·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Kasım 2022 00:00 Bir şeyi akıcı anlatanlar her zaman başarılı olur. Eğer tarihi akıcı bir biçimde anlatırsanız tadından yenmez. Genelde Bizans askeri tarihinin ön plana çıktığı tam benlik bir eser olmuş. Bizans taht oyunlarının neden bu kadar ünlü olduğunu bir daha unutmayacağınızın garantisini veren bir eser.
Kitapta çok ayrıntı olduğu için maalesef benim için en önemli olan yerlerin alıntısını yaptım. Bizans tarihine doyacağınız bu eseri Radi Dikici 5 yılda yazmış. Tabi sonsuz bir bilgi birikimiyle. Işıklar içinde uyusun.
Bizans’ta bana tuhaf gelen bir özellik var. Birden fazla imparatorun aynı anda olması ve bu birden fazla imparatoru bizzat gerçek imparatorun seçmesi. Adam daha rahat yönetsin diye ülkede 4 tane imparator yapıyor ve bunun adına da tetrarşi yani dörtlü yönetim adını koyuyor. Büyük ülkeleri yönetmek için biraz mantıklı gibi dursa da zamanla bu imparatorlar bütün gücü kendinde toplamak istediği için diğerlerini yok etmeye çalışıp sürekli iç savaş çıkıyor. Ayrıca ölene kadar imparatorluk yerine imparatorluktan “emekli” olmaya diye bir kavram var. Kendi isteğinizle emekli olabiliyorsunuz:) 1 mayıs 305’te Diocletian ve Maximian emekli oluyor mesela.
Pornai sokağı(Asmalı Çeşme) eski şehir halkının eğlenmek için gittiği yerlerden biriymiş ve muhtemelen porno sözcüğü buradan geliyormuş.
381 yılında, İmparator büyük Theodosius, Konstantinople Piskoposuna Patrik, 389 yılında Roma’uı ziyaret ettiği sırada da Roma Piskoposu Siricius’a da Papa unvanını vermiş. Papa 1. Gregory, Bizans otoritesinden ayrıldığının kanıtı olarak, Lombardlarla 593’te barış anlaşması yapar.
İmparator Heraklius’un, Hz Muhammed’e yazdığı mektupta, “seninle beraber olmayı ve sana hizmet etmeyi dilerdim.” Dediği söylentisi var. Bana pek inandırıcı gelmedi.
995 yılında ordunun özel imkanlar sağlanan 17 bin kişilik kısmı hiç durmadan yol alır ve Bizans tarihinde görülmedik bir rekor kırarak tam 16 gün sonr Halep önlerine tam zamanında varır. Ordunun geri kalanı aynı bölgeye 2,5 ay sonra vardığı için aradaki farkı siz düşünün.
İmparatorun ayağını ovmakla görevli Mikail, imparatorun karısı sayesinde, imparatorun ölümünden sonra bir şekilde imparator oluyor.
11. yüzyılda, insan kaynağı yok olan Bizans’ın ordusunun %90 son yüzyıldır paralı askerlerden oluşuyor. Parayı veren de düdüğü çaldığı için askerler sürekli saf değiştiriyor.
4. haçlı seferleri, Bizans ve Latinler orasındaki anlaşmazlık yüzünden Konstantinople’a yapılır. Latinler 3 gün boyunca şehirdeki bütün eserleri yok eder. Bu sebepten Bizans’tan günümüze çok az eser kalmıştır. 1204 yılında’da Bizans’ın ilk Latin imparatoru 1. Baldwin olur. Bu harçlı seferinde Venedikli Enrico Dandolo’ya ayrı bir parantez açmak lazım. Adam Bizansı öyle bir oynatıyor ki internetten araştırmanızı öneririm. Kudüs’ü kurtarmak için haçlı seferine çıkanları, Konstantinople’u soyduktan sonra her şeyi unutup bu şehre yerleşirler. Latinler, Bizans’ın başına geçince Bizans ailesinden bir grup İznik’e kaçar ve burada bir Bizans devleti kurar. Zaman içinde aynı anda Edirne’ye kaçanları da sayarsak 4 Bizans devleti olur.
İznik Bizans imparatoru Laskaris, Anadolu Selçuklu ile savaşırken, karşısındaki ordunun büyüklüğünü görünce savaşı kazanamayacağını anlar ve 1. Keyhüsrev’e düello teklif eder. Düelloyu kazanan Laskaris, kaçan Selçuklu ordusunu yok eder. Ulan baştaki adam ölünce, koskoca ordu neden kaçar bunu hiçbir zaman anlamadım. Hem de karşındakilerden çok daha güçlü olmasına rağmen.
Konstantinople’un tekrar Bizans’a geçmesi gerçekten komik. İmparatorun, Bizans’ın savunmasını kontrol için gönderdiği bir komutan gizli geçitten şehre girer ve şehrin bir kapısını koruyan askerleri bertaraf ettikten sonra kapıyı açıp 800 kişilik birliğiyle Konstantinople’u ele geçirir Şehrin o zamanki nüfusu 35 bin civarıymış. Bundan 800 sene önce falan milyona yakın bir nüfusu vardı. Latinlerin verdiği zararı düşünün. Ayrıca Latinler, en önemli sanat eserlerini batıya taşımıştır.
Kantakuzenus, imparator olmadan önce kızı Theodora’yı, Orhan Bey’e vermiş. I. Murat döneminde, Bizans vassal hale geliyor. Nereden, nereye işte. Yani, Osmanlı savaşa çıktığı zaman İmparatorda savaşta ona eşlik ediyor. Belli bir süre sonra, Bizans batıda dilenci muamelesi görmeye başlıyor.
İstanbul kuşatması esnasında, imparatorluk meclisinde meleklerin dişi mi, erkek mi olduğu tartışılmış…