Adı:
4 3 2 1
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
1128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750735844
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
“Auster’ın en büyük, en yürek burkan, en doyurucu romanı, gerçeklerin ve olasılıkların, aşkın ve yaşamın sürükleyici ve şaşırtıcı öyküsü” olarak tanımlanan yapıt, bir aile destanı havasında başlıyor ve o aile bireylerinden birinin kendi yaşamını “ya öyle olmasaydı” diye sürdürmesiyle devam ediyor.



Sadece bir ailenin ve bir kişinin yaşamıyla sınırlı kalmayan roman, Soğuk Savaş, Rosenberg’lerin idamı, Kennedy ve Martin Luther King suikastları, Vietnam Savaşı, My Lai katliamı, 1968 üniversite olayları gibi konuları da ayrıntılarıyla işleyerek 20. yüzyılın ikinci yarısına panoramik bir bakış sunuyor ve bu deneyimleri bitmek istemeyen, akıcı, keyifli cümlelerle aktarıyor.



Auster kitabını yorumlarken, “Kendi yaşamımdan bazı şeyleri aktardım, ama hangi yazar bunu yapmaz ki?” diyor ve, “Ben tanıdığım, bildiğim dünyayı, kendi yaşadığım ve sürprizlerle dolu deneyimleri yansıtmaya çalışıyorum, ömrüm boyunca bu kitabı yazmak için bekledim,” diye tamamlıyor sözünü.



