Puan vermedi·736 syf.·
302 günde okudu
·
2022 27. kitabı
İbn Acîbe el-Hasenî
9.9/10 · 65 okunma
18 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Fatih Özyazgan
Gönderi Sahibi
Nisâ Sûresi 97-99 Beyzâvî bu âyetin tefsirinde demiştir ki: "Bu âyette, bir adamın dinini hakkı ile yaşama imkân bulamadığı bir yerden hicret etmesinin farz olduğuna bir delil vardır. Hz. Peygamber’in (sallalahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: 'Kim, dinini yaşamak için bir yerden kaçarsa velev ki bu yer bir karışlık mesafe olsun, kendisine cennet vâcip olur; o kimse cennette İbrahim ve Muhammed le [aleyhisselâm] birlikte bulunur.’” Bu hadisten, velilerin yolu üzere şu mana çıkar: Kim, şehvet ve insanı Haktan alıkoyan şeylerin yahut boş alaka ve meşguliyetlerin çoğaldığı bir yerden, kalbinin sefasını temin etmek ve Rabb'ini tanımak isteyerek bu gibi şeylerin daha az olduğu bir yere kaçarsa o kimse, bu peygamberlerle her şeye gücü yeten yüce sultanın (Allah’ın) huzurunda kendilerine arkadaş olur. En doğrusunu Allah Teala bilir.
Fatih Özyazgan
Gönderi Sahibi
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmuştur: “Bir odun parçasına takılıp vücudun tahriş olması, ayağın sürçmesi, ateşli bir hastalık sebebiyle vücutta bir damarn atması ve bunlar dışındaki her türlü sıkıntı, kula bir günahı sebebiyle gelir; Allah'ın affettikleri ise daha çoktur."* Bu hadis, "De ki her şey Allah katındandır" âyetine ters değildir. Hiç şüphesiz her şey takdir ve yaratılıp ortaya çıkarılma yönüyle Allah'a aittir; ancak iyilikler O'nun bir ihsanıdır, kötülükler ise amellerin karşılığı ve kulun isyanının âdil cezasıdır. Nitekim Hz. Âişe [radıyallahu anhá] şöyle demiştir: "Bir müslümanın başına gelen hastalık, sıkıntı, ayağna bir dikenin batması, hatta ayakkabısının bağının kopması, işlediği bir günah yüzündendir. Allah’ın affettikleri ise daha çoktur."* Sayfa 462
Fatih Özyazgan
Gönderi Sahibi
"Ümmetimden bir topluluk kıyamete kadar Allah'ın emrini ayakta tutmaya devam ederler. Onları terkedenler ve kendilerine karşı çıkanlar onlara bir zarar veremez. Bu durum, Allah'ın kıyamet emri gelinceye kadar devam eder. Onlar insanlara devamlı üstün gelirler." "Ümmetimden her devirde sâbikün (hayırlarda önderlik eden ehlullah)bulunur. " "Şüphesiz Allah Tealâ bu ümmet için her yüz senenin başında onlara dinlerini yenileyecek bir müceddid (kalpleri marifetle, dini hayatı Kur'an ve Sünnet edebiyle ihya edecek kimseler) gönderir." Kim bu irşad ve davet işinin kesildiğine itikad ederse o kimse, Allah'ın lutfunu kesmiş, O'nun kudretini âciz görmüş ve Allah'ın kullarına rahmet kapısını kapamış olur. Bu halden Allah'a sığınırız. Sayfa 253-254
Fatih Özyazgan
Gönderi Sahibi
Âl-i İmran (121-122) 121. Hani sen, sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir. 122. O zaman içinizden iki grup ayrılmaya niyet etmişti; halbuki Allah onların yardımcısıydı. Müminler, yalnız Allah'a güvenip dayansınlar. Tefsir “O zaman içinizden iki grup ayrılmaya niyet etmişti; halbuki Allah onların yardımcısıydı; bu sebeple onları münafiklara tâbi olmaktan korudu." Cabir (radıyallahu anh) demiştir ki: "(İçinde müminlerden iki grup için kapalı bir kınama bulunan) bu âyetin hiç inmemiş olması bizi daha fazla sevindirmezdi, çünkü âyetin sonunda 'Allah onların yardımcısıydı' buyrulmaktadır.”