Nancy Huston özel bir kalem.Hayranım ona.Üç kitabında da farklı tarzda insanı şaşırtıp büyülemeyi başarmış.Zihninde çok fazla ve renkli kıvrım olduğunu düşündüğüm bir yazar.Ağır Ölüm kapağından anlaşılacağı gibi "Son Akşam Yemeği"tablosundan esinlenerek yazılmış.Kitapta şükran günü yemeğinde bir araya gelmiş üst orta sınıftan on iki insan ve bir bebeğin hem o gece yaşadıklarını hem de araya "Tanrı"nın girdiği bölümlerle ölüm şekillerini okuyoruz.Nasıl orijinal bir metindi!Yazar müthiş bir gözlemci.Kitabın akışında her karaktere ayırdığı bölümler var ve hepsinin hikâyesi ,sırları okuyucuya aktarılırken dünya tarihinin de minik bir panoramasını sunuyor yazar bize.Vietnam'dan Çernobil'e,Odessa'dan toplama kamplarına tarihin kirli birçok yönünü hatırlatıyor bize.Konukların geçmiş travmalarını okurken bazılarının da yaşattığı travmaları öğreniyoruz,bazı şeyler çok ağır geliyor bize.Savaştan ırkçılığa,Yahudilerden zencilere,tacizden enseste,bastırılmış cinsel yönelimlere ,ebeveynliğe değinen rengarenk bir eser.Klasik anlatı değil oldukça özgün bir eser.Her sayfayı merak ve hayranlıkla çevirdim.Yazar öyle güzel bir şekilde anlatmış ki sanki o sofrada ben de vardım,oturup onlarla yemek yemişim gibi hissettim.Çok ama çok severek okudum.