Puan vermedi·183 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ekim 2022 02:19 Hadi gelin biraz bir şeyler karalayalım. Elimize büyük bir tuval alalım. Onu sınırsız renklerle, boyalarla, fırça darbeleriyle baştan aşağı karalayalım; boyayalım. Hayatın renklerini, insanlarını, olaylarını tuvale yansıtalım. Herkes farklı boyayacaktır tuvali ama tuvalleri bir araya getirince herkese bir pay düşecektir. Ben kendi sırtıma azar azar tuvalleri sırtlamaya başladım ama daha yeterli tuval sırtlamadım. Çünkü daha uzun bir yolum var. Bu yolculuk sırasında illa ki sırtlayacağım birçok şey olacaktır.
Bu tuvallerim bazen insanlardan, bazen yaşanan olaylardan, bazen de okuduğum ve beni yolculuğa çıkartan kitaplardan oluşuyor. Ha işte anlatacağım şeye sonunda geldim. Ne güzel şeyler zırvaladım değil mi? Yok tuvalmiş, yok resimmiş, renkmiş diyorsun ama yok kız vallahi öyle :)) Benim için bir şey yazmak; kelimeleri, fikirleri ve hissiyatları bir tuvale yansıtmak rahatlatıcı. Hem kafamda ve yüreğim de duracağına bırakın da satırlara aksın. Tuval, satırlarımı kaydettiğim yer; boyalar, renkler, fırça darbeleri yazdığım yazacağım ve içimdekiler...
Tabii şimdi bu fırça darbeleri kolay kolay oluşmuyor. Bir birikim gerekiyor. Bu birikimi de bu aralar çokça kitaplardan elde ediyorum. Bu kitaplar da şiir kitapları olunca fırça darbelerinin anlatacağı şey çoğalıyor. Yani "Sanatçı bu eserinde ne anlatmak istemiş?" sorusuna herkes farklı cevaplar veriyor. Çünkü şiirin gücü etkisi bu yönde. Her okunuşta ve her ruh halinde farklı anlamlar veriyor. Bugün, bu zamanda, bu ruh haliyle, bu fikirlerle Tanpınar'ı okuyunca x edinimini; farklı bir zamanda farklı bir durumda okuyunca y edinimini ediyorum. Ama x ve y'yi toplayınca yine ben oluyorum.
Tanpınar'ı herkes romanlarıyla, hikayeleriyle ve gezi yazılarıyla biliyor ama ben onu ve tümcelerini, anlatmak istediklerini şiirleri ile tanıdım. Böyle tanınan birini şiirleriyle tanımak bambaşka bir güzellik ve kazanım. Çokça yeri alıntıladım, tekrar tekrar okudum, kendime kattım, bazen de kendimden çıkardım. Bir şiir sever olarak Tanpınar'ı ve şiirlerini ayrıcalıklı sevdim. Hadi gelin biraz Tanpınar'ın satırlarını buraya buraya sıralayalım:
*Bir sabah vaktiydi geldin gülerek (syf 151)
*Birinin sildiği dünyayı öbürü kuruyor durmadan (syf 149)
*Lalenin üslubu, gülün sevinci, menekşenin kederi (syf 148)
*Kimimizi aydınlık alır götürür
Birden coşan seller gibi
Kimimizi karanlığın çamurunda
Boğuluruz tek bir el işareti
Bırakmadan (syf 146)
*Ne yapmalıyım bilmiyorum artık (syf 145)
*Hep başımın üstünde taşımakta
Bıktığım bu yalnızlık (syf 145)
*Nolur, nolur biraz ben de unutsam (syf 119)
*İçlenme, beyhudedir, maziyi sakın anma (syf 116)
*Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmaz akışında
*Bendedir korkusu biten şeylerin
*Mavi gökte yine kuşlar uçar mı?
*Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan Dönmeyen gemiler olduk açıktan
Adımızı soran, arayan var mı?
*Kalmadı kaybolma ümidim bile
*Ve dersin yavaşça kendi kendine;
Ömrün çemberinden kurtuldum yine.
Daha çokça sıralayacağım satırlar vardır ama bu kadarı yeterli bence. Sadece bu şiir kitabını değil. Okuyabildiğiniz kadar çokça şiir ve yazar okuyun. Bir şiir sever olarak bulduğum şiirleri zamanı geldiğinde okumaya çalışıyorum.
Bir şeyler karalamama yardımcı olduğunuz için ve bu karalamayı izlediğiniz için teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın hoşçakalın