Yazar
Tess Gerritsen

Tess Gerritsen

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.5
18,3bin Kişi
67,9bin
Okunma
3.865
Beğeni
82,4bin
Gösterim
Unvan
Çin Asıllı Doktor, Yazar
Doğum
San Diego, Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri, 12 Haziran 1953
Yaşamı
Cerrah, Günahkar, Diriliş, Siliniş, İkiz Bedenler, Hasat ve daha birçok polisiye-gerilim türündeki kitaplarıyla ülkemizde ve dünya çapında hatrı sayılır bir okuyucu ve hayran kitlesi edinmiş Çin asıllı Amerikalı yazar Tess Gerritsen, 12 Haziran 1953 yılında doğdu. Küçük yaşlarda polisiye türündeki kitaplara ilgi duymaya başladı. Gerritsen’ın bu ilgisi zamanla kendi polisiye öykülerini yazma isteğine dönüştü. Lakin yazarın ailesi Tess’i yazarlıktan uzak tutmaya çalışıyordu, onlara göre yazarlık uzun vadede iyi gelir getirmiyordu ve Tess tıp okumalıydı. Öyle de oldu ve Tess Gerritsen tıp öğrenimi gördü. Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra California Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gitti ve ardından Honolulu’da hekim olarak iş hayatına atıldı. Ne var ki Tess Gerritsen, hekim kimliğine rağmen yazmaya olan tutkusunu yitirmedi ve romantik gerilim türünde çeşitli öyküler yazdı. Bu öykülerden biriyle bir ödül bile kazandı. Bunun ardından Tess, ilk romanlarını yazmaya koyuldu. Başlangıçta romantik gerilim türünde eserler veren yazar, yazarlığını mesleğiyle birleştirmeye karar verdi ve tıbbi gerilim türünde kitaplar yazmaya başladı. Yazarın bu türdeki ilk romanı 1995 yılında yayımlanan Hasat adlı romanıydı ve roman kısa zamanda çok satanlar listelerine yerleşerek büyük bir başarı kazandı. İlk Tess Gerritsen eseri Hasat, gerçek bir olaydan esinlenmişti ve romanda Moskova’da gerçekleşen bir kayıp çocuk vakası ele alınıyordu. Roman, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin bir parçası olmuştu. Tess Gerritsen Hasat’ın ardından eleştirmenlerce de övgüyle bahsedilen Rizzoli & Isles Serisi’ni yazdı. Tıbbi gerilim türündeki bu serinin ilk romanı ülkemizde de çok sevilen Cerrah’tı. 2001 yılında yayımlanan Cerrah, Jane Rizzoli adında bir cinayet dedektifinin ve ortağı Thomas Moore’un kurbanlarına işkence ettikten sonra onları katleden bir seri katili yakalama uğraşlarını anlatmaktaydı. Kitabın zekice kurgusu, yazarın tıp bilgisinin getirdiği gerçekçi tıbbi tasvirler, insan psikolojisinin başarılı aktarımı, yazarın son derece akıcı ve heyecan uyandırıcı kalemiyle birleşmesiyle kitabı alanında üst seviyeye taşıyordu. Cerrah’ın devamı niteliğindeki Çırak romanında Rizzoli’nin ortağı Thomas Moore’un yerini tıp alanında uzman olan Dr. Maura Isle aldı. Kadın baş karakterler Rizzoli ve Isles, güçlü ve etkileyici kişilikleriyle yazarın çift kariyerini de sembolize etmektedir. Dedektif Rizzoli, yazarın polisiyeye olan tutkusunun bir sembolüyken Dr. Isles ise yazarın tıbbi kimliğinin bir imgesidir. Seri, Tess Gerritsen eserleri arasında televizyon dizisine uyarlanan tek eserdir. Özellikle ülkemizde giderek artan bir hayran kitlesine sahip olan Tess Gerritsen, Stephen King’in memleketi Maine’de yaşamaktadır ve heyecan yaratan eserlerini yazmaya devam etmektedir.
Elif ♪ꕥ
Cerrah'ı inceledi.
376 syf.
