Yazarın bir teolog, hümanist olması sebebiyle yazdıklarının aslında bir miktar daha evrensel bir dil taşıması ümidi ile başlarken bunu yapmamış olması beni hayal kırıklığına uğrattı. Hristiyanlık dışında başka bir din yokmuş gibi ele alınan konular incilden yapılan birçok alıntı ile okuma nehrindeki taşlar gibi sürekli akışı kesti, aklıma takıldı ve beni oldukça yavaşlattı. Bu yüzden okumanın da benim için çok keyifli geçmediğini söylemek yanlış olmaz. Fikirlerin evrenselliğinin ağır basmasını istememin sebebi bu düşüncenin aslında bir inançla değil de bir bakış açısı ile olması gerektiğini düşünmemdi aslında. Her ne kadar bir sanat eserinde sanatçının eserinden bağımsız değerlendirilmesi mümkün değilse de bu kadar kendini teşhir etmesi de beni bir miktar boğdu diyebilirim. Kıyaslamaların olması da beni bir miktar itti, dinler ve milletler arası yapılan haksız olduğunu düşündüğüm taraflı kıyaslamalar beni şaşırttı. Onun dışında bazı alıntılarım oldu, beğendiğim kısımlar ve özellikle mitolojiden yapılan anektodlar oldukça hoşuma gitti. Bilmediğim bazı kavramları açıklamalarda öğrendim. Bana hitap etmese de üslubu, eserin zamanı ve o dönemin şartlarına göre değerlendirilmesi açısından değerli olduğunu düşünüyorum.