·229 syf.····Okunma: 28 Aralık 2022 14:59 Elif Şafağın "Aşk" "Ustam ve Ben" ve "İskender" den sonra okuduğum 4. Kitabı oldu. Diğer eserlerinde yazarın dilini beğendiğim için diğer kitaplarını da okuma gereği duydum ama Pinhan diğer eserlerinden biraz farklı. Yoğun bir dili var eserin biraz da tasavvufla ilgili olmasından kaynaklı olsa gerek. Açıkçası diğer eserleri kadar etkilemedi beni. Dilde yoğunluğu her ne kadar sevsem de bu eserdeki yoğunluk biraz fazla gibi geldi bana. Öyle ki bazı yerlerde sanki Divan edebiyatından bir eser okuyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Tasavvuf ve mistisizm ile birlikte yoğun dil olunca okumayı biraz zorlaştırıyor ama sonunu da bağlıyor yine. Kitabın konusuna gelecek olursak (SPOİLER İÇERİK OLABİLİR) Sapanla kuş avlarken büyülü bir kuşun peşine takılan oradan Dürri Baba tekkesindeki elma ağacına tırmanan çocukları Dürri babanın fark etmesiyle diğer çocukların kaçıp bir çocuğun ağaçtan inememesi ile başlıyor. Bu çocuk Dürri baba tekkesinde kalıyor ve Dürri baba ona "Pinhan" adını veriyor. Pinhan aynı zamanda doğuştan çift cinsiyetli yani kitaptaki tabiriyle ikibaşlı. Dürri Baba Tekkedeki herkesin bir hikayesi olduğunu ve Pinhanın da kendi hikayesini yazması gerektiğini söyleyerek Şehri İstanbula gitmesi gerektiğini söylüyor. Böylelikle Pinhan bir hikayeye sahip olmak için İstanbula gidiyor. Sittinsenenin Akrep Arif Mahallesinin zamanla Nakşı Nigar adını almasıyla Mahallenin eski adının yeni adına direnmesiyle çıkan ikibaşlılığın ancak doğuştan ikibaşlı olan biri ile çözülebileceğine karar veren Mahallenin 7 kocakarısının da tek çaresi Pinhan kalıyor.
Tasavvuf ve mistisizm ile örülü bir kitap. Eğer bu konuları pek sevmiyorsanız ve sabırlı bir okur değilseniz yarım bırakabilirsiniz