Çok uzun bir süredir kitabın incelemesini yazmak istiyordum. Doğru zaman aninden geliyor sanırım. İncelemeye teşvik aslında biraz da etkileşimle oluyor. 3-4 satırlık metinler binlerce beğeni alırken en fazla 250 beğeni aldı benimkiler, onda da okuyan okumayan belirsiz tabi. Yine de okuyan olursa bu müthiş kitabı tanıtmak bir zevk olacaktır. Konuyu her yerde görüyorsunuz zaten. Ben biraz farklı yerlerden giriş yapmak istiyorum. Agatha Christie 'ye taktığım bir dönemde xd Türkçe kursu öğretmenim (kulakları çınlasın :d) 1984'ü okuyordu ben de birkaç şey sordum, sordukça konu açıldı tabi. O kadar çok konuştuk ki en sevdiğim kitabı dahi iki diyalogdan çözmüş :) Sana tek önerim olsaydı Tess Gerritsen'ın Cerrah kitabı olurdu, demişti. Bu kitap aslında daha sonlanmamış Rizzoli&İsles serisinin birinci kitabıdır, aynı isimle çeşitli sitelerden dizisini de izleyebilirsiniz. Dizi 2. kitap olan Çırak 'tan başlıyor. Ben daha okumadım maalesef, satışı yaygın değil. >.< Şimdii, gelelim biraz kitaba. Travma bölümünde çalışan Doktor Catherine üzerinde işleniyor olaylar. Ve dedektif Jane Rizzoli. Bazı kaynaklarda Rizzoli bazılarında ise Rizolli. Değişik. Doktor tam idol alınası güçlü kadın modeliydi benim için. Defalarca anlatılan o öykü; Andrew Capra adındaki asistanının bir gün evine gelip ona zarar vermesiyle başlıyor her şey. Ama nasıl olduysa Catherine bir şekilde yatağının altındaki silahla Capra'yı öldürüyor. Dışarıdaki insanlar sesleri duyuyor. Geliyorlar. Doktor tek el atıyor. 2. atış çok muamma. Eğer o atışın sırrını çözersek zaten bir nevi olay çözülmüş olur.. Uzun tedavilerin arkasından tekrar işinin başına geçen doktora yeni gelen hastaların hepsi aynı şekilde istismara uğramıştır ve öldürülmüştür. İçi dayanmayanlar şu satırları atlayabilir: Kadınların öldürme biçimleri vahşice. Bu Cerrah'ımızın kan'a olan sevgisinden geliyor. Kesme işareti.. Öyle özel ki kan; cinsiyetiniz, hamileliğiniz, her şeyiniz oradan biliniyor. Bu kan sevdası... Yazmak bile zor geliyor. Önce karından ufak ufak deri katmanları hâlinde kesiyor. Rahimleri çıkartılıyor (baygın değiller, bu çok acı, elimizdeki en ufak kesiği büyütürken canlı canlı bir organımızın çıkarılmasını düşünemiyorum) ve bunlar öyle ustaca yapılıyor ki, neşter öyle hünerli kullanılmış ki bunu yapan normal bir insan olamaz kanısına varılıyor. Son işlem olarak da saçlarından geriye yatırıp gırtlağını kesiyor Cerrah. Kanın duvarlara sıçradığı görülüyor. Ürkünç... Evet içi dayanmayanlar atladıysa devam edebiliriz. Aniden gelen hastaların arasında bir bağ keşfederler. Çok az da olsa bir ipucu. Hepsinin bir eşyası.. Ama hangi eşya?.. Bunun spoiler olduğunu düşünmüyordum o yüzden söyleyeceğim; öldürülen tüm kadınlar daha önce tecavüze uğramış kadınlar. Amerika'da yaygın ve dikkate alınmamışlar. Bunu yapan da başladığı işi bitirmek istemiş. DNA'ya dair hiçbir kanıt yok. Sadece saç teli var. Saç telinde de kök olmadığı için DNA yok. Saçın yapısına, milimine, çeşidine varana dek en ufak detayına kadar araştırılıyor. Her şey tesadüf olamaz öyle değil mi? Okuduğum polisiye türündeki sayı 10'u geçmez, bu kitabı farklı yapan şey katilin asla tahmin edilebilecek, çevreden biri olmaması ve tıbbi terimlerin çok iyi kullanılmasıydı bence. Dilerseniz karakterler daha iyi kafanızda canlansın diye isimlerini aratabilirsiniz. Rizzoli, Korsak (kitapta geçiyor muydu hatırlayamıyorum .d), Frost (favorim :)) çıkabilir. Bu bilinmezliğin çözümü sadece kitap. :)) Gerisini anlatacak olursam hevesiniz kaçabilir ama ben defalarca okuyabilirim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar, okurken fazla stres yapmamaya ve kendinizi kaptırmamaya özen gösteriniz ki benim gibi yatmadan önce kapıyı-pencereyi kontrol etmeyesiniz. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. <3 Kitapla kalın.. (= =)
Cerrah
8.8/10
· 8,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
56
Ayhan GÜVEN
Cerrah'ı inceledi.
