·238 syf.····Okunma: 18 Kasım 2022 00:00 İhsan Oktay Anar'dan okuduğum ilk eser oldu ama son olmayacağı kesin. Kitabı okumadan önce burada kısa çaplı bir araştırmam oldu. Çoğu kişi hem beğenmiş hemde beğenmemişti. Tabi herkesin düşüncesi, edebiyat anlayışı farklı. Ama bence bu kitap daha iyi yazılamazdı. Yazarın da alanı olan felsefe her bir cümle ve konuşma arasında kendini çokça belli ediyor bunu okurken gayet iyi anlayacaksınız zaten. Kitabın puslu anlamı bence hem buradan hemde bir düşten geldiği anlaşılır vaziyette. Arada bir olaydan başka bir olaya atlıyormuş gibi gelebilir ancak sizin o geçiş yaptığınız olaylar sizi okuyacağınız yeni karakterlere ve onun geçtiği olayı anlamanız için yapılmış geçişler bu yüzden sakın aklınız karışmasın. Kitabı okurken başlarda kendi kendime "Ne okuyorum ben ya?" olmuştum ta ki kitap yavaş yavaş akıp ve beni kitapta en çok etkileyen yerlerinden biri olan Ebrehe ve Bünyamin arasında geçen diyalogları okuyana kadar. Beni etkileyen bir diğer karakter ise Uzun İhsan Efendi, bu isim ve yazarın ismi arasında kitabın sonunda kendimce bir bağlantı kurmuş olabilirim bunu yazarımız bence kendisi de belli ediyor zaten . Uzun İhsan Efendiyi burada anlatmama gerek yok siz okursanız daha iyi olur çünkü kendisi çok gizemli biri benim için. Kitabın sonu çok anlamlıydı. Kısacası kitap herkese hitap etmeyen ama anlayanına ise çok şey katacak bir kitap. Eğer felsefeyi, düş görmeyi, bunlardan anlam çıkarmak isteyenlerdenseniz birazda vaktiniz varsa bu kitabı es geçmeyin derim. İyi okumalar dilerim.