·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Aralık 2022 14:59 Önce Netflix’te denk geldiğim fragmanlarla dikkatimi çekti. Sonra yayınlanan 8 bölümü izledikten sonra üstümden bir tır geçmiş gibi oldum. Ekranı kapatırken “vay bee böyle işler bizden de çıkıyor demek” dedim. Netflix bu yapıma “sert gerçekçi” olarak not düşmüş. Ve tabii ki ben burada diziyi konuşmayacağım ama şunu söylemeliyim ki diziyi izledikten sonra uyarlama olduğunu öğrendim. Öğrenir öğrenmez İstanbul Kitap Fuarı’ndan kitabı temin ettim.
Ta ta taammm karşınızda bir başka salgın. Bu sefer ne maske ne aşı var. Sohbetten, konuşmadan yayılan bir virüs. Ve insanlar bu virüsten korunmak için koca kulaklıklarla dışarıda geziyor. Koruyamayanlara peki ne oluyor? Birçok alakasız kelimeyi bir araya getiren yani “abuklayan” bir insan güruhu. Ve hiçbir şekilde abuklamayan kahramanımız, Murat Siyavuş nam-ı diğer Sıcak Kafa.
Olağandışı konusu ile ilk sayfadan itibaren okuyucuya içine çeken kitap, en azından benim için ilk defa Türk bilim-kurgu kitabı, distopik konu özelliğini taşıyor. Okurken yine aynı dizi için kurduğum cümleyi kurdum, “vay bee böyle kitaplar bizden de çıkıyor demek.” Distopyanın o karanlık ruhunu gözler önüne seren kitap bir o kadar akıcı ilerliyor, hiç sıkmıyor. Soluksuz okudum diyebilirim.
Kitap, diziye göre daha farklı tabii ki. Ve ister istemez oradaki karakterleri kitaptakilere oturtarak okudum. Belki 2-3 sezon daha izleyebiliriz diziyi. Bilinmez.
Afşin Kum’un ilk kitabı olan Sıcak Kafa, 2016 yılında April Yayıncılık’tan çıktı. Kitabın editörlüğünü ise “Oğullar ve Rencide Ruhlar”, “Cehennem Çiçeği”, “Kıyamet Park” kitaplarının yazarı Alper Canıgüz yaptı.