·180 syf.····Okunma: 04 Aralık 2022 20:10 Tekrardan merhabalar:)
Bir arkadaşımın tavsiyesiyle okuduğum bir kitap oldu.Haruki Murakami okumayı ertelemişim onu fark ettim.Bu kitaptan başlayarak iyi bir seçim mi yaptım bunu sıkı okurlarına sormak lazım:)
Aslında kitapta birden çok karakter var ama aynı mekanlarda farklı kişileri görüyoruz.Bir nevi bağlılar sanki birbirlerine.Madalyonun öteki yüzü gibi.İyi ve kötünün birlikteliği gibi gibi...Okurken her karakterde biraz kendimden bir şeyler buldum.Kısa kısa değinmek istiyorum.
Mari: omzunda ablasının yükünden uzaklaşarak gecenin karanlığına sığınıyor.Gecenin belli saatlerinde belli mekanlarında bulunuyor.Gece çıkmasının diğer nedeni evde uyuyamaması.Ablasının mükemmelliğinin ters karşılığı olarak müthiş bir kabullenişi benimseyen ve insanlarla arasına kendinden duvarlar ören birisi Maricik.Kendiyle aynı yaşta eskort bir Çinli kızla kendini özdeşleştiriyor.Belki de o zaman bir şeyler yapması gerektiğini anlıyor.Gecenin sonunda kıza yardım ettiği aşk oteline gelmesinin bir sebebi bu olsa gerek.Yine aynı otelde çalışan,hiç tanımadığı,gecenin karanlığına sığınan bir kadına ilk defa içini açıyor.Yükünü bırakınca 2 aydan beri ilk kez derin ve huzurlu bir uyku çekiyor Alphaville'de.(yakın gelecekteki hayali bir şehrin adı)
Eri: Mari'nin ablası.Güzelliğinden ötürü küçüklükten beri biblo gibi yetiştirilmiş.Hayır demeyi bilmeden,verilen her role uyarak,dergi kapaklarında sahte gülüş pozları vererek.2 aydır ise derin uykuda katatonik halde.Odasında bulunan bir televizyon ekranının içinde buluyor kendini bir anda.Yüzü olmayan takım elbiseli bir adam var aynı ekranın içinde .Eri uyanınca o adam yok oluyor.Etrafını algılamaya varamadan ekran kararmaya,cızırdamaya başlıyor.Eri'ye kaç diyor kitap anlatıcısı.Eri o anda bir seçim yapmak zorunda.Kendi içine hapsolmaktansa kaçmayı yeğliyor.Gecenin sonunda Mari ablasının yanına gelip sarılıp yanına kıvrılıyor sımsıkı.
Şirakava beyaz yakalı deyim yerindeyse robot insan,koca çarkın bir dişlisi.Gece mesailerine kalıp evini geçindirmeye çalışan biri.Fakat gece onun için ek mesai değil sadece;zaaflarını,içindeki şiddet eğilimini de örtüyor.
Takahaşi:en içten bulduğum karakter.Suç işlemeye aslında her insanın yatkın olabileceğini staj için gittiği duruşmalarda gözlemlemiş.Suç işleyen insan ile işlemeyen insan arasında olsa olsa kartonpiyerden derme çatma,bir yaslanılsa diğer tarafa devrilecek bir duvar vardır düşüncesinde.Şirakava ile arasında bu şekilde bir bağlantı var diye düşündüm.
Daha da uzatmadan bitireyim;)
Sonu olması için yazılan olay örgüsü olan bir roman değil bu.Karakterlerin birbiri arasındaki bağlantılar mekanlar ince düşünülüp kurgulanmış.
Geceye daha farklı bir gözle bakmaya başladım sanırım.
Nihayet gece sona erip sabah oluyor.Bir sonraki karanlığa kadar daha zaman var.
Sabahın ilk ışıkları aydınlatsın gününüzü...