·520 syf.····Okunma: 26 Ekim 2022 15:58 Martin Eden kendi fakir dünyasında yaşarken bir tesadüf eseri zengin burjuvazi sınıfından olan Ruth ve ailesi ile tanışır ve Ruth'a aşık olur. Ayrıca ilk kez gördüğü zengin sınıfının büyülü dünyasına kapılıp onlar gibi olmak ister. Bu yüzden uykusundan bile feragat ederek daha çok okur ve kendini geliştirmeye çalışır. Bütün bunları niçin yapmaktadır? Hem sevdiği kıza layık olabilmek hem de bu büyülü dünyanın içinde olabilmek için. Ancak bu dünyanın içine girdiği zaman buranın hiç de dışarıdan göründüğü kadar zengin bir dünya olmadığını ve hepsinin sahte olduğunu düşünür. Durmadan okur ve şiirler, hikayeler yazar. Ama bütün yazdıkları yayınevlerinden geri döner. Günlerce aç kalır, kıyafetini, bisikletini rehin verir; pul alabilmek için. Kendi ailesinin, Ruth'ın tek isteği ise iyi bir iş bulup çalışmak, ama Martin bunu hiçbir zaman yapmaz. En sonunda Ruth onu terkeder. Bundan sonra Martin'in yükselişi başlar. Yazdıkları dergilerde, gazetelerde yayınlanır ama Martin mutlu değildir. Şimdi istediği her şey ayağına gelir. Açken onun yüzüne bakmayan insanlar şöhreti bulduktan sonra sürekli onu yemeğe davet etmektedir. Ruth bile ona geri dönmüş ancak Martin onu eskisi gibi istemediğini fark eder. Bu iki yüzlülük Martin'in midesini bulandırır. Eski dünyasına dönmek ister orada da yerinin olmadığını görür. Martin Eden artık ne kendi eski dünyasına dönebilir ne de yeni zengin şan şöhret sahibi hayatında kalabilir. En sonunda kendini denizin derin maviliklerine bırakarak iki dünya arasındaki sıkışmışlığına son verir.
En çok etkilendiğim nokta kitabın sonu oldu. Daha önce okuduğum bir kitaptaki karakter gibi Martin'in sonuna da üzüldüm. Kitabın, yazarın hayatından da izler taşıması eseri daha da çekici hale getiriyor. Akıcı, okunması rahat bir kitap tavsiye ederim.