Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 29 Temmuz 2022 21:35 Yeşil, gayrimeşru bir ilişkiden doğan bir çocuktur. Bu sebeple çocukluğu pekiyi geçmez. Sağlıklı bir kalbi varken talihsiz bir olay sonucu sırlarla dolu, neredeyse tüm dünyanın peşinde olduğu bir kalbin taşıyıcısı konumuna gelen Yeşil, hiç görmediği babası tarafından Ötanazi Okulu isimli tehlikenin kol gezdiği bir merkezde yaşamak zorunda kalır.
Ötanazi Okulu, idam cezasına çarptırılan mahkûmların ölmeleri için kurulan bir okuldu. Aslında bir hapishane idi ancak burada her şey serbestti. Bir nevi mahkûmlar ölmeden önce son zamanlarını mutlu yaşasınlar diye yetkililer onları kendilerince mutlu ediyorlardı. Hiçbir suçu olmayan Yeşil ise bu karanlık yerde hayata tutunmaya çalışıyordu. Ta ki babası onun için gizemli bir suikastçıyı Ötanazi Okuluna gönderene kadar.
Yazarın ‘Yaralasar’ serisini baya beğenmiştim. Bu kitabında konusunu okuduktan sonra hemen okumalıyım dedim. Ve okudum da aslında ancak yorumu daha yeni paylaşabiliyorum Hazır ikinci kitapta çıkmışken yorumu paylaşayım artık dedim. Siparişimi de verdim bir an önce kitap gelse de okusam diye bekliyorum
İlk kitap bir giriş kitabıydı çok fazla öğrendiğimiz bir şey olmadı açıkcası ve bu beni delirtti diyebilirim çünkü merak ediyorum anlatabiliyor muyum.. Sırlar, gizemler, olaylar derken ben meraktan çatladım bir miktar. Mesela Yeşil’in kalbi neden bu kadar önemli? En çok merak ettiğim bu sanırım.
Suikastçımızdan yani Gölge karakterinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Ne olacak benim bu kötü erkek karakterlere olan sevdam. Herkese kötü bir tek ana kız karakterimize iyi oluyor bu kötü erkek karakterlerimiz genellikle ve ben her seferinde buna düşüyorum ya.. Var mı benim gibi olanlarınız ?