şeyi paylaşmak gerekirse, birçok kişi kitabın 'tıbbi' terimlerinden dolayı sıkıcı ve karmaşık olduğunu yazmıştı. Aslında onları yadırgamıyorum, insanı daha önce duymadığı hatta bazen terimleri bile söyleyemediği bir takım terimler sıkıcı gelebilir. Ancak önemli olan bu terimleri öğrenmektir, bağdaştırmaktır, birleştirmektir.


Kitapta, geçmişte tecavüze uğramış kadınları hedef alan seri katilin geçmişini ve neden bu cinayetleri işlediğini anlatmaktadır. Seri katilin peşinde düşen Boston polis teşkilatından dedektifler işin peşine düşmektedir. Polisiye kitaplarının hemen hemen hepsinde olduğu gibi bir karakter ön plana çıkar, 'kararlı, kurnaz ve vazgeçmeyen' biri olan Jane Rizzoli dişiliğinin verdiği hırs ile bu işin üstesine diğerlerinden çok daha kararlı adımlarla gitmeye çalışır. Seri katilimiz olan Warren Hoyt, Tıp fakültesi 1. sınıftayken okuldan kovulmuştur. Gecenin bir vakti kadavranın rahmini çıplak ellerle çıkardığını gören Prof. onunla bir anlaşma yaparak bu işin duyulmasını engeller ve okuldan kovar. Aynı sınıfta olan Catherine Cordell'i hedef alan seri katil rahmini çıkaracağı an, Cordell'in pratikliği ile öldürülür. Her şeyin bittiğini düşünen Cordell, Boston'a taşınır ama kendini yeni bir çıkmazın içinde bulur. Çünkü onun öldürdüğü seri kati değil, sadece bir kopyasıdır. 'İkili kombinasyon'

Kitapta yukarıda da belirttiğim gibi çok fazla tıbbi terim vardı. Yani bilinmedik ve karmaşık olarak görünen birçok terim. Kitabın karakterlerini beğenmedim, çünkü akılda kalıcı değillerdi. Kitabın yayınevinden mi kaynaklı emin değilim ama yer yer kopuklar oluştu. Cerrah'ın ismini de beğenmedim, erkek olup olmadığına dair git geller yaşadım. Sadece kadın dedektif 'Rizzoli' ve 'Moore'in ismini beğendim.

Rizzoli'nin özelliklerini de sevdim, kararlı, kendine pek bakmayan, hırslı, dirençli, güçlü, sert bir kişiliği olmasını sevdim. Bir kadın da olması gerekenler diyebilirim.

Tess Gerrıtsen'in diğer kitaplarnı tıbbi terimler ve kendini geliştirmiş mi diye okuyacağım. Öncelikle iki kitap sipariş ettim, ama bu kitaptan sonra diğerlerini de okuyacağım. Evet, belki ilk kitabı diye bazı aksaklıklar ve hatalar gözardı edilebilir, önemli olan sonrasıdır. Tıpkı Aleın Kentigerna gibi, ilk kitabı her ne kadar iyi olsa da, son kitabına kadar çıtayı baya yükseltmiş ve kendine 'hayran' bırakmıştır. Bu yüzden tıbbi terimler bakımından güzel bir polisiye kitap. Aslında çok basit yazılmış, zevkle okuyabilirsiniz.

Daha önce duymadığım, okumadığım birkaç tıbbi terimi kitaptan yazmak istiyorum.

Disseminated intravascular coagulation: Yaygın damar içi pıhtılaşması.

Cardiopulmonary resuscitation: Kalbi ve solunum durmuş bir kişide suni solunum ve kalp masajının bir arada uygulandığı bir ilk yardım yöntemi.

Central venous pressure: Sentral venöz basınç.

Torakotomi: Göğüs kafesinin cerrahi girişimle açılması. Çoğunlukla kalp-damar cerrahisi ve göğüs cerrahisinde kullanılır.

Kitaptan beğendiğim birkaç yer paylaşmak istiyorum.