276 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
- Kral Agamemnon Truva'ya saldırmak için bin gemisiyle birlikte Aulis limanına geldiğinde Tanrıça Artemis'in gazabıyla karşılaşır. Bu gazabın nedeni Agamemnon'un Tanrıçanın en sevdiği hayvanlardan birini öldürmesidir. Bu öfkeyi dindirmek içiin kral korkunç bir kurban vermeyi, kızı İfigeneia'yı tanrıçayı adamayı kabul eder. Sonrasında olanlar da Cerrah'ın kan ile böyle özel bağ kurup olaylar zincirine katmasının da temel noktalarından ve bu mitolojik hikayeye dayanıyor... - Kan ile hayat arasındaki ilişki insanlığın başından beri biliniyor. Eskiler kanın kemik iliğinde üretildiğinden ya da büyük bölümünün su olduğundan habersizdi, ama kanın gücünü kabullenerek törenler ve adak ayinleri düzenliyorlardı. - Cerrah adıyla bilinen katilimiz yarım kalan bir işi tamamlamak için yıllarca, kendini dizginleyerek, geliştirerek, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünerek hareket etmiş. Peki neden? Elinden gelenin en iyisini yapmak içini tabii ki. Kendine basamak olarak seçtiği adımları aşmış önce. İlk kurbanlarında alıştırma yaparak kendini çoook özel olan kişiye gelene kadar ustalaştırmış. Sıra ona geldiğinde her şeyi en ustaca yapmak ve zevki doruklarına kadar yaşayarak hissetmek için. Bu aşamaya gelene kadar seçtiği kişilerle özel olarak ilgilenmiş, onlardan kendine hatıra almayı ve eski geleneği sürdürmeye devam ettiğini gördük. - Cerrah kan ve intikam tutkusunu bize iliklerimize kadar hissettirecek şekilde canlı bir halde gözler önüne sermiş. Gerek maktullerin ölüm şeklinden, onlara uyguladığı işkenceler ve son vuruşlarından da anlaşıldığı üzere Cerrah bundan ayrı bir haz aldığını açık açık göstermiş. Katilin bu kadar tutkulu oluşunun elbette bir sebebi var. Hayatından çok büyük bir şeyin çalınmış olması. Bunun ne olduğunu sayfaları çevirdikçe kendiniz keşfedeceksiniz. - Meslek Günü'nde bir kadın polisin gelip de okulu ziyaret etmesinden bu yana, ta on iki yaşından beri polis olmayı istemişti Boston Cinayet Masası'ndan Jane Rizzoli. Cinayet Masası'ndaki tek kadın dedektif oydu. Kadın olmanın dezavantajlarıyla polis olsa da karşılaşıyor. Bunun farkında olarak mesleğine daha sıkı sarılıp hiç kimseye pabuç bırakmamakta kararlı. Hırslı ve çalışkan polisimiz yaptığı tespitlerin isabeti sayesinde olası bir katliamı engellemeye giderek çok zor bir adım atıyor ama umduğu gibi olmuyor. Katilin kıvrak zekası kendini bir kez daha gösteriyor ve olacakları bir kez daha gözümün önüne getirerek ürperiyorum. - Dr. Catherine Cordell.. Cerrah'ın altın çileği. Göz bebeği. Uğruna dağlar aşıp geldiği, yıllarca diline doladığı ve hafızasının her köşesine kazıdığı kişi. Bahsetmemek olur mu hiç? Bu başarılı kalp damar cerrahımızın maalesef ki kötü bir geçmişi var. Kötü derken kimsenin başına gelmesini istemediğimiz bir geçmiş. Katil ile kendisini bağlayan olay da tam olarak bununla alakalı. Bu zavallı ablamız hayatının çözüme gittiğini sandığı bir noktada öyle şeyler gelişiyor ki tekrardan her şey sarpa sarmaya