·191 syf.····Okunma: 27 Aralık 2022 21:53 Alman asıllı Schuon, Gelenekselci düşünce okuluna mensup, aynı zamanda ressam ve şair. Metafizik ve maneviyatıyla ön planda olduğunu söyleyebilirim. Schuon, İslam mistisizmi (Tasavvuf) ve diğer geleneklerde dile getirilen merkez ve çember sembolizmini; geleneksel dinleri anlamlandırmak uğruna kullanıyor.
O, meseleyi her zaman için bir insan ve merkez meselesi olarak ele alıyor. Ayrıca ona göre bir merkezi olmayan insanın mahrumiyeti ve kusuru ne olursa olsun, her zaman için ümit vardır. Keza bu Merkezin özünü içimizde taşırız ve her birimiz Yaratıcı’nın sureti üzere yaratılmışızdır.
Kitapta yer yer 19. yüzyıl sonrasının metalaşmasını ve maneviyata sırt dönmesini eleştirerek, hümanistik kültürün şu 3 şeyi bilmediğini vurgular:
1-Tanrı’nın ne olduğunu bilmemek. (Çünkü hümanistik kültür Tanrı’ya öncelik vermez.)
2-İnsanın ne olduğunu bilmemek. (Hümanistik kültür insanı Tanrı’nın yerine koymuştur.)
3-Hayatın anlamının ne olduğunu bilmemek. (Ona göre hümanistler kendilerini geçici şeylerle oyalamak ve o şeylere suçlu bilinçsizliğiyle dalmak ile sınırlandırırlar.)
NOT: Din ve din mistisizmine karşı ilginiz yoksa dili biraz ağır gelebilir.