''Aklımdan çıkmayan sevda'' şarkısını öyle tatlı bir sesle söylemeye koyuldu ki, kulaklarımda çınlıyor hâlâ.
Ustam da, ben de, oradakilerle birlikte onu dinledik kendimizden geçmiş gibi, hiçbir şey düşünmez olmuştuk sanki.
Dikkat kesilmiş şarkıyı dinliyorduk ki, birden saygın yaşlı seslendi:
''Tembel ruhlar, bu ne hal böyle? Bu ne aymazlık, bu ne umursamazlık? Hemen dağa çıkın, Tanrı'nın size görünmesine engel olan kabuğunuzu bırakın!''