Gönderi

10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
Küçükken aile içinde yaşanan olaylar, çocuklar için travma etkisi yaratabilir. Çocuk büyüdükçe; küçükken yapamadıkları şeyleri, koruyamadıkları kişileri gün gelip zarar verenden bunun hesabını sorma ateşiyle yanıp tutuşur. Intikam almadan kendini huzurlu hissetmezler. Ama en çok zarar gören yine kendisi olur.  Çocukluğunu yaşayamıyor, mutlu bir anı biriktiremiyorlar, sevilmediğini hissediyorlar. Bu psikoloji ile büyüyen çocuklar için intikam kaçınılmazdır. Çocuklar etraftakilerini, özellikle de evin içindeki bireyleri model almaya müsait durumdalar. Ne görüyorlarsa onu alırlar. Bu kitapta da bunun örneğini görüyoruz. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Muazzam kitap. Kitabın özetine dönecek olursak;    Gurney adında bir emekli bir dedektif eşiyle birlikte şehirden uzak bir yere taşınırlar. Bir gün Gurney'e bir telefon gelir. Telefon üniversiteden tanıdığı arkadaşındandı. Kendisine bir konuda yardımıma ihtiyacı olduğunu belirtir. Bunun için görüşmek ister. Görüştüklerinde kimliği belirsiz biri tarafından kendisini rahatsız eden birinin olduğunu söyler. Rahatsız eden kişi, Gurney'in arkadaşı olan Mark Mellery' e iki mektup gönderir. Mektupta:  Mellery'i çok iyi tanıdığını, bunu ispat etmek içinde aklından bir sayı tutmasını istiyor. Mellery aklından 658 sayısını tutar. Diğer zarfı açmasını ister. Diğer zarfta gerçekten doğru tahmin eden 658 sayısını görür. Kendisinin kim olduğunu söylemesi için öncelikle Mellery'i bulmak için harcadığı 289.87 doları ödemesini ister. Altına da parayı göndereceği adres ve alıcı ismi (X. Arybdis) yazılmıştır. Kendisine ister nakit isterse de çek ile gönderebileceğini belirtmiştir. Mellery de parayı çekle gönderir. İşin içinden çıkamayan Mellery, Gurney'den yardım ister. Gurney kendisine emekli olmasından dolayı çok fazla yardım edemeyeceğini ancak sınırlı bir şekilde yardım edebileceğini söyler.  Polise gitmesinin mantıklı olacağını söylese de kabul etmez. Gurney tahminde bulunması için zorlasa da Mellery'nin aklına kimse gelmemektedir. Polise gitmesini önerdi ama kabul etmedi. Bir süre sonra yine mektuplar alır. Mektuplar tehdit içerikliydi. Gönderilen çek iade edildi. Mellery iyice panik olur. Ama yine de polise başvurmaz. Gurney, Mellery'e iade edilen çekteki adres üzerinden Dermott'a ulaşıp ondan bilgi almasını ister. Mellery, Dermott'u  aradığında kendisinin bir çekle ya da mektupla karşılaşmadığını,  posta kutusunu kendisi dışımda kimsenin kullanmadığını söyledi. Yine herhangi  bir ipucu yakalanmadı. Mellery'nin sekreteri, kendisini birinin aradığını, sesinin erkek mi kadın mı belli olmadığını, Mellery'i tekrar arayacağını söyler. Arayan gizemli mektupların sahibiydi. Gurney,  Mellery'e kendisini aradığı anda konferans yapıp "beni de telefona bağla sesini duyayım"  der. Gizemli kişi arar, Mellery konferans için Gurney'i de arar. Gurney sessizce ikili arasındaki konuşmayı dinler. Gizemli kişi, Mellery'den bir sayı daha tutmasını ister. Mellery bu sefer 19 sayısını tutar. Gizemli kişi, telefonu kapattıktan sonra posta kutusuna bakmasını ister. Posta kutusunda bir zarf bırakılmış. Zarfta da 19 sayısını tuttuğunu tahmin eden bir yazı vardır. Mellery, korkar, kızar ve şaşırır. Nasıl oluyor da aklımdan geçen sayıyı doğru tahmin edebiliyor diye düşünür. Ama bir sonuca varamaz.  Yine mektup alır. Mektupta kasımda olmadı en geç aralıkta görüşeceğini belirtir. Kasım aylarının ilk haftasında Gurney'e haber gelir. Mellery sabaha doğru katledilmiş. Gurney hemen Mellery'nin öldürüldüğü yere gider. Orada çalıştığı yıllarda birlikte çalışma fırsatı yakalamış olduğu  dedektif  Hardwick ile karşılaşır. Hardwick'e niçin orda olduğunu, Mellery arasındaki diyalogtan, mektuplardan bahseder. Olay yerini incelerken çok tuhaf şeylerle karşılaşır. Katil, Mellery'i boğazından önce vurur. Silahın ses çıkarmaması için silahı kaz oyuncağın delik kısmına sokar öyle vurur. Vurduktan sonra viski şişesinin parçasını  yıkayıp Mellery'nin boğazına en az 14 kez kesik atar. Ayak izleri evin bahçesinde bulunan bir ağaca kadar varken sonrasında ayak izleri tamamen yok oluyor. (Görünüşe göre ayak izleri ön kapıdan girip arka kapıdan çıkmış. Ama bu durum cesedin durduğu yere göre mantıksız yani ters durduğunu anlarlar. Burda bir hile olduğunu anlarlar.) Ağaca asılmış bir çift bot, ayak izlerinin bitiş noktasının yakınına atılan kanlı viski şişesi parçası, katılın kurbanı öldürmeden önce kendisiyle getirdiği sandalye ve  birkaç sigara izmaritleri...  