''Hayatında belirli bir düzeni ne kadar korumaya çalışırsan çalış, kendini yanlışlara, kusurlara karşı ne kadar korumak istersen iste, her zaman gözden kaçıracağın bir leke, bir hata olacaktır. Seni hep bir sürpriz bekleyecektir. '' (40)

Tek bir cümle ile açıklamam gerekirse: Umudun tükendiği an, umudun yeşermiştir. Elman çürüdükten sonra, sağlam bir portakal alacaksın.

2- ''Çoğu katil adayı, toplumun güçsüz üyelerine saldırır. Fahişeler ya da otostopçulara. Avlanan bütün yırtıcılar gibi, sürünün dışına çıkanlara yaklaşırlar.'' (73)

Burada bir yanlışı düzeltmek istiyorum. Burada bahsedilen sıradan, zevk uğruna cinayet işleyen sıradan katiller. Çünkü bu kesim ne polis teşkilatının ne de başka birilerinin üstüne gitmeyeceği kişiler. Çünkü onlar dışlanmış olarak lanse edilen insanlar. Hayır, seri katillerin amacı farklı, psikolojik yapısı farklıdır. Öldürdüğü her insanın neden öldürdüğüne dair bir açıklaması vardır. Karıştırmayın.

3- ''Mantıklılık, ne zamandan beri duygusuzluk anlamına geliyordu?'' (147)

İşte bu tespite şapka çıkardım. Çevrenize bir göz atın, mantıklı olduğunu düşündüğü birkaç adım, mantıklı olarak düşündüğünü birkaç söylemden kaçınma gibi bir durumda kişinin duygusuz olduğunu söyleyebilir misiniz? Evet mi? Yani sırf size göre mantıklı olmadığı için mantıklı mı değil? İyi de siz, sen kimsin? Umurumda mısın? Değilsin! Başkalarının sırlarına dokunmaktan vazgeç! Elleme bile, okşama, hissetme bile. Seni ucube!

4-'' Kanın sadece görüntüsü bile bazı erkeklerin bayılmasına neden olabiliyor; insanlar kanın döküldüğü kaldırımlara basınçlı su tutarak ya da televizyonda şiddet sahneleri gösterildiğinde elleriyle çocukların gözlerini kapatarak böylesi korkunçlukları halkın gözünden saklamaya çalışıyor. İnsanlar aslında kim olduklarını, neden yaşadıklarını yitirmiş.''

Şapkayı takmayın, elinizde dursun.

Tarihi önemli bir bilgi ile sonlandırayım.

Aztekler insanın kalbini çıkarmak için çapraz torakotomi denen bir yöntem kullanıyor. Kesik, sternumun bir tarafında, ikinci ve üçüncü kaburgaların arasından başlayıp, göğüs kemiğinin öbür yanına yarıyor. Kemik çaprazlamasına, muhtemelen sert bir kesik darbesiyle kırılıyor. Bunun sonunda, ortaya kocaman bir delik çıkıyor. Dış havayla temasa geçen ciğerler o anda sönüyor ve kurban bilincini yitiriyor. Yürek çarpmaya devam ederken, rahip elini göğüs boşluğuna sokup, atardamaları ve toplardamarları kesiyor. Hâlâ titreşen yüreği kavrayıp, kanlı beşiğinden çıkarıyor ve havaya kaldırıyor.

Keyifli okumalar.
276 syf.
Sıradaki kitabım bu olacak.

Kan kokusu sevenler bu yaZarı takip etsin derim:)

Sayın Doktor Tess Gerritsen sen bu tarz konulu yazarlar arasında kesinlikle 1 numarasın.
376 syf.
·17 günde·9/10
Acı yoksa zevk de yok.

"Kendimi daha ne kadar saklayabilirim?" diye düşünüyorum. Bir kadına verebileceğim bütün korkularla yasatırken, onu o korkularla yalnız bırakıyorum. Öncelikle kaçırıyor ve tecavüz ediyor, daha sonra salıyorum ve o korku ile kimseye anlatamadığı, hayatını kararttığım, ruhunu ve de bedenini kendime köle ediyorum. Ben bir avcıyım. Avlarıma hayvandan daha aşşağı bir muamele ile saldırıyor, sahip oluyor ve bırakıyorum. 'Ne zamana kadar mı ?'diye sorarsanız. Bir sonraki evine girişim ve beklenmedik bir zamanda tekrar tecavüz edip onu tekrar yalvarttırana kadar. Bu ikinci saldırım sonucu belirliyor, ve iki hamle yapıyorum. Birincisi canlı canlı almış olduğun kadının o mahrem parçası olan en önemli varlığı 'Rahmi'ni söküp alıyorum içinden.. ve sonra neşterimle sağdan sola doğru öldürücü bir vuruş atıyor, atar damarından başlıyorum. O koğu boyunla kadınların, o narin boyunlarını, kanın sıcak dokusunu hissediyorum; tenimde. "

