Puan vermedi·724 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 23:51
Daha önce bir yerde şunu okumuştum -nerede olduğunu hatırlamıyorum belki de üniversitede gördüğüm bir derste hocam söylemiştir- “Tutunamayanlar romanını yazmış olmasına rağmen Oğuz Atay tam bir tutunandır.” Oğuz Atay’ın tüm eserlerini okuduğum halde bu romanı okurken aklımda hep bu cümle vardı. Kitabı okurken Oğuz Atay’ı Turgut Özben ile özdeşleştirmemek imkansızdı benim için bu yüzden. Daha önce iki kez okumaya başlasam da bir türlü sonunu getirememiştim. Hatta son başladığımda sona yaklaştığım halde kitaptan bir yerde kopuyordum ve kaldığım yerden devam edebilecek durumda bulamıyordum kendimi. Bu kez ‘kesin okuyacağım artık’ kararlılığıyla başladım kitaba. Sanırım bu kitabı okumak için doğru zamanın gelmesi gerekiyordu. Psikolojik ve duygusal olarak hazır olduğunuzda kitap oyunun içinde tutuyor sizi. Kitap bilinç akışı tekniğiyle yazılmış -bana kalırsa- postmodern türk edebiyatının en iyi örneği. Oğuz Atay’ın -kendi deyimiyle- ‘sense of humor’u çok güçlü. Her ne kadar psikolojik bunalımlar üzerine yoğunlaşıyor olsa da okurken kendinizi gülmekten alamıyorsunuz. Kitap çoğunlukla mektuplar, günlükler ve şarkılardan oluşuyor. Oğuz Atay edebiyata karşı bakışları eleştirirken bir ‘sayısalcı’ olarak nasıl edebiyat yapılacağını öğrettiğini ileri sürüyor alaycı bir şekilde. Yarattığı karakterler ve ilişkiler o kadar güçlü ki kendizi Turgut Özben ile birlikte Selim Işık’ın izlerini takip ederken buluyorsunuz. Kitap, Turgut Özben’in arkadaşı Selim Işık’ın intiharından sonra bunu kabullenmekte zorlanması ve Selim Işık’ın hayatından geçmiş insanlarla görüşüp Selim Işık’ı tanıma serüvenini anlatıyor aslında. Fakat bu serüven boyunca Selim Işık’ın herkes için farklı bir Selim olduğunu görüyor. Sonunda Selim olmanın nasıl bir şey olduğunu yine en güzel Selim anlatıyor ona.
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.