Damızlık Kızın Öyküsü
8/10
·384 syf.··
2022 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2022 22:12
Nasıl bir giriş yapılır böyle bir kitaba? Kadınların esaretinden mi başlanmalı? Yoksa metalaştırılmasından mı? Bu esaret, bedenleri parmaklıklar arkasına zincirlenmek değil. Bu parmaklıklar kadınların düşüncelerine engel. Bu zincirler kadınların arzularına, isteklerine, duygularına vurulmuş durumda. Bir fare de istediği yere gitmekte özgürdür, labirentin içinde kaldığı sürece. Sayfa:206 Duygusal hiç bir isteğe yer yok bu distopyada. Ne aşk, ne sevgi, ne de özlem. Kendine ait duygu ve düşüncesi olmayan bu kadınların bir ismi de yoktu. Onlar sadece üreme organları olan, metalaştırılmış kişilerdi. Kişi dedim ama onlar kişi olarak bile görülmüyorlar aslında. Kitaptaki isimsiz kişinin de söylediği gibi; Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu. Sayfa:173 Radyasyon ve birtakım hastalıklardan dolayı doğum oranının çok düştüğü bir dönem anlatılıyor kitapta. Ülkede aynı zamanda askeri yönetim mevcuttur. Hâlâ doğum yapabilen kadınlar yüksek rütbeli askerlerden çocuk yapmaya zorlanılıyorlar. Kadınlar sınıflara ayrılmış durumda. Bunları da kıyafetlerinden tanıyoruz. Damızlık kızlar kırmızı renk giyerler. (Kanı ve doğurganlığı temsil eder.) Yaşları küçük kızlar beyaz renk. (Saflığı ve temizliği temsil eder.) Tüm sınıflar bu şekilde birer renkle temsil edilir. Kitabı okuyanların bildiği, okumayanların da tahmin ettiği gibi konu "kadınlar." Fakat ben kitapta dikkatimi çeken başka bir kısıma daha değineceğim. Tüm bu; yasalar, yasaklar, kurallar, hatta yeniden yaratılan din bir seferde olmuyor. Yavaş yavaş gerçekleşiyor. Peki tüm bu iğrenç şeyler tamamen gerçekleşmeden önce bu kişiler ne yapıyorlardı? Kimisi gerekliydi bu, din elden gidiyordu, insanlar sapıtmışlardı diyordu, tabi durumun buraya geleceğini hiç hesaba katmadan. Kimisi askeri darbenin ilk yapıldığı anda ki açıklamalara güveniyordu. Geçici bir süreliğine diyorlardı. Bunların hepsi geçici. Kimisi de aman biz ses çıkarmayalım da başımız derde girmesin diyorlardı. Peki tüm kitle bu şekilde uyuyor muydu? Hayır, elbette ses çıkaranlar da vardı. Azınlıkta olsa da varlardı. Bunların da hepsi VATAN HAİNİ ilan edildiler. DİNSİZ olarak görüldüler. Sadece ülkeyi yönetenler tarafından değil, ses çıkarmaya cesareti olmayanlar, geleceği görmeyecek kadar kör (cahil) olanlar tarafından da böyle kabul edildiler. Dikkatimi çeken bir diğer kısım ise "kadınların en büyük düşmanı yine kadınlardır" sözünün bu kitapta da kanıtlanmış olması. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Bir aile içinde bile kız çocuklarına en çok yasağı genelde babalar değil anneler koyar. Aynı şekilde erkek çocuğuna her türlü özgürlüğü tanıyanlarda yine genelde annelerdir. Kitapta da bu görevi teyze karakterleri üstlenmiş durumda. Kitap konusu ve yaşanan olaylar açısından biraz bunaltıcı etkisi var. Özellikle kadınların konulduğu kalıbı herkesin kaldırabileceğini düşünmüyorum. Fakat okuyup bitirenlerin sorgulayacağı, üstüne oturup düşüneceği fazlasıyla konuya değindiğini söyleye bilirim. Özellikle son bölümündeki özel bir açıklama kafaları yeterince karıştırıyor. Bazı eleştirilerden dolayı önyargılı başladığım halde bittiği anda iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Kitabı okumaya ikna eden arkadaşa da teşekkür ediyorum. Distopyalara merakı olan okurların beğenerek okuyacağını düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
··
4.397 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Evet Mustafa bey nedense ısınamadım bu kitaba ama okumadan önce incelemenizi okusam kesin okumak isteyeceğim bir kitap olurdu.Kadinlarin veya insanların diyelim duygularınin hiçe sayilmasi ve belli bir aç için değerlendirilmesi bana ters geldi sanirsam
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
A.Umay söylediğiniz her şeye katılıyorum ve elimden geldiğince de kitaptan uzaklaşmadan değinmeye çalıştım bu konuya.
