10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2022 40. kitabı
Reşat Nuri ile tanıştığım ve uzun zaman sonra okurken göz yaşı döktüğüm bir eser oldu Acımak. Zehra öğretmen idealist genç bir öğretmen karakterindedir çocukluğu sevgisini göstermesine izin verilmeyen bir baba ve içleri yalan duygularla kir tutmuş anne, anneanne figürleri ile geçmiştir. Öyle ki anneannesi tarafından onlara genç yaştan beri babalarının ne kadar kötü, uğursuz ve ailesine önem vermeyen bir adam olduğu telkin edilmiştir. Bunlardan sebep Zehra ve ablası kendilerini bildiklerinden beri babalarından utanırlar, öyle ki Zehra tüm muhitine ailesinden tek sağ kalan babasını hiç anlatmamış yetim bir kız olduğunu ifade etmiştir. Zehra her ne kadar idealist bir muallim olsa da içinde merhamet duygusundan yoksundur. Çocuklara karşı ayakkabıları temiz ve sağlam olmasını, kirli yırtık pırtık bir ayakkabı ile de okula gelmemelerini dile getirip o vaziyette okula gelen öğrencilerini derse almayacak kadar da acımasız, anlayışsız bir muallimdir. Bir gün Zehra babasının ölüm döşeğinde olduğu haberini alır almasına lakin babasına karşı zerre sevgisi ve merhameti olmadığı için onu görmeyi gidip son nefesinde yanında olmayı istemez. Babası her ne kadar kızını son kez görmek istediği haberini ulaştırsa da bizim kız buna katii ve sert bir tutum sergiler. Nihayetinde babası gibi sevdiği müdürün ricası ile gitmeye ikna olur ama babası artık son nefesini vermiştir. Babasının naaşının olduğu eve girip babasını görmek bile istememektedir. Sadece babasından kalan sandığı kurcalar ve babasının genç yıllardan beri yazmış olduğu hatıra defterine ulaşır. Bu defter ile Zehra sadece babası olarak bildiği Mürşit efendiyi tanımaya başlar. Babasının defterini okudukça onun ne tertemiz duygulara haiz bir adam olduğunu ama yapmış olduğu evliliğin onu ne hale getirdiğini ne kadar kendisini geliştirip ahlakına önem veren birisi iken annesi ve anneannesi hayatına dahil olduktan sonra kendisini asla yapmam dediği eylemleri yaparken bulduğunu anlatır.. Onların nasıl insanlar olduğunu öğrenir lakin artık hayatında iki tane bakmakla mükellef olduğu kızları girmiştir. Memuriyete başladığında yazmış olduğu o tertemiz umdelerine bağlı kalamayıp artık berduş bir hayata düşmüş çocukları için hırsızlık yapacak duruma gelmiştir. Etrafında onu hiç kimse anlamıyordur çocuklarına da artık kendisini anlatacak noktada değildir çünkü anneleri ve anneanneleri zehirlerini akıtıp çocukları da kendileri gibi olma yoluna çoktan sokmuşlardır. Babası Mürşit artık kendisini hiçbir şekilde ifade etmeye kalkışamaz kalkışsa bile kimse ona inanmaz tek dostu kalemi ve hatıra defteridir. Zehra'nın ablası genç yaşta veremden hayatını kaybeder anneannesi ve annesi de vefat etmiştir. Mürşit efendi ise sokaklarda ona rast gelen eski arkadaşı olan bir mebusun ona el uzatmak istemesine sadece "Kızım Zehra'yı bir okula yerleştir bana başka bir iyiliğin dokunmaz." deyip Zehra'nın hayatını kurtarmasına sebep olmuştur. Zehra bu defteri okuduktan sonra hüngür hüngür babasının naaşına sarılır ve içinde insanlık için eksik olan merhamet, acıma duygusunu artık bulmuştur. Reşat Nuri bize burada inanılmaz dersler aktarıyor: Mürşit efendi bu sürüklenmeye evlilik kararı ve gözü kapalı şekilde insanlara güvenmesi ile başlıyor, sonrasında ise at gözlüğünü takıp ailem dediği düşmanlarının isteklerini yerine getirirken bataklığa batıyor, insanların kendisini kullanmasının farkına varmıyor. Anlaşılmak isterken anlaşılamamanın en ücra köşelerine savruluyor, hayatını ne kadar ahlaklı bir şekilde kurmak isterken alınan kararların bizi nasıl bir uçurumda sallandırabileceğini, insanların verecek olduğu kararlara özellikle hayat eşini seçme kararına ne kadar dikkat etmesi gerektiği dersini alıyoruz. Son olarak da babamız bile olsa onu dinlemeden onu bilmeden insanları yargılayıp düşman olmamamızı ve kinin bizlere sadece pişmanlık getireceğinin öğreniyoruz. Teşekkürler Reşat Nuri. Kitaplarla kalın. :)
Duygu ve Düşünce
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.