(Tanıtım Bülteninden)
1128 syf.
Tek kelimeyle muhteşem kurgu!!! Kitap üstbiliş ve metinlerarasılık üzerine kurulu. Yani postmodern ayrıca birçok alanla haşır neşir ediyor sizi. Tonlarca paha biçilmez kitapla, tarihle, psikolojiyle ilişkilisiniz. İçinde inanılmaz bir kitap listesi var. Ayrıca anne baba birlikteliğinin bir çocuk üzerindeki etkileri, cinsel tercihlerin karakterimize çevremize yansıması... bunun gibi birçok konu o kadar güzel bir dille işlenmiş ki 1127 sayfa nasıl bitiyor anlamıyorsunuz. Ayrıca Amerika tarihi film şeridi gibi önünüzde. Amerika’ya gitmeden görmüş kadar, o ırk savaşlarını bizzat yaşamış kadar oluyorsunuz. Kitap hakkında yazılacak çok şey var. Buraya yazmak bazen anlamsız geliyor. Naçizane fikrim tabi çok da dikkate alıp okuyan olmuyor. Okuyan kitap dostlarına şimdiden teşekkürler. Ben kitabı okuyan arkadaşlarımla sohbetini yapmayı daha çok seviyorum. İşte o zaman daha anlamlı oluyor
Paul Auster bu zamana kadar 4321i yazmak için beklemiş ya iyi ki beklemiş ve bize bu harika eseri hediye etmiş. Kesinlikle üzerinden zaman geçince tekrar okuyacağım kitaplardan. Özellikle yazı yazma hevesi olanlar için de yol gösterici ve öğretici bir eser.
Ferguson ve Adler sülalesi. Kitap bunların tanıtımı ile başlıyor. Sonra Archie’nin hikayesine geçiyoruz. Bu karakterin dört olasılıklı hayatını okuyoruz. Kitap sayfa bakımından cüsseli. Okuyacak arkadaşlara tavsiyem kitaba başlarken soy ağacı çıkarmaları. Ben çok faydasını gördüm. Bir de Archie, annesi, babası, Mildred teyze ve tabiki Amy karakterlerini çok dikkatli okumaları. Çünkü olasılıkları çözerken kilit nokta oluyorlar. Kitap 7 bölüme ayrılmış. Her bir bölüm kendi arasında dört kısımda anlatılmış. Olasılıklı hayatlar karışık verildiği için sona geldiğinizde dahi ilk sayfayı hatırlamanız gerekiyor. Ben böyle insanı zinde tutan kitapları seviyorum. Buna hiç takılmayın çünkü bir süre sonra dört ayrı kitap okuyor gibi hepsini hatırlıyorsunuz. Su gibi akıp gidiyor. O kadar dozunda bir anlatım var ki hiçbir betimleme, kişi tanıtımı insanı yormuyor. Ben inceleme yaparken kişi tanıtımı ve olay örgüsü üzerinden yapmıyorum. Çünkü okuyacak arkadaşlara haksızlık olur. Ama şu kadar söyleyeyim bence okuduğunuza pişman olmayacaksınız. Keyifli okumalar ️
1128 syf.
·8 günde·10/10
Her okur bir kitaba başlarken hayatına yeni bir karakter sokar diye düşünürüm. O karakter bize arkadaş olur bazen ailemizden biri olur ya da çevremizden birine benzer. Ve her okurun da o karakteri algılayışı farklı farklıdır. Dolayısıyla her birimize farklı bir insanmış gibi gelir, iç dünyamıza yazarınkinden yarattığından bile çok farklı bir karakter olarak girer ve o saniyeden sonra o yazarın değil bizimdir diye düşünürüm. Bu sebepten herhalde ben karakterlere çok bağlanırım, her kitabın bitişi bir vedadır benim için ve oldukça hüzünlüdür ve hep merak ederim acaba o şimdi ne yapıyor, karakter ölmüş ise yaşasaydı ne yapardı, başka bir yol izleseydi nasıl bir hayatı olurdu gibi. Aslında bu soruların hepsi kendimiz için de geçerli; hukuk değil de işletme okusaydım ne yapardım, doğup büyüdüğüm şehirden ayrılmasam ne oldurdu vs. vs. Bu soruları yazar da kendine sormuş ve kendi hayatından esinlenerek yazdığı romanın karakteri Archie’nin 4 farklı varyasyonunu sunmuş bize. Archie büyürken sanatla, sporla ve her zaman edebiyatla ilgileniyor ve her birinde hikaye farklı bitiyor. Ama hikaye devam ederken bize yazar cok güzel bir okuma listesi ve sinema tarihi bilgisi veriyor. Sadece kendi hayatıyla sınırlı kalmıyor soğuk savaş, Rosenberg’lerin idamı, Kennedy ve Martin Luther King suikasları, Vietnam savası, çiçek çocuklar ve direniş hareketlerinden de bahsediyor. Genel bir 20. Yy ortası Amerikan tarihi bilgisini de vermiş oluyor.
Kitabın sonunda ise yazar bize çok güzel veda ediyor. Üstte yazdığım gibi her kitabın bitişi hüzünlü olur ama bu sefer Archie ile fazla samimi olduğumuz için bu veda daha da hüzünlü oldu benim için. Umarım Auster daha cok uzun yıllar yaşar ve bizi yeni insanlarla tanıştırır.
1128 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Ne demeli ki bu kitap için cok şey bilinen şeyleri söylemeye gerek yok kurgusu,sayfa sayisi,ne sebeple yazarin bu kitabi yazdığı artik malumumuz.Ben uzun zamandır bu kadar tadına doyamadigim bir kitap okumadığımı anlatmak isterim evet cok beğendiğim kitaplar oldu geçen yıl ama Auster tam bir şölen yaratmış size bir yandan uzun bir liste bahsetmiş hem yaşadığı döneme ışık tutmuş hemde kitap içinde öykü sürprizleriyle okuyucuya sağlam bir armağan bırakmış. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.Su gibi aktı cümleler ahenk içinde dans etti zihnimde karakter bağladı gitti kendine uzun sürede benimle kalacak gâliba gercekten iz bırakıyor. Paul Auster ben de cok ayrı bir pencere açtı ve okuma vizyonumu cok başka boyutlara taşıdı şimdiye kadar neden Auster okumadigima cok isyan ettim herkese keyifli okumalar.
1128 syf.
·Beğendi·10/10
2017 Tüyap kitap fuarında satıcının ısrarı üzerine aldığım fakat kitabın kalınlığı yüzünden okumaya bir türlü cesaret edemediğim şahane bir roman. Bu kadar akıcı, Bu kadar kolay okunabilen, kendine hayran bırakabilen Bir kitap olduğunu gerçekten tahmin etmiyordum. Okudukça, sayfaları çevirdikçe yağ gibi aktığını, Tek bir cümlesinin bile okuyucuyu sıkmadığını keşfettim. Zaten 1127 sayfalık tuğla kalınlığındaki kitabı 58 kişinin okumaya başlayıp sadece 1 kişinin yarım bırakması istatistiğine bakarak ne kadar güzel bir eser olduğu anlaşılıyor.
Kitabın konusuna değinecek olursam: 1900lü yılların başında Amerika'ya göç eden bir adamın, oğlunun oğlu olan Ferguson isimli kahramanımızın Şu anki hayatımdan daha farklı hayatlar yaşasaydım nasıl olurdu acaba? Fikrinden yola çıkarak aynı adamın 4 farklı hayat hikayesinin anlatıldığı merak uyandırıcı, şaşırtıcı bir hikaye. Okurken, Kendi hayatımızı düşünecek, Şöyle olmasaydı da böyle olsaydı nasıl olurdu diyeceksiniz. Kitabın bana kazandırdığı en önemli şey ise kitap okuma alışkanlığını çocuklara küçük yaşlarda kazandırmanın hayatını nasıl şekillendireceğini çok güzel anlatması.Bu arada bu benim ilk incelemem. Herhangi bir kitap hakkında ki ilk yazım. Sürçü lisan ettiysem affola. İyi okumalar.
1128 syf.
·74 günde·10/10
Bazı filmler vardır, seyrine doyum olmaz ama 3-4 saat, bir 4 saat daha olsa izlerdim denir. “Bir bu kadar daha olsa giderdim” denen yollar, “bir 6 ay daha olsa kalırdım” denen yerler... Kitabı sipariş ettiğimde 1100 küsür sayfa olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu ama bitirdiğimde bin değil üç bin de olsa okurdum dedim. Auster Baba bu sefer sadece bir kitap yazmamış sanat yapmış..

