Merhaba arkadaşlar. Bugün size #sürgün adlı bir eser ile geldim.
Sürgün nedir? Size neler çağrıştırıyor bence ilk olarak bu soru ile başlamalıyız. Olduğum yerden vatanım dediğiniz yerde artık barınamayacağınızı bilseniz neler yapardınız? Kitap tamamen bu sorular ile başlıyor. İran'da 19 yaşında kendi cennetinde yaşarken biranda toplumdan afaroz edilip artık yaşayamayacağının en ağır şekilde öğrenen genç bir kızın hayatını konu alıyor. Hayatın sorguları sınavları ve çetin eşikleriyle savaşan Sara'nın hikayesiydi Sürgün.
Yaşanan acı ve hazin olaylardan sonra ülkesinden kaçmak zorunda kalan Sara, ve onun yanında olup kaçmasına yardım eden insanlar ve hatta önüne kaçamasın diye kurulan setlerin sahipleri. Sara, Faraz ve Arash kitabın genelinde hakim olan bu 3 kişi bir kaçışla başlıyor serüvene yaşamak için, umut için ve birazda mutluluk için.
Peki sonunda mutluluğu buldular mı dersiniz? Belli başlı setlerden güç bela sağ kurtulan bu ekip daha zorlu sınavlara tabi tutuldu. Kayıplar verildi. Canlara kıyıldı. Yarım kalmış bir aşk hikayesinin devamıydı Sürgün. Amira ile Arash'ın yarım kalmış sevdasıydı. Bir efsaneydi. Sara mutluluğu için çıktığı yolda karşısında kelebekleri uçurtaracak bir adam buldu.
”Baran bilmezdi "kelebek etkisi" nedir. Bir yerlerde kanat çırpan bir kelebeğin, başka bir yerde fırtınaya sebep olabileceğini nereden bilsin..."
Onlarda tutuldular sevda denen pınarın dallarına boğulmamak için. Sevdanın karşısında ne durabilir? Bu sevda neleri atlattı nelere göğüs gerdi?
Mutluluğu bulabildiler mi? Yoksa o sınavlardan kaldılar mı?
Yazarın hikayede anlattığı olaylarda, duyguların karşı tarafa geçirilmesi ve anlatım tarzı çok iyi ilerlemiş. Eseri severek okudum ilk kitabını da severek okumuştum. Ne yazsa okunur diyebileceğim bir yazar. Sizde kaliteli bir okuma yapmak istiyorsanız buyurun alın ve okuyun.
Murat DURMAZ