“Bir daha asla fatura ödemeyeceğim. Takastan, hırsızlıktan ve ormandan geçineceğim. Ben ölünce de orman benden geçinecek. Anlaşma böyle.”
İle başlayan efsane kitap!
Andreas Doppler başarının vücut bulmuş hali. Ve bu durumun insanın felaketini getirdiğini görür ve yaşamına artık aynı düzende devam edemez. Bir ormana yerleşir. Ormanda aç kalınca anne bir geyiği avlar. Artık hayatı boyunca yanında olucağı bi dost kazanır. Anne geyiğin yavrusunu…
Hayatını ormanda geçirmeye başladıkça ilkel yaşama geçiş yapar artık daha sıradan ve mutludur.
İnsanı mahvedenin bir işte en iyisi olduğunu bilmenin, duymanın olduğunu savunur kahramanımız biz okuyuculara.
İlkel ve yalnız yaşamı maalesef tasarladığı gibi gitmez ve kendisine komşular edinmek durumunda kalır.
Bir süre buna tahammül ettikten sonra nihayet artık yalnız kalmıştır ki evdekiler gelir çadırına bu seferde.
Eski halinde ki yanlışlarının farkında olduğundan çocuklara da derin nasihatlere başlamıştır.
Toplumsal varoluşun nasıl insanı yiyip bitirdiğini gözler önüne seren şahane bi kitaptı.
Kesinlikle her kesimden insanın rahatça okuyabileceği başucu kitabı!
Kitaptan bir şiir alıntısı yapsam burada yerinde olucak:
“Ormanlar şahane karanlık ve derin.
Ama tutmam gereken sözler var benim.
Ve uyumadan önce miller boyu gitmeliyim.
Ve uyumadan önce miller boyu gitmeliyim.”
-Robert FROST
Herkese keyifli okumalar diliyorum.