Kaleminize sağlık güzel bir inceleme olmuş.
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Nursel hocam 😊 siz kitabı beğenmemiştiniz. Buna rağmen incelemeyi beğenmeniz çok kıymetli 😊🤗
İncelemeniz çok güzel emeğinize sağlık, yanlız şunu belirtmekten de kendimi alamadım "kadın kadının düşmanıdır" kısmındaki otoriter teyzeler bu yola mecbur bırakılıyor, keyfî olarak yapmıyor, doğurganlık özellikleri olmadığı için ve yaşlı oldukları için ya kıyıma ya da ölümden beter bir hizmete verileceklerken onları otoriter bir şekilde kadınları eğitme hakkı verilip ayrıcalıklar sunulunca bunu tercih ediyorlar. Doğru mu yoksa yanlış mi yaptıkları bu değil sorun; birçok kötü tercihten kendilerince en avantajlı olanını seçmeye mahkûm olmaları! Burada diktatörlük erkeklerin belirlemesi ile oluyor, kadınlar sadece mahkûm tabii ki onlarla birlikte mağdur olan birçok erkek te mevcut ama düzeni ve diktörlüğü getiren erkek otoritesi. Şöyle de açıklayabiliriz; tecavüz suçu işleyen erkek için tepki verildiğinde kadınlar savunulduğunda "sadece kadınlar değil erkekler de tecavüze uğruyor" diye kadın mağduriyetini aşağı çekmeye çalışanlar oluyor, tabii ki mağdur olan erkek te çok bu yadsınamaz hepsi için mücadele etmeliyiz birliktelik ama erkeğe de tecavüz eden yine bir erkek bu detayı da göz ardı etmemek lazım.
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için teşekkürler. Ortak bir noktada buluşabilir miyiz bu konuda bilmiyorum. İncelemenin genelinde zaten erkeklerin yaşattığı sorunlara değinmiş bulunuyorum. Ve tüm bunlara en büyük desteği verenlerin de kadınlar olduğunu yok sayamayız. Zorla yapılmasından çok doğru olarak buldukları için de yapıyorlar. Yazdığınız her şeye cevap vermek isterdim ama onlar da başka sorular ve cevaplar doğuracak :) Mesela onca kötülüğü yapan erkekleri anneleri neden böyle yetiştirdi diyeceğim siz de bu sadece annenin mi sorumluluğu diyeceksiniz :) özellikle bizim gibi toplumlarda doğru olmasa da çocukların gelişimi annelerde bulunmakta diyeceğim başka soru ve cevaplar doğuracak:) Fakat yazdığınız her şeye katılıyorum bunu belirteyim. Tekrardan teşekkürler yorumunuz için.
Kitabı okumadim ama dizisini izledim oldukça etkileyici ve yaralayıcı bir dizi olmuş . Kitap aynı duyguyu vermiş mi bilmiyorum ama evet kadının en büyük düşmanı yine bir kadındır...
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Bu kitabı okurken kitabı değil dizisi daha güzel diyenler olmuştu fakat ben izlemediğim için kitabı okursanız aynı tadı alır mısınız bilemedim.
Merhaba; bu kitap burda bitmiyor serisi var. Ayrıca dizisi de var hatta kitabın yazari dizide küçük bir rolde oynuyor. Dizisini izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Mutlaka izleyin. "The Handmaid's Tale"
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Evet dizisini çok öneren olmuştu hepsine de kesin izleyeceğim demiştim ama izlemedim 🙈 ama elbet bir gün :)