Puan vermedi·100 syf.····Okunma: 24 Aralık 2022 16:16 İlginçtir; Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914’e kadar uluslararası seyahatlerde
ne pasaport, ne de vize sahibi olmak gerekiyordu. Savaşla beraber Avrupa
ülkeleri, casusları engellemek için “geçici” olarak pasaport zorunluluğu getirdi.
Savaşa rağmen Avrupa halkları hemen kabul etmedi bu belgeyi; pasaportu “serbest
seyahat haklarını kısıtlayan” ve “insanı aşağılayan” bir evrak olarak gördüler. İtirazlar
itirazlara, sesler seslere karıştı ama İkinci Dünya Savaşı’yla beraber pasaportlar
kalkmadığı gibi devreye bir de vizeler girdi. Yazar Kurt Vonnegut, “Medeniyet
Birinci Dünya Savaşı’nda öldü ve hâlâ onun yaralarını sarmaya çalışıyoruz” der.
Vonnegut’ın öyküsü de ilginçtir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD
ordusunda görevliyken Nazilere esir
düşer Vonnegut. Amerikan ve İngiliz
hava kuvvetlerinin Dresden’i yerle bir
ettiği Şubat 1945 bombardımandan
sağ çıkmayı başarır. 100 binden fazla
sivilin öldüğü, binlerce ton bombanın
kullanıldığı ve “Avrupa tarihinin tek
seferde yapılan en büyük katliamı”
diye anılan bombardıman sırasında bir
mezbahada tutulmaktadır Vonnegut.
Dresden kadar güzel bir şehrin kül
edilmesi karşısında dehşete düşmüştür.
O gün, orada yaşadıklarından, ileride
savaş karşıtı sarkastik bir metin olan Mezhaba Beş doğacaktır.
1960’larda gündemi bu kez Vietnam Savaşı’nın işgal ettiği günlerde, Vonnegut
savaş romantizmini geride bırakmış; hükümetlerin akıl dışı kararlarına gözlerini
dikmiştir. “Vietnam Savaşı, yönetimin ve motivasyonlarımızın çok kirli ve özünde
aptalca olduğunu göstererek, galiba beni ve diğer yazarları özgürleştirdi” der
sonradan. Vonnegut yaşasaydı, bu ay dünyada bir asrı devirmiş ve yeni savaşlar
görmüş olacaktı. Savaş, daha çok ölüm, daha çok yurtsuz kalmış sivil, daha çok
mülteci ve giderek daha çok tahkim edilen sınır ve duvarlar anlamına geliyor. Bu ay
Atlas için kapsamlı bir sınır dosyası kaleme alan Cemal Tunçdemir şöyle yazıyor:
“Siz bu dosyayı okurken, en az 20 sınır duvarı daha yükseliyor...”
Duvarsız bir dünya, yeryüzünün her köşesine özgürce seyahat hayaliyle.