Puan vermedi·68 syf.····Okunma: 18 Aralık 2022 14:22 Düzgün düşünemeyenler mi yoksa düşünceleri topluma uymayanlar mı deli sayılır?
Eskiden düzgün düşünemeyen ve düşünceleri davranışlarını etkileyen kişilerin deli olarak etiketlendiğini düşünürdüm. Ancak zamanla bir insanı deli olarak etiketlemek için bu kısa tanımın yeterli olmayacağı kanısına vardım.
Toplumun çoğunun bir konu üzerinde anlaşmasi geri kalan kısmın etiketlenmesi için yeterli bir neden olması beni hep şaşırtmıştır ancak %51'lik olan bu çoğunluğun fikri, %49'luk olan çoğunluğun fikrinden daha mı doğru? Ya da daha da önemlisi doğru mu?
Başka bir örnek gerekirse yüz kişilik bir toplulukta sadece 1 kişinin düşüncesi doğru kabul edilsin. O bir kişi geri kalan insanlar arasında deli ilan edilir çünkü düşüncesi farklıdır ve uyumsuzdur.
Bu da bize deli olarak nitelendirilen bir kişinin düşünce biçimine değil de düşüncesinin ne kadar yaygın olup olmadığına bakarak karar verildiğini gösterir.
Aynı kitabımızın ana karakterlerinden biri olan Doktor Andrey Yefimıç'ın başına geldiği gibi. Onunda halk tarafından etiketlenmesinin tek sebebi bir akıl hastası ile konuşmasıydı.
Kitabın aklımda bıraktığı en önemli iki soru ise şunlar oldu: Acaba kaç tane akıl hastanesinin içi normal insanlarla dolu ve onların yerine geçmesi gereken kaç kişi şu an dışarda geziyor?
"-Hapishaneler ve tamarhaneler var olduğu sürece için de birilerinin oturması gerekir. Siz değilse ben, ben değilse başka üçüncü biri elbet girecektir buralara." (Sayfa 31)