Gönderi

9/10
·380 syf.··
2022 50. kitabı
Rapsodi’den sonra Laura Thalassa’ya karşı bir ön yargım oluşmasına rağmen (baya bi hayal kırıklığına uğramıştım) Pestilence’e bir şans vermek istedim. Goodreads’i biraz bile takip ediyorsanız Pestilence’ı çok okunan listelerinde görmüşsünüzdür zaten yanılmıyorsam yakında çok popüler yayınevlerinden biri tarafından da yayınlanacak. Açıkçası şaşırdığımı söylemek zorundayım çünkü baya bi beğendim Özellikle Rapsodi’nin dilinin basitliğinden sonra bu kitaptaki kelimelerin seviyesi karşısında zorlandım bile diyebilirim bu bence kitaba ağırlık katan bir etken olmuş (hani yavaş okunması zor anlamında değil de ciddiye alınabilirlik açısından anladınız siz beni sjsjjsjsj). Yalnız yazarın betimleme kıtlığı bu kitapta da devam ediyor sanki. Hani Rapsodi kadar da değil de yine mekanları insanları vs vs hayal etmek için beynimi ve hayal gücümü dibine kadar kullanmak zorunda kaldım hatta kapaktaki (bu kapak değil başka bir kapak) Pestilence’ı direkt o şekilde okeyledim kafamda. Konu kısaca şöyle; The Four Horseman biri olan Pestilence insanlığın sonunu getirmek için yeryüzüne geliyor ve insanları toplu olarak öldürmek için bir salgın hastalık başlatıyor her geçtiği yerde. Esas kızımız Sara da Pestilence’ın geçeceği yerlerden birinde ona suikast hazırlıyor. Başarılı da oluyor olmasına ancak şöyle bir durum var o da Pestilence’ın ölümsüz olması. Sara’nın yaptığına aşırı derecede sinirleniyor ve onu yanında esir olarak alıyor. Amacı da Sara’ya insanların ölümlerini izleterek azap çektirmek. Tabiki olaylar bu ikili kıtada yol aldıkça değişiyor gelişiyor ve romantikleşiyorr Şunu söylemem gerek ki kitaptaki karakterler arasında Stockholm Sendromu mevcut yani zaten kendi türünü öldüren birine aşık olan biri başka nasıl açıklanabilir başka türlü bilemedim. Kitapta sonlara doğru Sara’nın Pestilence’a aşık olduğunu reddetmesi biraz beni bıktırdı ama sonra çabuk toparladı allahtan. Pestilence’ın aşk gibi bir duyguyu en baştan keşfetmesi ve ara ara Sara’nın onun hareketlerinden rahatsız olacağını düşünerek gerilmesi çok tatlıydı bence :) Bir iki şikayetim belki hani Pestilence’a kitap boyunca sürekli bu şekilde hitap edilmesi oldu hani o da nasıl değiştirilebilirdi bilemedim. Sara sürekli Pestilence dedikçe ara ara mevzu koptu bende o çekimi hissetmekte bir tık zorlandım ama sonra adapte oldum o yüzden çok da büyük bi sıkıntı değil. Şimdi acaba yayınevinin çeviri kalitesi nasıl olacak bilmiyorum ama bence bir şans verin derim ben. Hatta ingilizcesini bile okuyabilirsiniz ara ara sözlükten yararlanarak.
PestilenceLaura Thalassa · Createspace Independent Publishing · 201815 okunma
·
409 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.