O kadar sayfanın arasında bir yerde mutlaka kendinizle karşılaşıyorsunuz. Zamanında söyleyemedikleriniz, cesaret edemedikleriniz, pişmanlıklarınız bir bir su üstüne çıkıyor. Şans, şanssızlık, doğru zamanda doğru yerde olmak kavramları yeniden hayat buluyor.

Yorumlarda da okursunuz, neden 1-2-3-4’e ayrılmış az çok biliniyor ama kitabın adı neden “4-3-2-1”, bu kısım da çok tatlı bir şekilde bağlanıyor kitabın sonunda. Adeta 1100 sayfanın sonuna gelebildiğiniz için Auster Baba ağzınıza çilekli pasta uzatıyor..

Seviyorum ulan!
1128 syf.
·37 günde·Beğendi·10/10
Sadəcə adını bəyənərək seçmişdim-4321.
Nədən bəhs edə bilər? Niyə 1127 səhifə? Bu qədər çox nə yazıla bilər axı? -deyib almışdım. Son səhifədə kitabın adının izahı da Paul Austerin-bir yazarın zəkasının və təxəyyülünün nə dərəcədə irəli gedə biləcəyinin sübutu idi. Eyni insan 4 fərqli yaşam və qaçınılmaz eyni son. Son cümləsini oxuyanda kaş bundan sonra da 1127 səhifə olsa da oxusam dedim. Fəlsəfə, psixologiya , Amerikan tarixi, şəxsi düşüncələr, mentalitet, ailə, sevgi.. Bunların hamısı 4 fərqli yaşamda. Və oxucununda yaşamına təsir edə biləcək gücdə. * Ən ürək burxan, ən doyurucu, gerçəkliklərin və olma ehtimalı olanların, sevginin və yaşamın sürükləyici və təəccübləndirici öyküsü* Və mənim illər sonra yenidən oxuyacağım romanım...
1128 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Paul Auster'den New York Üçlemesi ve Yanılsamalar kitabını okuduktan sonra 4321 bana cazip geldi ve 1128 sayfa da çekiciydi.

Bitirince biraz hayal kırıklığına uğradım. Kurgu çok güzel fakat birkaç eksiği var..bence.. Ana karakter Archie Ferguson'nun soy kütüğüyle başlayan roman 13-15 yaşlarında kırılmaya uğruyor. Bu kırılmayı konunun akışından anlıyorsunuz. Burada böyleydi, şurada niye böyle derken kırılmanın farkına varıyorsunuz. Ardından kahramanımız yazarlığa yürüdükçe yazdıkları ve okuduklarımız arasında bir şeyler olduğunu anlıyorsunuz. Zaten Paul Auster de bu romanı için kendi hayatından izler taşıdığını ifade ediyor.

