Ben Abdülhamit'i Savunmadım :)
7/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2022 155. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2022 09:58
Zülfü ya da tam adıyla Ömer Zülfü Livaneli. Edebiyatımızın, müziğimizin ve düşünce alanımızın ender aydınlarından. Kitapları 30 dile çevrilmiş, besteleri yüzlerce ulusal ve uluslararası sanatçılar tarafından seslendirilmiş, her daim tartışma konusu olmuş bir yazar. Tüm eserlerini okuduğum yazar son olarak "Kaplanın Sırtında" eseri ile karşımızda. Bu eserde bizi Osmanlı İmparatorluğunun 34. padişahı ve İslam aleminin 113. halifesi olan Sultan 2. Abdülhamit Han dönemine götürüyor. Her ne kadar bir edebiyat romanı olarak gözükse de aslında sadece edebiyat değil yoğun bir çalışma ve 5 yıllık bir araştırmanın ürünü, bir biyografi bir tarihi eser ve hatırat var karşımızda. Akıcı bir dille ve hoş bir üslupla yazılan bu eserde yazar yer yer ironi yer yer yergi ve yer yer de övgülerde bulunuyor padişaha. Eserde Abdülhamit'in bir yüzünü yani sadece imparatoru değil diğer Abdülhamit'leri de görüyoruz. "İnsanlar benden bahsederken neyi unuttular biliyor musunuz? Benim de bir insan olduğumu, Bir aile babası olduğumu, gülen, ağlayan, hastalanan, neselenen bir insan olduğumu, insanı değil sadece iktidarı gördüler". Evet bizler koskoca 33 yıla bakınca sadece iktidar Abdülhamid'i gördük, lakin yazar bize Padişah'ın istibdat döneminde, İttihat Terakki yıllarında, 1909 Olaylarında, Babıali Baskınında, sürgüne gönderdiği paşaları ile, kapattığı gazeteleri ile, kurduğu Hamidiye Alayları ile, şehzadeyken yaşadığı ilk gençlik aşkı ve gizli evliligi ile bambaşka bir Abdülhamid portresi çiziyor. Tüm bunlar yaşanırken ve hic istemediği halde kardeşi 5.Murat'ın rahatsızlığı üzerine ve üstelik büyük bir savaşın arifesinde kendini tahtta bulan Abdülhamid'i görüyoruz. Korkan, sevinen, üzülen, hayal kırıklığına uğrayan, ask acısı çeken, Sultan Abdülaziz ile yaptığı Avrupa yolculuğunda hayrete düşen bir kişi görüyoruz karşımızda. Biraz daha bizden biri, yani bizim penceremizden bakan. Kimisinin Ermeni kasabı dediği kimisinin Maarif Perver kimisinin İslamcı kimisinin de Dinsiz diye suçladığı bir şahsiyet. Ne yaparsak yapalım hep birilerinin bizi eleştirdiği gibi ne yaparsa yapsın hep eleştirilerin odağında kalan bir Abdülhamid. Kitapta tüm yönleri ile Bir Abdülhamid resmi var karşımızda. Yazar tüm bu süreci işlerken önemli isimlerden de yardım alıyor. İlber Ortaylı, İlber Ortaylı Taner Timur Taner Timur süzgecinden geçmiş bir eser. Bu kitap bize aynanın diğer tarafından bakmayı (hayranlık değil) öğretiyor. 33 yılın sonunda biten bir saltanat ve sürgün edilen bir sultan. Selanik yılları. Saltanatı boyunca yaptıkları doğru muydu? İzlediği politikayla nefretleri üstüne mi çekti? Birilerini sevindireyim derken bir tarafa zarar mi verdi? İslamcı gözü ile bakılırken o Batı Hayranı mıydı? Saltanatı gerçekten istemiş miydi yoksa kitabın 12. sayfasında kendi deyimi ile belirttiği " Her insan kendi seçmediği bir ailede, kendi seçmediği bir kadere mi doğuyordu". Eğer öyleyse bu kaderde gizli evlilik yaptığı Flora ile gerçekten mutlu muydu? Tahta geçtikten sonra Flora'ya ne olmuştu? Tüm bu sorulara cevap aradığımız eser Abdülhamit'in sürgün yıllarında ona ve ailesine bakmakla yükümlü doktor Atıf Hüseyin Bey ile sohbetlerinden oluşmaktadır. Bir hatırat niteliği taşıyan eserin sonunda dört sayfa kaynakça ve eserde yer alan kişilerin bilgilerinin bulunması yazarın ne kadar yoğun araştırma yaptığının da bir göstergesi. Padişahlığı da sürgün yılları da kendisi dışında gelişen bir adamın öyküsü Bilinen bilinmeyen yönleri ile hâl edilmiş bir liderin panoraması Sayfalarca inceleme yazılabilir eserle alakalı. Lakin en iyi anlama yöntemi okumak ama anlayarak okumak. Yargısız okumak. Önyargısız, olumlu olumsuz düşünceler uzağında okumak. Belki de olayları daha iyi anlayabilmemizi sağlar. Herkese keyifli okumalar dilerim. Kitapların eksilmedigi bir hayatla, okumanın bitmediği bir ömürle kalın sevgili dostlar
1000Kitap
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
·
221 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.