Gönderi

Puan vermedi·330 syf.··
2017 14. kitabı
Zülfü Livaneli’nin sürükleyicilikte üstüne tanımadığım, bir çırpıda, merakla ve heyecanla okunan romanı. Bu roman hakkında uzun süredir yazmak istiyordum aslında. Nedense bir türlü cümleleri toparlayıp hakkında ne yazacağımı tam olarak kestiremiyordum… Bu kadar beğenerek okuduğum bir kitabı, nasıl olup da tarif edemediğimi anlamlandıramıyordum. Sonraları, Zülfü Livaneli’nin diğer kitapları ile kıyaslayıp bu romanı da yeniden elden geçirince sebebini anladım: Aslında Kardeşimin Hikayesi, kurgusu ne kadar güzel olsa, dili ne kadar akıcı olsa ve her ne kadar “psikolojik” öğeleri ağır basan bir roman olsa da; okuyucuya yorum bırakmayan bir roman. Yani siz bu romanı okurken çok heyecanlı ve sonunu merakla beklediğiniz bir film izliyor gibi oluyorsunuz, olay örgüsüyle kimi zaman üzülüyor, kimi zaman heyecanlanıyor, kimi zaman telaşlanıyorsunuz… Kitabı bitirene kadar karakterleri çözmekle, olayları anlamakla meşgul oluyorsunuz. Bitirdiğinizde ise geriye sorgulanacak hiçbirşey kalmıyor! Sadece romanın damağınızda bıraktığı o güzel tat, olanları sindirmek için biraz sükunet, o kadar! Kimi romanları okuduğunuzda, romandaki karakterle özdeşleşip kendi içinizde de bir yolculuğa çıkarsınız ve bittiği vakit siz de kendinizde yeni birşeyler keşfetmiş, biraz daha olgunlaşmış, yeni bir yaşamı tecrübe etmiş olursunuz. Bu tip romanların üzerine işte bol bol konuşursunuz, çünkü sizin de söyleyecek cümleleriniz vardır! Kardeşimin Hikayesi’ni okuduktan sonraysa, benim cümlem kalmadı! Susup kaldım, bekledim, sindirdim içime… Sanki çok süratlı koştum koştum da, sonunda geldiğim deniz kıyısında bir banka oturup denizin dinginliğinde dinlenmeye çekildim gibi… Beynimi tamamen boşaltıp düşünmeyi bıraktım gibi… Bu yüzden söz söyleyemedim üzerine işte! Kitabın konusuna gelince… Orta yaşlarının üzerindeki emekli mühendis Ahmet Arslan sakin bir sahil kasabasına yerleşir. Yalnız yaşayan gizemli mühendisin bölgede görüştüğü çok az insandan biri olan Arzu Kahraman’ın bir cinayete kurban gitmesiyle başlayan hikaye; cinayeti araştırmak üzere köye gelen genç gazetecinin, olay gecesi Arzu’nun evindeki konuklardan biri olan Ahmet Bey ile görüşmek üzere kapısını çalmasıyla, bir cinayet soruşturmasından çok Ahmet Bey ve kardeşinin geçmişinin merakla, hüzünle, heyecanla sorgulandığı bir hikayeye dönüşür. Kahramanımız Ahmet Bey, bir çeşit aşkla bağlandığı bu genç gazeteciyi yanında tutmak için yıllardır kimseye anlatmadığı sırlarını da bir bir ortaya dökecek; romanın sonunda gazeteci hem katili hem de Ahmet Bey’in gizemini çözmüş olacaktır. Bu kitap, Zülfü Livane’nin bence dili, tarzı en farklı kitabı! Her kitabında hissettiğim gibi, bunu da okuyunca “bir sinema filmine uyarlansa tadından yenmez” diye düşünmekten kendimi alamadığımı da belirtmeliyim! Son söz: Okuyun!
Sinema
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
··
10 Gösterim
3 Yorum
Eylem
Gönderi Sahibi
Bu siteden maalesef kitap okuyamıyorsunuz. Okuduğunuz kitaplardan alıntı yapabilir yada incelemelerinizi paylaşabilirsiniz
Iyi aksamlar cok ozur dilerim rahatsiz ediyorum. Programa yeni kayit oldum kitabi nasil okuyacagimi bulamadim rica etsem yardımcı olur musunuz
Güzel bir inceleme olmuş. Elinize sağlık.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.