Kitapta Beyşehir’den İstanbul ‘ a göç eden Mevlüt ile Rahiya’nın aşkını ama aslında bu aşkın arkasındaki İstanbul ‘u yani yılların değişen Türkiye’sini okuyoruz . Kitap 1950 ve 2010 yılları arasının muhteşem bir İstanbul panoraması aynı zamanda . Ben de en çok bunu sevdim . Gecekondulaşmadan yüksek binalara giden yolculuğu , dönemin insanlarını , insanları meşgul eden işleri ve mahallelerin o zamanki ruhunu okuyoruz aslında . Zaman zaman anlatım durağanlaşsa da güzel kendini okutan bir romandı . Yazardan daha önce üç kitap okudum . Kırmızı Saçlı kadın’dan daha çok, Masumiyet Müzesinden daha az
sevdim kitabı .