"Andrew Capra'nın Savannah'da Catherine'in tecavüzüyle ilgili bir şey söylemem gerekirse, elimden kıl payı kurtularak yaşaması tamamen şans diyemem. Çünkü o bir neşter ucu kadar uzağımdaydı. Tabii Andrew Çapra'nin ölümü beni derinden sarstı. Nasil öldüğü ve kendime İlah seçtiğim o değerli adamı kelimelerle ifade edemem (buradaki ilahtan kastım Allah'ı ifade etmiyor. Bir piskopat ile onun ardında yürüyen diğer karakteri olan -onun dili ile romanın incelemesini yapiyorum- beni, yani karakterin ruh hali durumunu okuyorum. Yanlış anlaşılmazın "ilah" cümlesi) ve onu kaybetmenin bana vermiş olduğu duyguyu anlatamam.... "

"Bana kalırsa Dedektif Tommy More benim kim olduğumu bulamayacaklar. Çözümleyecekler tabii ki ortağı Dedektif Rizolli'yi es geçemem. Beni bulmak için çok savaştılar. Hatta More'nin o gece Catherine'yla birlikte olduğu geceyi bile biliyorum. Bunun icin Catherine'yi en sona bırakmam da ki sebepte sanırım daha uzun bir süre daha onu o çelik yatağa bağladığımda işini çok kolay bitireceğimi zannetmiyorum."

"Burada benim almam gereken tecavüzden gelen bjr zevkin olduğunu bir kadına sahip olmanın mutluluğunu benimsediğimi zannetmeyin. Ben korku ile beslenen Cerrah'ım (Cerrah polis ce Dedektifler tarafından bana verilmiş lakabım) korku yoksa haz yok. Beni ve Andrew'ı zora sokan ve ona dokunamama, sonunu getiremememdeki sebeplerden biride korkusuz olması, ama korlacak!"


Konuyu buraya kadar böyle şiddetli bir saldırı ile anlattığım için üzgünüm. Kendimi Cerrah'ın mantığına uyarlayarak incelemi yapmak istedim. Yani hikayenin (karakterin) görünmeyen yüzünden.

Tess Gerritsen Başından sonuna kadar aksiyonun/gerilimin/koşuşturmanın sonu gelmeyen mükemmel bir kitap. Tess gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. Bir doktor nasıl bir deriyi dikerken profesyonel bir terzi ise, Tess'de bu şekilde ilmik ilmik dokumuş sayfaları. Kendileri de zaten Doktor.

Aslında ben bu kitabı, ve daha doğrusu seçtiğim ve okuduğum son kitaplarin her birini kendime ders niteliğinde okuyarak. Tıpkı Bayan Dr. (Yazar) Tess gibi ilmik ilmik dokuduğu kitabı ilmiklerini tek tek sökerek okumak zorunda kaldim.

Cerrah kitabını öneren değerli dostlarımdan olan Mir'at-ı Cünun çok teşekkür ederim. Ve de destekleri için. Tabii sadece dostum Mir'at-ı Cünun yok. Birbirinden değerli daha bir çok dostum var. Onlar mutlak kendilerini biliyorlar.

Daha fazla uzatmaktansa incelemeye burada kesmek ve zamanınızı da daha fazla çalmak istemem. Yeterince uzun bir inceleme oldu :)

Dipnot: Tess King'in memleketi Maine'de yaşadığını var sayarsak, kalemin nerede şekil bulduğu aşikâr. :)

(Alışıldık bir inceleme olmadı zannedersem :) )

Sevgilerimle...
376 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
● Nihayet Tess Gerritsen'in Cerrah'ıyla tanışabildim. Bitirdiğinizde gözlerinizi kapatıp düşündüğünüz ve sonrasında ' Vay be' dediğiniz bir kitap. Cerrah, yazarı Gerritsen'in tıp eğitimi almış olması, tıbbi terimlerin yoğun olarak kullanılması yönüyle diğer birçok polisiye romandan ayrılıyor.

● Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursak ; Boston'da seri cinayetler işlenmektedir, elde edilen ipuçları dedektifleri iki yıl önce Savannah kentinde işlenen cinayetlere götürmüş ancak o cinayetlerin faili, kurbanı tarafından öldürülmüştür. Peki bu yeni cinayetler bir taklitçi tarafından mı yoksa eski bir suç ortağı tarafından mı işlenmektedir?

● Cerrah, yazarın akıcı anlatımı ve düşmeyen temposuyla bir solukta okunabilecek bir kitap. Rizzoli & Isles serisinin ilk kitabı olan bu roman, Tess Gerritsen'in neden 'Tıbbi polisiyelerin kraliçesi' olarak tanındığını ispatlar nitelikte.
376 syf.
Okuduğum ilk kitaptı .Tess Gerritsen 'in nasıl yazdığı hakkında arkadaşlardan duymuştum biraz. Sonunda popüler olan Rizzoli&İsles serisine başladım .

Kitabın anlatımı çok akıcıydı . Ortalarında biraz sıksa da sonunda yine önceki haline geri dönüyor.

Cerrah'ın kurbanlarını nasıl öldürdüğünün anlatım şekli çok muazzamdı .

Tess Gerritsen tıpla alakalı biri olduğundan tıbbi terimleri çok güzel kullanmıştır .

Çok uzatmaya bence gerek yok . Tavsiye ederim okumanız için . Okuyup bitirince geçirdiğiniz zamanın boşa gitmediğini anlayacaksınız .
379 syf.
·10 günde
"Çoğumuz aslen deli, ve dünya deliler hastanesi. Hastaların doktorları, hastaların kendisi..." diyerek başlamak istiyorum sözlerime.
Yoldan geçen bir adamın, ya da iş yerinizde her gün gördüğünüz birisinin, sizin üzerinizde sadistçe planlar yaptığını düşünün. Kendinize paronayaklık tanısı mı koyardınız? Delilik mi derdiniz, yoksa obsesif mi olduğunuzu düşünürdünüz?
Gayet normal gördüğümüz birtakım insanların, aslında ciğerimizi sökmek isteyen psikopatlar olduğu gerçeğiyle yaşama gibi bir zorunluluk, bunun verdiği öfke, korku ve köşeye sıkışmışlık hissi...
Zaten her gün ölüm ile yaşam arasındaki çizgiden insanları çekip almak ile-alamamak arasında bocalamak gibi zor bir işi olan Dr. Catherine Cordell'ın, yaşamını daha da zorlaştıran olaylar dizisi...
Eşini kaybettikten sonra inzivaya çekilmiş, işini hayatın merkezine koymuş ve Catherine Cordell ile tanışmasıyla hayatı değişen bir polis, Thomas Moore...
Erkek egemen bir evde büyümüş, karşı cins tarafından hiçbir ilgi görmeyen ve sürekli kadın olduğu için aşağılanan, (babası ve erkek kardeşleri de dahil) hırslı, savaşçı, yılmaz bir polis, Jane Rizzoli...

Okuduğum ilk Tess Gerritsen kitabı olan Cerrah, Rizzoli&Isles serisinin ilk kitabı. Temponun hiç düşmediği, son derece sürükleyici bir kitap.
Yazarımızın doktor olmasından ötürü içerisinde çok fazla tıbbi terim mevcut. Ve elbette kitabımızın kilit noktasını bir dizi ameliyat oluşturduğu için, bir sürü kan, neşter, gazlı bez, kitabımızın kilometre taşlarını oluşturuyor. Kan tutan arkadaşlarımızın kitabı çok fazla zihninde canlandırarak okumamasını tavsiye ediyorum. :)

Bu kitaptan sonra, bir süreliğine insanlara bakış açınız değişecek, herkese "potansiyel psikopat olabilir" gözü ile bakacaksınız. Yatarken kapılarınızı iki kere kontrol edip, korku ile yatağınıza yatacaksınız.
Dünya çok kötü. İnsanlar, insandan başka her şeye benziyor artık. Kitap o kadar gerçekçi ki, bir süreliğine Catherine ile beraber o korkuyu iliklerinizde hissedeceksiniz, Moore'un çaresizliği yüreğinizin odacıklarına dolacak, Rizzoli ile hırs kapılarını bir bir kıracak, sabır taşınızı çatlatacaksınız.