başlıyor. Başarılı doktorumuz acile gelen hastalarıyla mı uğraşsın? Etrafındaki erkeklerle mi yoksa ona musallat olan Cerrah ile mi? Tası tarağı toplayıp kaçmasını istedim bir an. Böylesi onun için de bizim için de en doğrusu olurdu bence :) Hem daha fazla gerilmemiş olurduk. Cesur ablamız kaçmadı. Sonra neler oldu neler.. - Kitabımız sadece gerilimden ibaret değil. Yer yer duygusal yerleri paylaşıyoruz. Sinirlendiğimiz, sevindiğimiz yerler de var. Hatta bazı olay yerlerine kahramanlardan önce gitmek istedim. Rekabet var, özellikle polisler arasında. Baş kahramanımız Rizzoli çetin ceviz dediğim gibi, ekibin içindeki tek bayan ama Dedektif Moore'da yardımlarıyla olayın çözülmesine çok büyük katkılar sağlıyor. - Cerrah'ın diliyle anlatılan Agamemnon miti ise tam bir efsaneydi bence. Öyle güzel yerlerde katil araya girip, hayatından kesitlerle hikayeyi harmanlıyordu ki; işte şimdi kurt yuvadan çıkıp avlanacak diyordum ve sıradaki avını dört gözle bekliyordum. Miti anlatmamış resmen yaşamış yazarımız. Daha önce duymadığım için kitabın sayfalarıyla birlikte araştırdım ve mitte en az kitap kadar etkileyiciydi bence. - Yazarın anlatımı çok akıcıydı. Olayların sıralanışı nefes kesiciydi, neredeyse boşluk yok ve bir sonraki sayfada ne olacağını tahmin bile edemezsiniz. Bu tarz kitaplar hep hoşuma gitmiştir. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. - Tess Gerritsen CERRAH adlı eseriyle çok güzel bir iş başarmış. Okumanızı tavsiye ederim. -İncelememi okuyan herkese teşekkürler.
Cerrah
8.8/10
· 8,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
240
Zeinab Vanadze
Cerrah'ı inceledi.
376 syf.
·
Puan vermedi
Uzun zamandır bukadar etkileyici bir detektif okumamıştım Kendimi yenilenmiş hissediyorum Çok derin anlamları olan ve sürekli zihinizi yoran kitaplar okuyorsanız o size gelen anlam arama yorgunluğunu hepiniz bilirsiniz Eğer o duruma düştüyseniz bu kitap birebir Sanki bir polisiye dizisi tadında
Cerrah
8.8/10
· 8,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Gül K
Diriliş'i inceledi.
464 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
Ne diyeceğimi bilemiyorum. Yoruldum yani övmekten ama gerçekten harika bir kitap daha okudum abartmıyorum. Spoiler vermeden aslında nasıl anlatayım bilemedim. Katil sanıldığı kişinin katil olmadığını anlamıştım zaten ki doğru çıktı. Ama katil hiç tahmin edemeyeceğim biri çıktı etsem de asla tutmayacaktı o da kesin. Tek kelimeyle olağanüstüydü. Karmakarışık ve biraz da hüzünlü bir son... çok üzüldüm bir yanımda mutlu olduğu ve kurtulduğu için buruk bir mutluluk duyuyor. Ekibimiz yine aynı harika karekterler tek sevmediğim karakter crowe o kadar gıcık ki her kitapta sinir ediyor beni janenin yerinde olsam silahın kabzasıyla indiririm bir tane neyse işte bu kadar. Son kitabı da ne zaman okurum bilemedim yeterince polisiyeye doydum araya biraz farklı tür iliştireceğim :) tavsiye eder miyim? KESİNLİKLE! muhteşem seriyi okumadan ölmeyin :)
Diriliş
8.9/10
· 1.752 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10