·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Kasım 2022 11:39 Kitap 13 hikaye ve 4 masaldan oluşuyor...
Dur bir dakika, papağan gibi herşeyi tekrarlama. Yayın evi öyle başlık atmış olabilir, hatta okuyucular da incelemelerinde aynı hataya düşüp bunu burada defaatle tekrar etmiş olabilir. Ama 4 masaldan birisi devler hakkında. Bu devler kelimesi, yayımcıyı bu yazıyı masallar kısmına iliştirmesine sebep olmuş olabilir, çünkü adamakıllı okumamıştır. Bir göz gezdirip, devler kelimesini görünce verilmiş bir karar olsa gerek. Oysa Sabahattin Ali devlerden kastının bir zamanlar yeryüzüne hakim olan devasa kara ve deniz canlılarını yani dinozorları kastettiğini vurguluyor. Onlar herşeye hakimken ve insan bir memeli hayvanın henüz sulbündeyken ve onların bu hakimiyetlerini ellerinden yitireceklerine ihtimal bile yokken nasıl da kayboluverdiklerini, zamanla eriyip yok olduklarını anlatıyor. Yani bir nevi akıl yürütüyor ve demek istiyor ki "Bugün yokluğu düşünülemeyen yarın hayli hayli yok olur ve varlığını tahayyül etmek bile zorlaşır". Hepsinin küresel bir facia sonucu yok olduğu teorisini duymamış ve ihtimalen kuraklık ve sıcaklık sonucu zamanla yok oldular diye düşünmüş olsa da, her hakimiyetin geçiciliğine vurgu yapmış yazar bu yazıyla. Evet, bu yazı bir hikaye değil, daha çok bir düşünce gezintisi. Ama masal hiç değil. Ama onlarca okuyucu (!) kitabi okurken hiç mi hayret etmedi benim gibi, ama bu masal degil ki diyerek ve yayın evinin hatasını incelemelerinde tekrar ediyor? Hayret doğrusu.
Ya sırça köşk nedir? Bunun üzerinde hiç kafa yordu mu acaba? Yoksa bu darb-ı mesel'i de mi yayın evi gibi masallar hanesine yazdı?
Okunma oranları ne kadar faciaysa ülkemizde, yayın evleri de, sayısı az olan okuyucularımızın okuyuculuğu da facia boyutunda gibi geliyor bana.
Kitabı beğendim. Sabahattin Ali'yi okumak isteyenler bu kısa hikaye, masal ve yazılarıyla başlayabilirler okumaya. Hacim olarak ufak ama içerik bakımından zengin yazılar.
İyi okumalarınız bol olsun...