10/10
·1128 syf.··
Beğendi
·
2022 87. kitabı
#okudumbitti #PaulAuster #4321 #1127sayfa #KasımAyı11ciKitap 9 sınıf öğrencisi Ferguson bir hikaye yazar ve bunu öğretmeniyle paylaşır. Güzel övgüler almayı beklerken yoğun bir eleştiriyle karşı karşıya kalır. Küçük Farguson öğretmeni onu eleştiri bombardımanına tutarken şunları düşünüyordu. Alıntı:"Bunun ne kadar komik, şayet yarı ölü biri değilse o sayfaları okuyan herkesi en azından gülümsetecek kadar absürt ve masum bir güldürü olduğunu nasıl göremezdi" Sonrasında gelişen konuşmada Farguson aşağıdaki sözlerle açıklamaya çalışıyor kendini. ALINTI:" Hank ve Frank birer köle Mrs. Baldwin. Afrikadan - ayakkabı fabrikasından- geliyorlar, sonra zincire vurulup gemiyle -ayakkabı kutusuyla- Amerika'ya getiriliyor, kamyona yüklenip Madison bulvarı'na götürülüyorlar ve sonra köle pazarında efendilerine satılıyorlar" Ama öğretmen anlamamakta ısrarlı. Yazdıklarından bu anlaşılmıyor diyor. Çünkü o hikayenin ahlaki yönüne takmış durumda. Daha fazla açıklamayayım artık bu kısmı. Alın ve mutlaka okuyun. Ferguson kaza geçiripte iki parmağını kaybettiğinde hissettikleri, sonrasında sevgilisinin ona söyledikleri kesinlikle okunması gereken satırlar. Bir olaya iki farklı bakış açısıyla nasıl bakılabileceğine öyle güzel bir örnek ki. Ya anne ve babasının ayrılık kararını açıkladıklarında ki o olgun tavrı. Bakın verdiği cevaba. Alıntı: "Artık yalan olmayacak, artık 'mış' gibi yapılmayacak. Hakikat çağı başlıyor." Bu kitabı okurken Ferguson ile birlikte büyüdüğünüzü hissedeceksiniz. Bir çocuktan ergenliğe geçiş sürecini, cinsel kimlik arayışını, siyaset ve dine bakışı ile o süreci birlikte yaşayacaksınız. Savaş ve ırkçılıkla ilgili satırları hüzünle okuyacaksınız. Kitapta bahsi geçen birçok kitabı not edecek, bazılarını okuduğunuz için şanslı olduğunuzu düşüneceksiniz. Kafka'nın dönüşümünü okumayan birinin bu kitapta neden bahsettiğini anlaması çok zor ne de olsa. Aynı zamanda birçok film not edeceksiniz bir kenara. Ben Ferguson'u çok sevdim. En çokta annesine olan hayranlığını, aşkını. Daha çok alıntı yapardım bu eserden ama 1127 sayfalık kitabın çeyreğini de yazamam ama değil mi? Bu güzel eseri bana hediye eden sevgili dostum güzelliğim @dnz.a.y çok ama çokkk teşekkür ederim tatlım. Kıyamadığım alıntılar: 1) Sadık bir denizci son ana kadar, dümmeni tehlikeli sulara kıran çılgın kaptanın yanında durur. 2)"Ya çalılırsın ya açlıktan ölürsün. Ya çalışırsın ya başını sokacak yeri keyberdersin. Ya çalışırsın ya ölürsün.." 3)"Eğer ihtiyacımızdan fazla paramız varsa, fazlasını bizden daha muhtaç durumda birine vermeliyiz. Yiyecek alacak durumda olmayan birine, yatalak bir ihtiyara, beş parası olmayan birine. Paramızı kendimize harcamak doğru değil. Bu bencillik, şımarıklık." 4)"Henüz okumadığım kitapları düşündükçe seviniyorum - okuyacağım daha yüzlerce, binlerce kitap var. Sabırsızlıkla beklenecek o kadar çok şey." 5)"Bir babanın çocuğuna vereceği en büyük armağan iyi bir eğitimdir" 6)"Ferguson çikolatalı puding kasesine bakarken çocukların ebeveynlerini boşamalarına olanak tanıyan bir yasa olup olmadığını merak ediyordu." 7)"Çünkü Dostoyevski ona kugulanmış hikayelerin eğlence ve vakit geçirme aracı olmanın çok ötesine geçebileceğini, insanı altüst ve tersyüz edebileceğini, insanı hem yakıp kavuracağını hem donduracağını hem de çırılçıplak soyup evrende kopan fırtınaların içine fırlatacağını öğretmişti. " 8)"Ne hissediyorsak onu hissediyoruz demektir, diye yazdı, ve duygularımızdan sorumlu olamayız. Hareketlerimizden sorumluyuz, ama duygularımızdan sorumlu değiliz" 9)"Dünya bokla, acıyla ve dehşetle dolu bir lağım çukuru, ama sen kalkıp da bana gülmenin yasaya aykırı olduğu bir ülke kurmak istediğini söylüyorsan, o zaman başka bir yerde yaşamayı yeğlerim"
4 3 2 1Paul Auster · Can Yayınları · 2017654 okunma
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.