Altı yaşındaydım.
Sahip olduğum ve ait hissettiğim her şeyi kaybetmiştim. Altı yaşındaydım ve kalbim paramparçaydı. Dağıtılan oyuncaklarım, başkasının evine taşınan yatağım, kesilmiş saçlarım vardı. Annemi, babamı, kız kardeşimi kaybetmiştim. Altı yaşındaydım ve kaybetmenin ne olduğunu öğrenmiştim. İhaneti öğrenmiştim. Kan görmüş, kanın beni tuttuğunu öğrenmiştim. Ağlamayı doğduğumdan beri biliyordum da, gülememeyi öğrenmiştim. Eksik hissetmeyi, yenik düşmeyi öğrenmiştim.