Gönderi

9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2022 00:40
Yazar Son Ada'da, bu toprak parçasını bir kurtuluş ütopyası olarak tasarlamış. Kitap genel olarak bu ütopyanın zamanla yozlaşma ve bozulmasını sırayla anlatıyor. Kitabın kötü baş kahramanı olan "Başkan", dünyamız siyasi kişiliklerini hatırlattı bana okurken. Var olan düzeni, anarşi olarak adlandırdıkları bazı olaylarla değiştirme eğiliminde olan insanlar. Demokrasiyi dahi kağıt üzerinde uygulayan, insanların attıkları adıma korkuyla yön veren insanlar. Toplumda statü sahibi bu insanlar kendilerinden olmayanları ve kendilerine zarar vereceklerine inandıkları her şeyi düşman olarak tanımlıyor ve kurtulma yolu olarak tek başvurdukları yol şiddet oluyor. Başkaldıranların başları ezilmeye bu sayede toplu uyanışın önüne geçerek hakimiyet süresinin daha da uzatılmasıma çabalanıyor. Tüm düzeni bozarak bu düzensizlikten hayırlı şeyler doğacağını sanıyorlar. Ama tüm bunlardan sonra dönüp geriye bakanlar hiçbir şeyin değişmediğini değişenin bizler olduğunu anlıyor. Okurken yerimde duramadım, insanlar nasıl bu kadar kör olabilirler diye düşündüm. Sonra kitaptan kafamı kaldırıp bu körlüğün gerçek hayatta da büyük bir yeri olduğunu tekrar hatırladım, bu düzene sessiz kalan bizlerin de o körler kadar suçlu olduğunu da. Kitapta da denildiği üzere "Zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes birer suçludur." Ardındansa acı bir tebessüm...
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.