Çok başarılı bir sonla biten kitabımız, okuduğum ilk Gerritsen kitabıydı, ama asla sonuncusu değil. Şiddetle tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim...
276 syf.
·Puan vermedi
Okuduğum ilk Tess Gerritsen kitabı olur kendileri. Sanırım lise 3. Sınıfta okumuştum bu kitabı. Korku filmi izlemeyi severim ama korku kitabı okuduktan sonra filmlerden o eski hazzımı alamadım. Kitapları her zaman loş ışıkta okumayı severim bu kitabı okurken sürekli etrafıma kapının arkasına falan bakıyordum bir ara. Gece yarısı kalktığımda nefes sesleri duyuyordum beni çok etkilemişti psikolojimi bozmuş da olabilir :) Uzun bir ara vermiştim bu tür kitaplara fakat tekrar okumaya başlayacağım :) Akıcı güzel bir kitap kendinizi direkt olayın içinde buluyorsunuz kalbim gümbür gümbür atıyordu bu kitabı okurken:)
276 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Okuyup bitirdikten sonra aklımdan geçen tek şey: "Ben konuşmuyorum, görüyorsunuz.".:D

Sürükleyici, beyin yakan bir kitaptı bence. Ben gayet beğendim. Erkeklerin bu kitabı okumalarını tavsiye ediyorum aslında, çünkü eğer kendi cinslerinden bireylerin kadınlara yaptıkları o hastalıklı şeyleri okurlarsa belki bunlardan iğrenirler ve onların yaptıklarını yapmamaya özen gösterirler. Ama kitabı sadece böyle bir şeye de bağlayamam tabii. Sadece ben böyle bir sonuç çıkardım kendime.

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Tanıdığım birkaç insanın da yazar ve kitapları hakkındaki söylemleri de beni diğer kitaplarını okumaya itti açıkçası. Özetle beğendim, okumak isteyenlere tıpkı bana yapıldığı gibi "Artık şunu okur musun?" diye haykırmak istiyorum :D

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cerrah
Alt başlık:
Rizzoli & Isles #1
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
376
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050950281
Orijinal adı:
The Surgeon
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Cerrah
Cerrah
Tess Gerritsen tıpkı kahramanının neşterini kullandığı gibi kalemini ustaca oynatıyor. 

Bu romanın her satırından kan sızıyor... Kitaba adını veren, planlı ve kanlı katil Cerrah gerilimi her an ayakta tutuyor. 

Dr. Catherine Cordell Savannah'da seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Boston'dadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenbire bu katilin de hedefi haline gelecektir. 

Çok satanlar listesinin müdavimlerinden Tess Gerritsen'in insan bedenini ve ruhunu en ince ayrıntısına kadar tarif ettiği tıbbî gerilim romanlarından beşincisi olan "Cerrah", inandırıcı kahramanları, sürükleyici diyalogları ve sürekli tırmanan gerilim duygusuyla bu türü sevenlerin hayran olacağı tarzda bir roman.

Kitabı okuyanlar 6.477 okur

  • Ceylin Doğan
  • Barış Türken
  • Hamide İlik
  • Fatma  coşar
  • İsmail Cihan
  • İlknur çeçen
  • Halil Bal
  • Tuana Diriç
  • Özge Yıldız
  • Banu Yüce

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%5.8
18-24 Yaş
%24.8
25-34 Yaş
%27.2
35-44 Yaş
%25.5
45-54 Yaş
%9.3
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.1
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.1 (759)
9
%23.9 (475)
8
%16.5 (329)
7
%8 (159)
6
%2.9 (57)
5
%1.2 (23)
4
%0.5 (9)
3
%0.4 (7)
2
%0.1 (2)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları