·112 syf.····Okunma: 04 Ekim 2022 00:13 “Kim demiş yumuşak kadınlar katil olmaz diye?”
Erkeğin üstün, kadının ezilen olduğu bir coğrafyaya doğan Firdevs’in hayatı anlatılmaktadır.
Babası evlatları açken utanmadan yemek yiyecek kadar duyarsız bir insandır. Kadın köledir onların dünyasında.
Firdevs önce annesini, ardından babasını kaybederek amcasının yanında kalmaya ve okula gitmeye başlamıştır fakat amcasının yanında da uzun süre barınamamıştır. Amcası onu yatılı okula vermiştir. Firdevs her şeye rağmen okulu ve okumayı çok sevmektedir.
Erkeklerin üstünlüğünü kabul etmemekle birlikte sorgulamaktadır. Firdevs okulunu bitirince amcasının evine geri döner fakat burada barınamaz çünkü kıt kanaat geçinen bu aileye Firdevs yük sayılmaktadır ve amcasının eşi, Firdevs’i yeni emekli olmuş akrabası ile evlendirmek istemektedir.
Adam hem Firdevs’ten yaşça büyük, neredeyse dedesi yaşında, hem de çirkindir. Karakteri yüzünden daha kötü olan bu adam Firdevs’e çok eziyet etmektedir ve Firdevs en nihayetinde dayanamayarak evden kaçmaktadır.
Kaçmakla kötülükler sona ermemiştir, dışarısı daha kötüdür. Firdevs maalesef bu yolun sonunda fahişe olur. Çok kazanır, çok iyi yaşamaya başlar ve bir gün Daye sayesinde bir aydınlanma yaşayarak kendine yeni bir sayfa açıp temiz bir hayat yaşamaya karar verir fakat dünya hala kötüdür. Önceleri bedeni zarar gören Firdevs’in bu kez İbrahim’e aşık olması sonucu ruhu da zarar görür.
İbrahim Firdevs’in kalbini kırar ve Firdevs eski hayatına geri döner. Her şey yine yolunda ilerlerken bir pezevenk yüzünden hayatı tehdit edilir ve Firdevs çareyi o adamı öldürmekte bulur.
O adamı öldürdükten sonra babasından, amcasından, kocasından, İbrahim’den… ona zarar veren her erkekten kendi içinde intikam alır.
Firdevs’in cesareti idamına sebebi olmuştur, katil olması değil.
Çok üzücü, bir o kadar da kan dondurucuydu. Maalesef dünyanın her yerinde kadınlarımız bu tarz şeyleri yaşamaya devam ediyor. Bir kadının tüm bunları yaşaması çok acı verici..