·104 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Kasım 2022 14:12 Feride Çiçekoğlu, 1951 yılında Ankara’da doğmuştur. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde okumuştur ve mimar olarak fullbright bursu ile Pennsylvania Üniversitesi’nde doktora tezini yazmıştır. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Çiçekoğlu, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 4 yıl ceza evinde kalmıştır. Cezaevinde tanıdığı bir çocuğun yani Barış’ın cezaevindeki yaşamını gözler önüne serdiği ilk kitabı Uçurtmayı Vurmasınlar filme alınmıştır. Filmin çok beğenilmesi, yeni kitapların, yeni senaryoların ve yeni filmlerin yolunu açmıştır.
Kitap, mahkûm olan annesiyle birlikte dışarıda bakacak kimsesi olmadığı için kafes olarak adlandırdığı cezaevinde yaşayan küçük Barış’ın, çok sevdiği ve tahliye olan İnci’ye yazdığı mektupları konu alıyor. Barış’ın mektuplarıyla içeride yatan kadınların hayatlarını, görüşlerini, yaşadıklarını ve bunun sonucundaki davranışları görüyoruz. Ayrıca Barış’ın küçük yaşından kaynaklı anlayamadığı meseleleri çocuk gözüyle okuyoruz.
Roman aynı zamanda Feride Çiçekoğlu’nun hayattan bir kesittir diyebiliriz. Çiçekoğlu, 4 yıl cezaevinde kaldığı sürede içerideki kadınları, çocukları, gardiyanları ve müdürleri çok ince ve detaylı gözlemlemiştir ve böylece ortaya demir parmakların soğukluğunu hissettiğimiz, Barış’ın saflığına dokunduğumuz bir kitap ortaya çıkmıştır.
80 döneminin siyasi yükünü bugüne kadar hepimiz okumuş veya izlemişizdir. Feride Çiçekoğlu, tanık olduğu olayları “anı” olarak da ortaya koyabilirdi ya da bir başka “fikir suçu” yüzünden cezaevinde olan bir kadının tanıklığıyla olayları anlatabilirdi. Ancak bunlar yerine özellikle “kader mahkûmu Barış” gözünden olayları aktarmıştır.
Feride Çiçekoğlu, Uçurtmayı Vurmasınlar kitabıyla Barış’ın gözünden dönemin baskısını, fikir suçlusu olan kadınlarla diğer kadınların dünyaya bakış farklılıklarını, cezaevinde kalmak durumunda olan çocukların küçücük gökyüzü ve bilmedikleri yıldızları anlamamızı sağlar. Bir uçurtma küçük bir çocuk için sadece bir uçurtmayken dönemin zihniyetinden kaynaklı tehlikeli bir mesaj olarak uçurtmanın görülmesini anlarız.