8/10
·436 syf.··
2022 64. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2022 23:23
Gerçekten de çok ağır bir kitaptı. Edebi olarak değil, dil olarak değil, anlatım tarzıyla bir alakası yok bu ağırlığın. Aksine yazarın gayet akıcı bir tarzı var. Bana ağır gelen konusu oldu. Ve daha da kötüsü anlatılanların gerçekten de yaşanmış olması... Özellikle "günlük" kısmını okurken kitap, nefesimi kesti, içine aldı beni, yaşattı tüm işkenceleri bana da. Yaşananların acısını hissettirdi, öfkelendim, kızdım, üzüldüm... Bir kez daha nefret ettim insan ırkımdan. Yugoslavya'nın dağılması sırasında yaşanan katliamı konu ediyor kitap. Yaşanan katliamın Nazilerin yaptığı katliamlardan çok da aşağı kalır bir yanı olmadığını görüyoruz kitabı okuyunca. Bu da bize şunu gösteriyor ki savaşlarda güçlü olanlar güçsüz olanları sadece öldürmüyorlar, ölüm kolay olanı, zor olan; yaşanan işkenceler, aşağılanmalar, insan yerine konulmamak... Ölüm güçsüz olan için aslında kurtuluş oluyor... En kötü kısmı da şu ki bugünün güçsüzü yarının güçlüsü olduğunda da işler değişmiyor. Hatta belki de çok daha gaddar da olabilirler. Kitap; polisiye, aksiyon, gerilim ve tarih içeriyor. Bana kitabı hediye eden kişi "polisiye" dediği için aylardır ertelediğim bir kitap oldu. Fakat bu kitap sadece "polisiye" denilip geçilecek bir kitap değil. Kitabın içeriğine haksızlıktır bu. Tecavüz kampından sağ kurtulan çok az sayıda ki kişilerden biri olan Carla'nın bastırmış olduğu geçmişini annesinin günlüğünü bulduktan sonra tekrardan hatırlamasıyla intikam almak ister. Aksiyon ve gerilim kısmı da bundan sonra başlar. Yazar bu tarihi soykırımı kendi kurgusuyla harmanlayıp muhteşem bir eser yaratmış diyebilirim. Özellikle "Günlük" kısmını kaldırabileceğine inanan herkese okumayı öneririm. Keyifli okumalar
Son TanıkGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınları · 2014804 okunma
·
1.089 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kaleminiz daim olsun, yüreğinize sağlık,incelemenizi okuyunca sırp katliamlarının yaşandığı 1990'lı yıllara gitti belleğim. O günün gazetelerinden birinde şöyle bir haber okumuştum. Birleşmiş Milletler Barış gücü olarak ingiltere'den Bosnaya gidip orada görevli bir Asker, diyordu ki, "Burada olanlara tanıklık edince Tanrıya olan inancımı sorgulamaya başladım! Nedenine gelence, insanlara benzin içirip ağzına bir bez bağlayıp ateşleyip insanları adeta bir molotof gibi patlatarak öldürüyorlar, eğer bir Tanrı varsa bu kadar haksızlığa neden izin verip müsade ediyor?" Söz belirttiğim gibi şahsıma değil, BM barış gücü Askeri olan bir ingiltere Askerine ait. Bu Birleşmiş Milletler Barış Gücü nasıl bir güçse bu vb olaylara seyirci kalmış demek ki, sanıyorum son evrede Nato Müdahalesi ile bu barbarlığa dur denilmişti. İnsanın insan tarafından vahşetinin kıyımının son bulduğu bir dünya temennisiyle. Iyi okumalar
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Yorumunuzla beni tekrardan kitabı okuduğum zamana götürdünüz. Okuduklarımı kabullenmek hiç kolay değildi. Yorumunuz için teşekkür ederim 🤗📚