Puan vermedi·248 syf.····Okunma: 27 Ekim 2022 09:22 Tarih kitaplarını okumayı çok severim özellikle Stefan Zweig’in tarihi bir roman tadında anlattığı kitaplarını ayrı seviyorum.
Kitaba gelecek olursak 16. yy. Cenevre’de geçiyor. Katolik Kilisesine karşı başlatılan reform hareketleri içinde yer alan Protestan Jean Calvin, Zweig’ın bahsettiği vicdanları susturan despot iradedir. Zweig Calvin’i anlatırken zorba kimdir, neler yapar, neden yapar, hissettikleri nelerdir, neden taraftar bulur gibi sorulara karşılık buluyorsunuz. Zweig büyük olasılıkla bu kitabı yazarken Calvin’i kendi içinde bulunduğu dönemin faşist lideri Hitler’le özdeşleştirmiş olabilir diye düşündürüyor insana.
Kitapta tarihi bir olay olan 16. yy.hristiyan Avrupası da Servetto’ya göre İsa'nın kilise öğretisi gereği, Tanrı değil peygamber olduğu yönündedir.
Calvin fikirlerini aykırı bulduğu Serveto’nun yakılarak cezalandırılmasını sağlar.
Castellio ise bu feci ölümden sonra bunu şiddetle eleştirmiştir. Castellio tüm gücü elinde bulunduran Calvin’e karşı büyük bir cesaretle bir tek o karşı çıkar. Bu bağlamda çalışmasının sayfasına düştüğü ‘Sivrisinek file karşı’ notu yaptığının farkında olduğunu buna rağmen vicdanının sesini dinlemenin yaşamından önemli bulduğunu gösteriyor. Castellio’nun zamanının çağlar ötesi düşüncelerine okurken hayran kaldım. Benim gibi bir tarih severseniz okumanızı çok çok öneriyorum.
Alıntı: “Çünkü her yeni doğan insanla birlikte yeni bir vicdan doğar ve daima birileri çıkıp fikri görevini yerine getirmesi, insanlığın vazgeçilmez hakları uğruna eski kavgaya yeniden başlaması gerektiğini hatırlar ve her zaman bütün Calvin’lere karşı bir Castellio ayağa kalkar, iktidarın bütün zorbalığına karşı düşüncenin mutlak bağımsızlığını savunur.” (S 222)
“Hakikati aramak ve onu kendi düşündüğü gibi ifade etmek asla suç olamaz. Kimse bir inanca zorlanamaz. İnanç özgürdür. “ SEBASTIAN CASTELLIO 1551