“ Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün.Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”
“ Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında... Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar. Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?”
“ Olmamız gereken tek bir kişi var. Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsusuz. Yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe. Arada bir başımızı kaldırıp yukarı bakalım çünkü nerede olursak olalım gökyüzü her daim sonsuz.”
Dünün keşkeleri yarının ne getireceği kaygısı ile bugünün değerini kaybetmek istemem. Keşkeler, pişmanlıklar kişinin doğruyu, güzeli bulmasına yardımcı olur. Kitap biz okurlara bu yönde Nora aracılığı ile mesajlar veriyor. Yaşadığı hayattan bıkmış ölümü çare gören karakterimiz farklı zaman dilimlerine giderek aldığı kararlar neticesi nasıl bir hayatı olduğunu sorguluyor. Her farklı seçim verilen kararlar Nora için yaşadığı hayatın mutluluğuna sebep oluyor bir nevi. Keyif alarak okuduğum bir kitap oldu benim için.. Matt Haig