Üslûp güzel, edebi bir değeri ve işçiliği hemen göze çarpıyor. Zaten bu romanı bitirmemi sağlayan etkenlerden biri de üslup.

Ancak konu için olumlu şeyler söyleyemeyeceğim. Yahudi bir göçmen çocuğu olan kahramanımız tipik Amerikan gençliğinin fazlaca uç bir örneği olarak sırıtmış. Cinsel içerik çok abartılı ve insanın gözüne gözüne sokuluyor. Bu açıdan hiç beğenmedim. Hayatın her yönüyle edebiyatın içinde olması fikrine katılmıyorum...
1128 syf.
·7 günde·Puan vermedi
güzel kitap ama belki çeviri hataları (ufak tefek olsa da) belki de hikayede gidiş gelişler kafa karıştırıyor ama okudukça devamı merak uyandırıyor sonuçta anlatımı değişik farklı geldi
1128 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Eğer o gece Ferguson-1 hayatta kalabilseydi. Ertesi gün Gianelli ile birlikte Attica ya gidecekti.
.
Demek istiyorum ki doğru seçim yapıp yapmadığını hiçbir zaman bilemezsin. Bunu bilmem için bütün gerçekleri bilmek gerek. Bütün gerçekleri öğrenmenin tek yolu da aynı anda iki yerde birden olmaktı ki bu da olanaksızdı.
Yani insanlar bu yüzden mi tanrıya inanıyor.
.
Kafka nın kitaplarını yavaş yavaş okumaya çalışıyorum. Çünkü Kafka yı çok seviyorum. Oturup henüz okumadığım Kafka kitaplarını bir çırpıda hatmedecek olsam, okunacak yeni bir Kafka kalmaz, o da çok üzücü olur.
.
1127 sayfa Ferguson okumak ister misiniz? Ozaman buyurun size Ferguson' u takdim edeyim. Başladığı nokta Amerika' nın en zengini Rockafeller gibi olma hayali ile başlar ama bittiğinde bir arpa boyu gitti mi? Siz karar verin.
1128 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10
Bazı önemli yazarlar, artık P. Auster' ın hem pöpüler hem iyi edebiyatçılar kervanında olduğunu kabul etmeyen yoktur sanırım, bir defa olsun epik ve destansı bir uzun hikayeyle, yazım serüvenlerini taçlandırıyorlar. Bu hikaye hem nitelik hem de nicelik olarak doyurucuysa biz okurlar için tadından yenmez bir tecrübe oluyor. Nasıl ki Karamazovlar, Yüzyıllık Yalnızlık, Kızıl Darı Tarlaları, Don Kişot, Savaş Ve Barış, Buddenbrooklar vb kitaplar okuyucu için birer nimet, başucu kitabıysa, bu kitap da o yoldaki bir deneme. P. Auster 1900lerin Amerikasına göç eden bir aileyi konu alarak başlayıp, çeşitli varyasyonlarla hikayeyi geliştiriyor. P. Auster' ın aslında klasik olan bir tekniği bu derece geliştirmesi hem şaşırtıcı hem de güzel bir okuma vaadediyor.
1128 syf.
·37 günde·Puan vermedi
Paul Auster 4 3 2 1
Zamanın bir insanın kimliğini nasıl etkiledigini ..ve Amerika 'nın Vietnam a saldırısı sırasında gençlik yaşayan ferguson un hayatının nasıl sekillendigini gorecegiz ..Dört farklı kişilik..hangisinin olacağına zaman tayin ediyor.. Ne olursa olsun insanın yaşamda kendisinin yalnız olduğunun altını çiziyor..Vietnam savaşı sırasında  john lennon,jimi hendrix ve muhammad ali gibi savasi protesto edip binlerce gencin de savasi protesto etmesi ile cicek cocuklar adı verilen gruptandir .. Tabi bu kısımda en dikkat çeken cümlenin Vietnam vietnamlilarindir neden savaşıyoruz.. Birçok gencin kafasında olusan soru işaretleridir .. Ferguson için hayat bir yoldur sağı ya da solu tercih edebilirsiniz kişiliğiniz farklı olup karşıya da geçebilirsiniz .. Ama saga saparken keşke sola baksaydim düşüncesi yoktur sağdan memnun olmazsam solun gidişatına bakabilir inceleyebilirim düşüncesi var .. Ferguson la yola giriyorsunuz ve pişmanlığı bir koseye bırakıyorsunuz ..anne baba birlikteliğinin bir çocuk üzerindeki etkileri, cinsel tercihlerin karakterimize çevremize yansıması.hayatımızın seçimler üzerine kurdugumuzu ve fergusonun kişi ayırt etmeden kalbinize dokunan her insanın değerli olduğunu toplumun her kosulda size alisacagini kendi dogrularinizi yaşamanız gerektiğini hatırlatıyor .. Kitabı okurken bol bol film önerisi alabilirsiniz .. Ve fergusonun hayatında yer eden Archie, annesi, babası, Mildred teyze ve tabiki Amy karakterlerini dikkatli okumaliyiz .. Her kaybedisin bir kazanim olduğunu bazen insanların iyiliği için ya da birinci sıraya koyduğu önemli bir olayı siz ikinci sıraya koyduğunuz için onun hayatınızda olmayacagi ihtimalini düşünmeliyiz .. Keyifli okumalar herkese
Ortak bir zemin bulamıyor gibiyiz. Her birimiz kendi dünyasını taşıyor ve bu dünya bir başkasının dünyasıyla ancak nadiren örtüşebiliyor.
Paralar çok küçük ve kirliydi, o küçük,pis kâğıt parçaları nasıl olur da koca evler, arabalar alırdı?
Paul Auster
Sayfa 51 - Can Yayınları
Sadece tıpatıp sizin gibi düşünen insanlarla konuşursanız herhangi bir şey öğrenebilir misiniz .?
Paul Auster
Sayfa 631 - Can Yayınları
Böyle yaparak güçlü olduğunu sanıyordu, ama sonradan gelecekteki kimliğinin perspektifinden geçmişteki davranışını değerlendirdiğinde yaptığının inatçılıktan başka bir şey olmadığını anladı. İnatçı gurur demek de, sonuçta aptal sözcüğünün bir başka tanımı demekti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
4 3 2 1
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
1128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750735844
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
“Auster’ın en büyük, en yürek burkan, en doyurucu romanı, gerçeklerin ve olasılıkların, aşkın ve yaşamın sürükleyici ve şaşırtıcı öyküsü” olarak tanımlanan yapıt, bir aile destanı havasında başlıyor ve o aile bireylerinden birinin kendi yaşamını “ya öyle olmasaydı” diye sürdürmesiyle devam ediyor.



