Selam arkadaşlar ☻
Jack London’ ın kendi hayatından izler taşıyan, yarı otobiyografik romanı, Martin Eden’ ı sizlere anlatmak istiyorum. Konusu şöyle;
...
Martin Eden denizci bir gençtir ve kişiliğinden ödün vermeden sınıf atlamaya çalışır. Zengin bir ailenin kızına aşık olan Martin Eden, ona ulaşabilmek için kendini ilme ve ünlü bir yazar olma hayaline adar. Bu hayal uğruna takıntılı denebilecek bir şekilde varını yoğunu ortaya koyar. Martin Eden, azmi ve zekasıyla hem işçi sınıfını hem de girmeye çalıştığı burjuva dünyasını da aşıyor. Böylece insanların ve toplumun gerçek yüzünü görür. Yazarlık serüveninde çektiği fiziksel ve ruhsal zorluklar da eklenince Martin, derin bir yalnızlığa sürüklenir.
...
Aşırı bir heyecanla okumaya başladığım romanı hüzünle bitirdim. Romanda Jack London’ ın hayatından kesitler görüyoruz. Yazarın kalemi inanılmaz güzel, hayranlık verici. Romanı o kadar güzel anlatmış ki; gayet akıcı. Okurken içinize sinen, size içindeki o duyguyu geçiren bir eser. Baş karakterimiz Martin Eden’ ın hislerine yazma azmine, başarısına ve aşkına hayran kaldım. Kitaplara olan bağlılığı çok gurur vericiydi. Çalışırsak hayatta başaramayacağımız hiçbir şey yok. Martin başardı ama toplumun gerçek yüzünü de gördü. Bu yüzden biraz hüzünlendim. Çok çok beğendim bir eser, iyi ki okumuşum ve sizlerde Martin Eden’ ı okumadan ölmeyin. ☻