Hep derim, çocukların ebeveynleri tarafından yaşadıkları travmaları, bazıları ders kabul eder ve doğru yolu bulur yetişkinliklerinde. Bazıları ise örnek alır, üzerine de ekleyerek daha fenasını kendi çocuklarına yaşatır.
Franz Kafka'nın Babaya Mektup kitabını babası okuyamıyor maalesef ama keşke bütün babalar ve de anneler okusa diye düşündüm okurken çünkü, ataerkil zihniyet güncelliğini bugün de koruyor.
Baba Hermann Kafka'nın tek oğlu olduğu, soyunun davamını sürdüreceği için Franz Kafka'yı elinden geldiğince kendi doğruları çerçevesinde eğitmeye çalışıyor. Kendisi başalırılı bir işadamıdır. Güçlü, sözünün üzerine söz söyletmeyen baskın bir karakter. Oğul Kafka ise babasının tam da olmasını istemediği kişilik yapısına sahip.
Bu mektup babasına bir iç döküş; bunları yaptın, bana bunları hissetirdin, beni böyle sindirdin diye diye uzayıp giden kırgınlıkları, kızgınlıkları...
Kısacık bir kitap ama etkisi büyük, verdiği ders çok büyük.
Hala psikolojiden, çocuk psikolojisinden bir haber olan insanların (üstelik bilgi çağında) okuması muhteşem olurdu ama zannetmiyorum.