Ömrümün son haftalarında günlük gezintilerimi sürdürdüm. Önümdeki tek geleceğin acılarla dolu çarpık bir dünya olduğuna emin oldum. Adımlarım beni nereye görürürse götürsün hep aynı adaletsizliklerle karşılaşıyordum. Her yerde genç çiftler vardı. Bana bütün hayatım boyunca eksikliğini çektiğim şeyi anımsatıyorlardı. Odamdan her çıktığımda beni kıskançlıktan kudurtan genç çiftler görüyordum ve hep nasıl oluyor da bu kızlar aşklarını bana değil de başka erkeklere sunma cesaretini buluyorlar diye düşünüyordum. Artık gidebileceğim hiçbir yer kalmamıştı. Artık yaşanacak bir hayat yoktu. Hesaplaşma Günü bana kalan tek şeydi, bu çarpık dünyanın adaletsizliklerine karşı nihai çözümdü. Eyleme geçmemle birlikte zavallı hayatımda karşılaşmak zorunda kaldığım bütün haksızlıkların öcünü alacaktım.