Mescid-i Nebi'nin Mihrabları...
1- Mihrab-ı Nebi - aleyhisselam-
2- Mihrab-ı Osman - radıyallahu anh-
3- Mihab-ı Süleyman
4- Mihrab-ı Teheccüd
* Başlangıçta Mescid-i Nebevi'nin bir mihrâbı yoktu. Peygamber Efendimiz'in namaz kıldırdığı yer belliydi. Omer bin Abdülaziz, Mescid-i Nebevi'yi genişletirken ön duvara oyulmuş niş tarzında bir mihrap ilave etmiş
ve bu mihrap daha sonra Rasûl-i Ekrem Efendimiz'in mihrabı olarak tanınmıştır.
* Mihrab-ı Süleyman H. 938'de (m.1531-1532) Kanunî Sultan Süleyman tarafından yaptırıldığından bu ismi almıştır..
Hücre-i Şerif'in Kapıları
1. Fâtımâtü'z-Zehra Kapısı.
2. Şâm Kapısı.
3. Ravza-i Mutahhara Kapısı. Buna Tevbe Kapısı ve "Vakûr Kapısı" da denir.
4. Muvâcehe veya İcâbe Kapısı.
Mescid-i Nebi'nin Kapıları
1- Babu's-Selam
2- Babü'r-Rahme
3- Babü'n-Nisa
4- Bab-ı Cibril
Mescid-i Nebi'de O Zamanlar Sabah Namazı Kılınması Hanefiler ve Şafiler
İmsak vakti ilk ezanın arkasından bütün cemaat sünnete başlar. Sünnetten sonra kâmet getirilir, Şâfii mezhebinden olanlar imamlarının arkasında sabahın farzını kılarlar. Çünkü Şâfiîiler sabah namazını diğer üç hak mezhepten önce kılarlar. Hatta Hanefilerle aralarında bir saatten fazla fark vardır.
Hücre-i Saadet'in Yıkanması..
Malumunuz olsun ki, Hücre-i Saâdet senede üç kere yıkanır. Birisi Rabiülevvel ayının dokuzunda, birisi Receb-i Şerif'in yirmi birinde, birisi de Zilkâde ayının on sekizinde. Bir gün kandilleri, bir gün Hücre-i Şerif'i yıkarlar.
Hücre-i Saadet yıkanırken cümlesi bir ağızdan yüksek ses ile: " La İlahe illallah Muhammedü'r-Rasûlullah" diye zikrederler.
Mescid-i Nebi'de O Zamanlar Teravih Namazı..
Yatsı namazını tek bir cemaat hâlinde kıldıktan sonra ikişer rekat sünneti kılıp, otuz kırk yerde başka başka imamlar arkasında cemaat olup bölük bölük terâvih namazını kılmaya başlarlar. Her imamın önünde birer güveyi feneri vardır. Kimi yeşil, kimi sarı, kimi kırmızı, kimi beyazdır. Türlü türlü renklerdedir. Harem-i Şerîf'in içinde kimi «Allâhu ekber der, kimi okur, kimi selâm verir. Bir safâ, bir cümbüştür ki insan asla bıkmaz. Hatim ile kılan, sûre ile kılan var...
Resulullah'ın Huzurunda Borcunu Arz Etmek..
Malum ola ki, Zilkåde ayının on yedinci gecesi, akşam ile yatsı namazı arasında bütün şehir halkı Peygamberimiz'in saâdetli huzuruna borcunu arz edip: Yâ Rasulallah şu miktar borcum var. İhsân eyle!.. diye salât ü selâm getirerek şebeke'den içeriye buğday bırakırlar. Ağalar orada biriken buğdayı alıp ekmek yapar ve bazı kimselere hediye ederler... Tecrübe edilmiştir ki, o sene hacılar gelip gittikten sonra bir kimsenin dünyada hiçbir bildiği veya tanıdığı olmasa bile, borcu kadar bir para veya mal kendisi ne nasib olur. Hatta bu satırları yazan biçare kardeşiniz o gece şöyle düşündüm:
"Borcum yok, böyle bir devletten mahrum olmayayım, benim de Rasûlul lah'ın defterine ismim kaydolunsun..." dedim ve bir miktar buğday alıp "Ya Rasulallah bu biçâre Derviş Ahmed'i ihsân hediyenle sevindir." deyip salât û selâm ederek bıraktım. Peygamber'in yüzü suyu hürmetine o sene buğdaylar adedince bu fa kire altın nasib oldu. İstanbul'dan beklenme yen yerlerden mektup ile, surre ile akçalar geldi. Hatta Erzurum'dan kırk kuruş geldi. İşte, Huzûr'a borcunu arz etmek bu şekilde de nenmiştir. Bu da Medîne'nin esrarlı ve hik metli işlerindendir.
Medine Dilencisi Demek..!
Bazı kimseler darb-ı mesel olarak «Karşımda Medîne fukarâsı (dilencisi) gibi ne duruyorsun!..» derler. Allah korusun bu sözde, tahkir etmek (aşağılamak) niyet ve mânâsı olursa küfür şüphesi vardır. Böyle bir kelimeyi kullanmaktan uzak dur! Allah'ı ve Pey gamber'i seven muhabbet ehline hiçbir şekil de böyle konuşmak ve bu türlü davranmak yakışmaz.
Medineli Misafire Nasıl Davranmak Gerek?!
Medineli bir müslümanı gördüğümüz yerde ayağa kalkarak hürmet ve sevgi gös termek, üzerimize borçtur. Zîrâ o, hem Efendimiz'in komşusu, hem gurbette olan bir kimse, hem de misafirdir. Onlara ikram ve hürmette bulunmak Efendimiz'e ikram ve hürmette bulunmak gibidir. Aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz komşularını pek sever di, öyle olunca Rasûlullah'ın aşığı olanlara lazımdır ki, Efendisinin sevdiğini sevip hürmet göstere.