Geleneksel cinsiyetler arası ilişkileri pek umursamayan, İsviçre’de doktorasını yapmış Moskovalı bir kadın olan Feniçka'nın bir erkek psikoloğun gözünden anlatılan hikayesini okurken, kadınları her zaman belli şablonlar içinde; ya erkek avcıları ya da salt zihinsel kapasiteleriyle öne çıkan cinsiyetsiz varlıklar olarak değerlendirmekten vazgeçip, insan olarak görmeyi öğrenmeye çalışacağız, tabi hala bunu başaramadıysak....
Herkese keyifli okumalar dilerim....