Yazar kitabında hapishanede geçen anılarını anlatıyor. Mahpusa ilk düştüğü zamandan başlayarak özgürlüğüne kavuştuğu ve kitabı yazdığı zamana kadar geçen bir süre.
Elimdeki baskı 1946 MEB baskısı. Kitap çok eski olduğundan yaprakları dökülüyordu biraz okuması zor oldu :) Ama eski basım, kokusu kendine has, sarı saman sayfalı kitap okumak en büyük zevklerimden biridir.
Bu baskıyı okuyan ikinci şanslı kişiyim bu platformda :)
Dili eski çeviri olduğu için pek güncel değil, zaman zaman eski Türkçe kelimeler kullanılmış doğal olarak. Onun dışında gayet akıcı ilerliyor. Diğer baskısı da bu : Hapishanelerdeki Hayatım
Yazarın siyasi suçlu olarak kürek mahkumu olmasını, zindanda kaldığı müddetçe edindiği arkadaşlıklarını, geçirdiği ağır hastalıkları ve arkadaşlarının hastalıklarına ve ölümlerine şahit olmasını, aile özlemini ve dinine olan bağlılığını, hatta sofuluğa varan tutkusunu kendi kaleminden okumak çok güzel bir deneyimdi. Arkadaşlarıyla olan bağlarını öyle güzel hissetirdi ki gerçekten onunla beraber hüzünleniyor, yaşıyorsunuz.
Tanrı’dan ve manevi hislerinden kuvvetle bu zorlu mahpusa dayanabildiğini her sayfada görebiliyorsunuz.
Keyifli okumalar.