·210 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ekim 2022 21:22 Bu kitap beni öyle etkiledi ki zaman ayırıp bir inceleme yazısı yazmak, bana hissettirdiklerini dökmek istedim. Herman Hesse kalemini Demian ile tanıdım ve beni derinden etkiledi. Okuduğum paragraflar beni dakikalarca düşünmeye itti. Çoğu zaman etik yargılarımı sorgulamamı ve bazı şeyleri neden hissettiğimi fark etmemi sağladı.
Bozkırkurdu’na gelecek olursak Bozkırkurdu aslında bir tanım (tıpkı “Tutunamayanlar” gibi). Bir bölümde uzunca “Bozkırkurdu kimdir? Nasıl biridir?” sorusunun yanıtını veriyor. Bu aslında ana karakter Harry’nin ve belki de bazı noktalarda yazarın da karakterinin analizi. Birçok açıdan yazarlar eserlerinde belki farkında olarak belki olmayarak kendinden izler bırakıyor, kendini ya da kendisinden neden utandığını, kendini neden gizlediğini ya da sahne ışıklarında nasıl parladığını anlatıyor. Kitap boyunca Harry’nin son anına dek neler yaşadığını, bulunduğu mekanların ve tanıştığı insanların betimlemeleri bizi karşılıyor.
Ağır akan ama çok düşündüren bu kitap Harry’nin tamamen yabancı olduğu bir binada başlayıp sihirli bir tiyatroda noktalanıyor. Yalnızlığını paylaşabileceği başka yalnızlar aradığı bu yolculukta içinde hayal ve gerçek arasındaki farkı kaybediyor. Hayaller gerçek, gerçekse hayaller ile içiçe geçiyor. Harry’nin hayranlık duyduğu karakterlerin bile gerçekliğine şüphe ile yaklaşmaya başladım bir süre sonra. Ortadan bir anda kaybolan ve bir anda beliren Hermine mesela. Bazen Hermann olan bazense Hermine olan, Harry’e yalnızlığında eşlik edip ona dansı öğretiyor. Burada “dans” sadece birkaç salınma ve ritme uygun hareket etmekten çok aslında yaşadığını hissetmek. Çılgın kalabalıkta, kahkahaların ve gümbür gümbür çalan müziğin arasında yaşıyor olduğunu bilmekti Harry için.
Yaşadığını hissettikten sonra belki daha fazlasını istedi belki de merakı onu tılsımlı tiyatroya itti. Koridorlarındaki kapılarında yazılar yazan bir tiyatroydu bu tiyatro. Belki kendini bulmak için girdiğin bir kapı, belki aşkını öldürmek için farkında olmadan açacağın bir kapı vardı koridorlarında.
Bozkırkurdu analizleriyle ve düşündürdükleri ile alıp götüren bazen de kafa karıştıran bir yazıttı. Ama kafamın karışmasına ve dakikalarıma değen bir kitaptı aynı zamanda.