Katil, kurbanı öldürmeden önce tuhaf bir ses çıkarır. Kurban uyanıp sesin nerden geldiğine bakmak için bahçeye çıkar ve öldürülür. Ama en tuhafı da devamı olmayan ayak izleri, ağaca asılan bir çift bot ve eşyaların laboravura gönderildiği halde herhangi bir parmak izinin olmaması ve en tuhafı da katilin kendisiyle bahçe sandalyesi getirmesi. Olaya artık bölge savcısı, komiser, dedektif, adlı psikolog vs. katılır. Gurney'in de olayda yerini alması için bölge savcısı Kline, işlemleri yapar ve bu komda kendisinin de yer almasını sağlar. Çok geçmeden iki ölüm haberi daha alınır. Bu ölümler de Mellery'ninki gibi  mektuplar, tehditler ve çekler, istenilen para. En sonunda da önce vuruluyor, ardından aynı viski şişesiyle boğazından kesiliyorlar. Yine hiçbir parmak izi veya en ufak bir ipucu yok. Bir gün GD Güvenlik Sistemleri'nden sorumlu olan Dermott Gurney'i arar ve penceresine yapıştırılan bir nottan bahseder. Korktuğunu, bunun için de bir koruma talep etmesi için kendisine yardımcı olunmasını istedi. Bunun için bir polis görevlendirildi. Dermott'un evine giden polis de katledilir. Dermott üstüne bir de birisinin kendisini aradığını, sıradaki ölecek kişinin kendisi hemen sonrasında da Gurney olduğunu söylediğini anlatır. Bu durum üzerine Gurney Dermott'un evine giderse bir ipucu yakalayacağını söyleyerek Dermott'un evine gider. Orda çok sayıda polis ve bir yüzbaşı vardı. Kendisini yüzbaşıya tanıttıktan sonra niçin oraya geldiğini, kendilerine yardımcı olabilecek bir şeyler yapabileceğini anlattı. Aynı şekilde yüzbaşıdan bilmediği önemli detayları anlatmasını istedi. Yüzbaşı bir şeyleri saklıyor gibiydi. Gurney, Dermott'un yanına konuşmaya gider. Dermott o eve taşımalı bir yıl olduğunu, bu sabah polisin kanını görünce aklına bir şeylerin geldiğini açıkladı. Anlatmadan önce Gurney'e üzerinde silah olup olmadığını sordu. Gurney üzerinde silah olmadığını söyler.  Bir komşusunun anlattığına göre bundan 25 yıl önce  bu evde bir olay yaşadığını söyler.  Bu evde bıçaklanan bşr kadının hikayesi. Olayın yüzbaşıya anlaymaya giden Gurney, yüzbaşınınım bu konu hakkında bilgisi olup olmadığını sorar. Yüzbaşı anlatmak istemese de başta bir şeyleri gizleyerek en sonunda tamamını anlatır. Olayı anlatan yüzbaşı:  "Her zaman olduğu gibi yine bir gün eve sarhoş gelen baba (Jimmy), karısı Felicity ile tartışır. Tartışma esnasında Jimmy, bir viski şişesini kırıp elindeki viski parçasıyla karısının boğazını feci şekilde kesti. Felicity çok kan kaybetti ama kurtuldu. Beyin hasarından dolayı sadece nefes alarak yaşamını sürdürebiliyordu. Olay sonunda Felicity bir bakımevine yerleştirildi. Jimmy ise "Nefsi Müdafaa" olduğunu iddia ettiği için pazarlık yoluna varıldı. Sosyal hizmet karşılığında cezalandırılacağı yıllar indirildi. Olayın yaşandığı sırada orada bulunan ve her şeye şahit olan çocuğu Sosyal hizmetlere verildi." Dedi. Yüzbaşıya bu durumun bu cinayetle (polisin öldürülmesi) ne ilgisi olduğunu, bunu niçin anlatmakta zorluk çektiğini soran Gurney, Jimmy'nin de bir polis olduğunu öğrenir. Önceden edindikleri bilgiler arasında katilin polislerden  nefret etmesinin sebebi böylelikle açığa çıkmış oldu. Hem polislerden hem de Jimmy'nin çalıştığı yerden nefret ediyordu. Öldürülen polis de aynı senelerde Jimmy ile aynı yerde çalıştığı için öldürülmüş olabileceğini söyledi. Orada bulunan polislerden çevredeki komşulardan bilgi almaları için görev