Bekir Büyükarkın’ın “Gün Batarken” adını taşıyan kitabını okurken Birinci Dünya Harbi yıllarında millet olarak katıldığımız macera içinde tarihî yeniden yaşamış gibi oluyoruz. Dünyanın en büyük devletinin ve en asil milletinin ne hâle getirildiğini, kimler tarafından ne türlü maceralara sürüklenip nasıl harcandığını ve çökertildiğini ibretle müşâhede ediyoruz.
Romanın başkişisi Ragıpın önce kanal cephesinde cemal paşayla birlikte savaşıp daha sonra Çanakkale'de Mustafa Kemal paşa ile savaşıp en sonda Nuri paşayla Kafkas İslam ordusuyla beraber Azarbeycanda savaşıp yaralı olarak İstanbul'a geliyor ve istanbulun işgal altında olduğunu görüyor kitab burda bitiyor ve devamı ise "Gece Yarısı" kitabıyla tekrar başlıyor.
Mutlaka bilinmesi gereken tarihîmizin bu çok önemli safhasına ait hem kıymetli ve sağlam bilgiler kazanıyoruz hem de gerçek kahramanların soylu duygularını paylaşıyoruz. Tarihîmize yön vermiş şahısları ve gerçekleri yakından görüp doğru değerlendirmek fırsatını da buluyoruz.
Ragıp, Feride, Sütçü Musa ile karısı Hasibe ve oğlu İsa, Manav Kazım, Ahmet, Bekçi Gaffar Ağa, Üsteğmen Eşref, Hasan Çavuş, Bedevî kızı Zehra, Yüzbaşı Arif, Gayret Remzi, Bursalı Osman, Er Mustafa adındaki roman kahramanlarının başından geçenleri merak etmekle ve alâkayla okumuş olmakla kalmıyoruz; aynı zamanda devletin kaderine yıllarca hükmetmiş ve yön vermiş olan tarihî şahısları da yakından görmüş oluyoruz. Büyük Cemal Paşa ve onun Kanal harekâtı karşısında hayret ve dehşete düşmemek kâbil değildir.
Kanal seferi ve Sarıkamış taarruzu sırasında her iki ordumuzun felâkete uğramasında, birinde “çöl sıcağı ve susuzluk”, diğerinde “soğuk, tifüs” gibi birbirinden farklı ve zıt görüntülere aldanmamak; felaketin asıl sebebini “Cemâl ve Enver Paşaların şahıslarında, zihniyet, tutum ve davranışlarında’’ aramak gerektiğini de anlıyoruz.
Çanakkale’de Türk Subayı ve Mehmetçiklerin nasıl ve hangi şartlar altında savaştığını, cephelerin ve ordu birliklerinin durum ve hareketleri ve başarıları gözler önünde canlanmaktadır.
Millî kültürün vazgeçilmez bir unsuru olan tarihîmizi bilmek, bugüne nasıl eriştiğimizin idrakinde olmak geleceğimizin teminâtıdır. ʺGün Batarken” kitabı bu yolda îfâ edilmiş bir hizmettir.
Ruhun Şad durağın uçmağ olsun Bekir Büyükarkın