Hayatını belli bir rutine oturtmuş olan phileas fogg, Bir gün Reform kulüpteki arkadaşlarıyla bir iddiaya tutuşur. İddiaya göre 80 günde dünya turu yapması gerekmektedir. Oldukça disiplinli ve dakikliğiyle övülen fogg ve uşağı pasapourtut un başlarından geçen olayları anlatan bir macera kitabıdır. 19. Yy da yalnızca tren ve gemiyle böyle bir yolculuğa kalkışmak delilik midir ? Gecikmeler, hava koşulları vb. Engeller de bu 80 günlük hesaba dahil midir ? Ve böyle tempolu bir serüvende aşk olaylara nasıl dahil olacaktır ? Kitapta bunun gibi birçok sorunun cevabı veriliyor.
Kitabın yalın ve akıcı dilini sevdim. Ayrıca yazar kitabında detaylıca anlattığı ülkelerin hiçbirine gerçek hayatında gitmemiş olmasına rağmen öyle bir anlatımı var ki helal olsun dedirtti. İyi okumalar dilerim :)
NOT: BUNDAN SONRAKİ OKUYACAKLARINIZ SPOİLER İÇERİR !!!!!!!
KİTABI OKURKEN VE BİTİRDİKTEN SONRAKİ DUYGU DÜŞÜNCELERİMİ, SORGULAMALARIMI MERAK EDENLER OKUYABİLİR.
Yorum:
Bir insan nasıl olur da kendini duygulardan bu kadar arındırabilir ?
Phileas fogg un en kötü olaylarda bile kalbinin hızlanmaması soğukkanlılığını daima koruması nasıl mümkün olabilir ?
Tüm bunlara tezatla duygusuz gibi görünmesine rağmen insanların hayatını kurtarmak için kendini tehlikeye atması beni çok şaşırttı
Nazik, cömert ve sözünün eri olması da tam bir beyefendilik örneğiydi
Acaba fogg ta göremediğim derin bir kader inancı mı vardı ? Çünkü asla hiçbir şekilde kaygılanmaması, gün ne kadar kötü geçerse geçsin akşam yinede mışıl mışıl uyuması başka nasıl mümkün olabilir ?
Hayattaki her şeyin beklenen bir durum olması onu sükunete itmiş olabilir mi ?
Hiçbir kazancı olmamasına rağmen yalnızca bir söz uğruna uzun ve tehlikeli bir maceraya atılması nasıl bir ruh halinin ürünü acaba ?
Diğer taraftan pasapourtut un saflığı dürüstlüğü ve efendisine olan sadakati de okunmaya değerdi. Hafiye fix in mesleğine olan saygısı da keza öyle. Kitabın bana kattığı şeyi şu cümleyle özetlemek istiyorum.
: Sorunlar çözümleriyle, dertler dermanıyla gelir. Ağlayıp sızlayıp tepinme. Yalnızca sükunet içinde sabırla bekle.