Tarihsel Roman Türünün Zirvelerinden Biri
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2022 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2022 22:08
Tarihe karşı merakınız ve ilginiz varsa okurken elinizden bırakamayacağınız bir kitap öneriyorum sizlere: Augustus. Kemerlerinizi bağlayın ve sıkı tutunun; onu okurken Romalı olabilirsiniz. John Williams'ı tamamladığı son romanı Augustus’la (1972) değil de geç keşfedilen eseri Stoner (1965) ile tanıdım. Stoner yazarın yarı otobiyografik romanıdır ve varoluşsal sancılarla ilerleyen, ikilemlerle dolu müthiş bir yapıt. Belki Augustus’a başlamadan önce bu kitabı değerlendirmek istersiniz diye belirtmiş olayım bu bilgileri. Yazıya konu olan kitabımıza dönecek olursak mektuplar ve başka belgelerden (anı, günlük gibi) oluşan bir eser. Kitabın bölümleri ise şöyle: Yazarın notu, giriş, birinci kitap, ikinci kitap, üçüncü kitap ve sondeyiş. Her bölümde başka bir yol açılıyor önümüzde. Dönemin atmosferi, yaşananları daha etkili kılmak için bölümler halinde sunuluyor. Mesela Augustus’un kızı Julia’nın günlüğüne bayıldım. Bu ve bunun gibi değişik parçalar var eserde. Okumak kolay ve keyifli bir durum oluyor böylece. John Williams kitabın tarihi bir belgeden ziyade kurgusal bir metin olarak değerlendirilmesini istiyor, çünkü araştırmalarının gün yüzüne çıkardıklarına hayal gücünü de katarak bu zengin eseri ortaya çıkarmış. Okurken bunu unutmamanızı tavsiye ederim. Tarihsel roman okumak, okuduğumuz her şeyi ‘’gerçek ya da anlamlı’’ oldurmuyor çünkü. Kurgu olayını es geçmemek lazım. Jül Sezar’ın ölmeden hemen öncesine değinerek başlayan Augustus bize ne anlatıyor? Octavius Sezar, bildiğimiz adıyla Augustus, Roma İmparatorluğu’nun kurucusudur. Büyük işlere adım atmadan önce, toy bir gençken üç dostuyla (Cilnius Maecenas, Marcus Vipsanius Agrippa ve Quintus Salvidienus Rufus) beraber iktidara doğru yürüdüğü yola tanık oluyoruz. Bu yola çıkmasının sebebi ise dayısı Jül Sezar’ın öldürülmesi ve onun varis olması. Bir ‘’diktatör’’ sıfatıyla bildiğimiz Jül Sezar suikasta kurban gidiyor tabii. İntikam hırsı ve olması gerekeni yerine getirmek için de Augustus harekete geçiyor ve kitabımız başlıyor. Gençliğinden yaşlılığına uzanan öyküsünde ise sadece onun değil, tüm Roma’nın hikayesini okuyoruz. İktidara giden süreç ve iktidarın merkezi olmak üzere iki ayrı bölüm var aslında eserde. Roma’nın sosyal ve siyasi yaşamından izlere gündelik hayatın detaylarıyla tanık olmak hoş bir okuma oldu. Roma’yı göklere çıkaran, ağzımızı hayretten açık bırakan ve abartılan yanlarına ayna tutan bir eser değil de arka plana odaklanan sıradan ve özgün bir metin. Böyle bir üslupla kağıda dökülmesine rağmen akılda kalıcılığı ve çarpıcı etkileriyle dikkat çekmeyi başarıyor. Karakter çeşitliliğinin de eserin en iyi yanı olduğuna da unutmadan değinelim: Devlet adamları, tarihçiler, yazarlar, şairler, komutanlar ve askerler, entrikanın göz bebeği bazı kadınlar, köleler, sürgündekiler ve komplocular ile hiç sıkılmayacağınız yolculuk için Antik Dünya’nın kapısını Augustus ile açabilirsiniz. Kitapta adı geçen isimler ise Roma’yı Roma yapan birçok etkenden biri. Özellikle devlet adamları, tarihçilerden ve şairlerden beslenen eser, bu anlamda doyuma ulaştırıyor. İşte dikkat çeken kişilerden bazıları: Cicero, Marcus Antonius, Brutus, Tiberius Claudius Nero, Livius, Horatius, Ovidius, Strabon, Şamlı Nikolaos, Vergilius. Entrikalarla dolu sahnelere sürükleyenler: Augustus’un eşi Livia, kız kardeşi Octavius, kızı Julia. Ve Mısır Kraliçesi Kleopatra. Bu isimleri yazıyorum çünkü kitaba olan ilgiyi artırmaya yarayacak potansiyelde önemli şahıslar bulunuyor bu yapıtta. Bir yerlerden tanıdık geliyordur belki sizlere :) Kitabı müthiş kılan birçok özellik var gördüğünüz gibi. Tabii ben sevdim diye herkesin seveceğini düşünmüyorum, ama pek az okunmasını da kabullenemiyorum. Tarihsel roman türünün zirvesi olarak kabul görmüş ve ödül almış (Williams ve Augustus, 1973 ABD Ulusal Kurgu Kitap Ödülü'nü John Barth ve Chimera ile paylaştılar) bir eser daha pek çok okura ulaşmalı; birçok yönden doyuma ulaştıran ‘’iyi bir edebiyat’’ anlamında başarılı bulduğum Augustus’u şiddetle öneriyorum sizlere. Augustus’a başlamadan önce önereceğim birkaç şey ise Robert Graves’in Ben, Claudius ve Tanrı Claudius eserlerini okumanızdır. Bu kitaptan daha detaylı ve uzun bir anlatı olmasına rağmen sizi içine alabilecek türden bir klasik. İncelemek isterseniz yorumumu buraya bırakıyorum: wannart.com/icerik/37115-cl... Bir de ön bir araştırma yapabilirsiniz. Kitabı okuduğunuz sırada bile destek alabilirsiniz. Bu kitabı bitirir bitirmez (çok etkilendim) Roma Tarihi ile ilgili kabarık bir okuma listesi oluşturdum. Adı geçen tarihçilerin kitaplarını da unutmadım tabii listeyi düzenlerken. Vergilius'un Aeneas'ını okumuştum mesela, Augustus'un etkisiyle birlikte tekrar bakmayı düşünüyorum. Zaten birkaç kez okunacak cinsten muhteşem bir eserdir Aeneas. Yorumuma da buradan ulaşabilirsiniz: #122697744 Bu şaşırtıcı Amerikalı yazarın dehası, bütünüyle yabancı görünen hayatların bizimkilere ne kadar benzediğini göstermesinde yatıyor. - John Gray, New Statesman İlk imparatorun hayatı tarihi bir roman için ideal bir araçtır: Augustus, hakkında aynı anda çok şey ve çok az şey bildiğimiz bir figürdür ve bu nedenle hem tanımlamayı hem de icadı davet eder. - Daniel Mendelsohn, New York Review of Books John Williams'ın bir kitabı daha dilimize kazandırılıyor (YAKINDA): Yok Geceden Başkası Yayımladığım platform: wannart.com/icerik/37366-ta...
Edebiyat
AugustusJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 202041 okunma
·
816 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.