Kitabı sıkılmadan okuduğumu söyleyebilirim. Hem garip bir dava hem de garip bir son. İlk işim hemen kitaba dair bir makale ya da düşünce yazısı okumak olacak.
Bir adam bir gün uyanıyor ve garip bir davanın sanığı olduğunu öğreniyor. Suçsuzluğuna dair emareler bulmak için uğraşıyor ve yazar bizi, davaya dair yeni karakterler ve tuhaf mahkemelerle tanıştırıyor. Davanın nasıl çözüleceğini belirsizliği ve insanın yasa karşısındaki tutumunun muğlaklığı davası karşısında nasıl bir yol izlemesi gerektiği, okuyucunun zihnini yorsa ve hatta çoğu kez sinir etse de okuyucunun merak duygusunu sonuna kadar dinamik tuttuğunu söyleyebilirim. Net olarak anladığım bir şey varsa o da mevcut yasanın -kitaptaki- insanı pasif kıldığı ve kafasına göre hareket ettiği . Kendi içerisinde çelişkiler barındırdığı ve keyfi hareket ettiği, sanığa davasına dair hiçbir ipucu vermeyerek sözde özgürlük sunan bir yasa olduğu ...