·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Kasım 2022 00:00 Hepimiz Gogol'un Palto'sundayız. Çarlık Rusya döneminde bir palto için aşağılanan bir insan... Ve 21. yüzyıl... Kıyafetleri eski, oturduğu ev eski, eşyaları eski olan insanların hâlâ aşağılandığı bir dönem. Bu gidişle de bu paltodan çıkamayız biz.
Akakiy Akakiyeviç, işini çok iyi yapan bir devlet memurudur. Çalıştığı yerdeki insanlar paltosu eski olduğu için onunla dalga geçiyorlar. Ama bizimki bunu sineye çekiyor. Soğuk bir günde yine işe giderken paltosundan bir soğukluk hissediyor. Paltosunun iyice yıprandığını gören Akakiy Akakiyeviç, paltosunu tamir ettirmek için bir terziye götürür. Terzi, paltonun tamir edilemeyeceğini, yeni bir palto alması gerektiğini söyler fakat bizimki ısrarla bir yolunu bulup paltoyu tamir etmesini ister. Bütün ısrarlara rağmen terzi bunu kabul etmez. Üstelik daha pahalıya mal olacağını söyler. Akakiy Akakiyeviç en sonunda pes eder ve yeni bir palto diktirmeye karar verir. Sonunda yeni bir paltosu olmuştur. Yeni paltosunu giydiğinde iş arkadaşları onunla yine dalga geçerler. Yeni paltosunun şerefine bir kutlama yapmak istediklerini belirtirler. Bir akşam vakti iş yerindeki arkadaşlarından birinin evinde bir davet vardır ve bizimki davete gider. Davetten sonra evine dönerken yolda iki serseri tarafından soyulur ve paltosu elinden alınır. Paltosunun peşine düşen Akakiy Akakiyeviç her yola başvurur fakat paltosunu bir daha göremez ve buna dayanamayarak üzüntüden ölür. Sıradan bir insanın ölümü de sıradan olur. İş yerindekiler bu durumu birkaç gün sonra öğrenirler.
Ne yazık değil mi?
Bugün yine kıyafetleri eski olduğu için dalga geçilen birçok insan var. Kıyafetleri eski olduğu için arkadaşları olmayan, bir davete gidemeyen, yolda yürüyemeyen, işe gidemeyen insanlar var. Devlet memurusun ve çalışıyorsun, halk için çalışıyorsun. Paltonun eskimesi aslında senin alın terindir. Fakat bunun farkında olan kaç kişi var?
Bu öykü ilk yayınlandığında dönemine damga vurur. Ve sonra Dostoyevski "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." diyecektir. Bu öykü Rus edebiyatının en önemli kilometre taşlarından birini de oluşturuyor. Yazar aslında Akakiy Akakiyeviç'in şahsında sessiz yığınların insani sorunlarını, dramlarını ve umutsuz yaşam mücadelelerini edebiyata dâhil etmeyi başarmıştır.