Elinize alsanız "Ben bunu 1 günde bitiririm." deyip de asla bitirmeye kıyamayacağınız incecik bir kitap. Her sayfasında Werther'in acıları derinleşiyor ve siz çaresizce onun heder oluşunu izliyorsunuz. Werther bir roman karakteri olmaktan çıkıp karşınıza oturuyor, onunla uzun uzun dertleşiyorsunuz. Kâh acıları sizi ağlatıyor kâh bu yüce sevginin karşısında lâl oluyorsunuz. İnsan sevgiye muhtaçtır a dostlar. Lakin sevilmeyişinden sorumlu değildir. "Bazen hiç anlamıyorum, ben onu tek başıma bu kadar içten, yürekten severken, ondan başka kimseyi görmez ve bilmezken, nasıl oluyor da o başkalarını sevebiliyor ve sevmeye hakkı olduğunu düşünebiliyor." diye serzenişte bulunuyor Werther. Umarım kader hiçbir vakit bizi Werther'i anlamak zorunda bırakmaz.