verildi. Polislerin arabalara binip uzaklaştığını gören Dermott sinirlenip Gurney ve yüzbaşıyı odasına çağırır. Gurney yanına gider. Kendisinin yeterince korunmadığını söyleyen Dermott bağırıp çağırmaya başlar. Sesi duyan yüzbaşı yanlarına gider. Dermott, işlerini düzgün yapmadıklarını, kendini yeterince güvende hissetmediğini söyler. Evin her yerinin aramadığını, bu nedenle katilin içeride olup olmadığını söyledi. Yüzbaşı her ne kadar her yerin didik didik arandığını söylese de ikna olmadı. Aşağıdaki bodruma bakmadıklarını kızarak söyledi. Bu duruma sinirlenen yüzbaşı kendisinin gidip kontrol edeceğini söyler. Dermott bodrum katının anahtarını verir yüzbaşıya. Yüzbaşı çıkar çıkmaz eksik anahtar verdiğini belirterek eğer anahtarı da Gurney'e verir yüzbaşıya teslim etmesi için. Gurney yüzbaşıya birlikte kapıyı açarken gördükleri karşısında şaşkına döndüler. Bodrum katı bi nevi ev gibiydi. Serili hali, yatak masa vs. Içeri girdiklerinde duvara asılı bir çerçeve görürler. Çerçevede öldürülen kişilerin yolladığı çeklerin fotokopisi duruyordu. Odanın diğer ucunda bir sandalye ve üzerinde oturan solgun yüzlü bir kadın görürler. Gurney tam tuzağa düşürüldüğünü anlamışken Dermott içeri girer ve kapıyı kapatır. Aslında o evde yaşanan olayda sosyal hizmetlere verilen çocuk Dermott'tu. Yaralanan annesi de sandalyede oturan kadındı. Dermott büyüdü kendini bilgisayar yazılımı konusunda geliştirdi. (Yazılım üzerinden sağlık tabanlı verileri taratarak alkol alanların listesini oluşturmak için)   İş sahibi olunca da annesini yanına alıp önceden yaşadığı eve tekrar taşınmışlar. Dermott, annesini yatağa yatırdı.  Elindeki silahla Gurney'in sandalyeye oturmasını, yüzbaşının ise yere yatmasını istedi. Yüzbaşıyı öldürmeden önce kendisinden bazı şeyleri isteyeceğini bu durumda biraz daha geç öldüreceğini belirtti. Yüzbaşı söylenileni yapacağını söyledi. Dermott'un isteği yıllar önce yaşanan olayı canlandırmasını istedi. Yüzbaşıdan babası rolünü yapmasını istedi. Böylelikle küçükken kontrolü elinde tutamayan Dermott şimdi babası (rolünde), annesinin boğazını tam keseceği anda yüzbaşıyı vuracaktı. Böylelikle kontrolün, gücün kendisinde olacağına ikna olacaktı. Babasının alkol bağımlılığına olan öfkesi yüzünden kurbanlarını; alkol alan ve babası gibi orta yaşlı olan adamları seçmişti. Canlandırma esnasında Gurney,  tam yüzbaşının vurulacağını anladığı anda Dermott'u oyalamak için bir hikaye uydurur. Dermott'un başından geçenleri kendi başından da geçtiğini anlattı. Bu yüzden kendisinin de alkoliklerden nefret ettiğini söyledi. O yüzden Dermott'a yüzbaşıyı vurması için emir verdi. Dermott şaşırır. Kontrolün elinden çıkmasından korkan Dermott tam Gurney'e laf yetiştirdiği anda canlandırma esnasında viski şişe parçasını elinde bulunduran yüzbaşı Dermott'a saldırır. Cam parçasını şakağından sokar. Tam ateş edeceği anda Gurney de elindeki silahın üzerine atlar. Mermi duvarı deldi. Silah sesine gelen polisler, olatı anladıktan sonra ambulans çağırır,  olay yeri inceleme için ekip çağırır. Gurney kalktığında yüzünden kan aktığını fark etti. Dikiş atıldı. Dermott ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.      Malesef ki gerçek hayatta bu yaşanmışlıklara benzer o kadar olay yaşanılıyor ki :(  Psikolojisi bozulan çocukların öfke, intikam duygularıyla büyümesi, annelerin mutsuzlukları, yaşanan cinayetler ve serbest bırakılan zanlılar... Diyecek o kadar çok şey var ki...
Aklından Bir Sayı TutJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20231,619 okunma
·
214 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemenizi okuycaktım ama üşendim kitabı yeniden yazmışsınız
Ayşe Ekinci
Gönderi Sahibi
Bende unutkanlık problemi var. O yüzden kitap da okumak içimden gelmiyordu. Ama bu uygulamayı keşfettikten sonra okuduğum kitapların derin incelemesini yapmaya başladım. Amacım yarın öbür gün okuduğumu unuttuğumda buraya bakıp ne okuduğumu hatırlamak. Bu nedenle özetleri derine inerek yazıyorum :)