Sadece bir ailenin ve bir kişinin yaşamıyla sınırlı kalmayan roman, Soğuk Savaş, Rosenberg’lerin idamı, Kennedy ve Martin Luther King suikastları, Vietnam Savaşı, My Lai katliamı, 1968 üniversite olayları gibi konuları da ayrıntılarıyla işleyerek 20. yüzyılın ikinci yarısına panoramik bir bakış sunuyor ve bu deneyimleri bitmek istemeyen, akıcı, keyifli cümlelerle aktarıyor.



Auster kitabını yorumlarken, “Kendi yaşamımdan bazı şeyleri aktardım, ama hangi yazar bunu yapmaz ki?” diyor ve, “Ben tanıdığım, bildiğim dünyayı, kendi yaşadığım ve sürprizlerle dolu deneyimleri yansıtmaya çalışıyorum, ömrüm boyunca bu kitabı yazmak için bekledim,” diye tamamlıyor sözünü.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 169 okur

  • abdullah
  • Atakan Soydar
  • Ezgi Sağra
  • Simurg
  • Dilara eraydin
  • Ege
  • Hatice şentürk
  • Tuğba Yaşar
  • Haklıyım!
  • Hakan Postacı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.7 (29)
9
%30.4 (24)
8
%13.9 (11)
7
%10.1 (8)
6
%3.8 (3)
5
%3.8 (3)
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0